X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çocuk gelin değil şampiyon oluyorlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çocuk gelin değil şampiyon oluyorlar

  • Giriş Tarihi: 7.6.2015
Çocuk gelin değil şampiyon oluyorlar
Çocuk gelin değil şampiyon oluyorlar

Çinçin, Yenidoğan, Kale... Ankara'nın en belalı mahalleleri... Bu semtlerin sokaklarında suç kol geziyor, yıkık dökük gecekondularda nice acılar yaşanıyor. Genellikle çocuklar suç tuzağına düşüyor, madde kullanıyor. Kızlar henüz okul çağındayken evlendiriliyor, çocuk gelin oluyor... Peki hiç umut yok mu? Var elbette, bir yardım eli uzandığında bu çocuklar bambaşka hayatlara yelken açıyor. Aynı Sebahat, Sümeyra, Aylin ve Ayla gibi...

Onlar yoksulluğun hakim olduğu, kapalı bir yapıyı barındıran varoşlarda doğdular. Yıkık, dökük, virane gecekondularda büyüdüler, suçun hâkim olduğu sokaklarda tertemiz oyunlar oynadılar. Kimi çocuklar hayallerinin peşinden gitmeyi başardı, eğitimini sürdürdü, hayallerine kavuştu, kimi çocuklar ise kötü alışkanlıklara bulaştı, kriminal olayların içinde buldu kendini... Ankara'nın Teksas'ı diye anılan Çinçin, Yenidoğan ve Kale mahallerinde yaşayan 'öteki çocuklar'dan söz ediyoruz. Birçok tehlike bekliyor onları; madde bağımlılığı riski ve çocuk gelin olma ihtimali ise en başta geliyor. Son yıllarda ise bu mahallelerde başka bir değişim yaşanıyor. Güç Koşullardaki Bireyler Federasyonu (GÜÇKOBİR) risk altındaki çocukları dövüş sporlarına yönlendirerek koruyucu hizmet sunuyor. Sivil toplum kuruluşu GÜÇKOBİR'in kurucusu, aynı zamanda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nda sosyal hizmet uzmanı olarak çalışan Murat Berksun dört yıl önce başlatmış spor kulübü faaliyetlerini. Bu sayede kimi çocukların ve ailelerin hayatı değişmiş. Amaçları risk altındaki her çocuğa ulaşabilmek... Biz de Çinçin, Yenidoğan ve Kale mahallelerinde yaşam mücadelesi veren çocukların dövüş sporlarında altın madalya kazandıklarını ve hayatlarının çehresinin değiştiğini öğrenince nasıl bir değişim yaşandığını görmek için foto muhabirimiz Yağmur Dinç ile Ankara'ya doğru yola çıkıyoruz. İlk olarak Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün GÜÇKOBİR'e tahsis ettiği Yenidoğan'daki Yıldırım Beyazıt İlkokulu'ndaki spor salonuna ulaşıyoruz. Spor kulübüne üye olan kimi çocuk basketbol oynuyor, kimi dövüş sporu branşında antrenman yapıyor. Başlarında da Murat Berksun ve eğitmenler Hakan Yıldız, Erdinç Kemal Kara, Volkan Turgut Soylu ve Zeynep Büyükyıldız var. Kısa bir tanışmanın ardından, referanssız girilmesi tehlikeli olan Ankara'nın varoşlarına doğru yol alıyoruz.

GURURUMUZSUN SEBAHAT

İlk durağımız Kale mahallesi. Birbirine çok yakın olan Çinçin, Yenidoğan ve Kale kentin gecekondu mahalleleri. Tek odalı, yıkık dökük, virane evler, kapısı olmayan, battaniyeden, halıdan kapı yapılmış barakamsı yapılar yol boyunca göze çarpıyor. Mahalleye vardığımızda arabesk müziğin yankılandığı bir eve misafir oluyoruz. Mahalleli uzaktan uzağa meraklı bakışlarla bizi süzerken ev ahalisi çevremizi sarıyor. Konuk olduğumuz bu evde bir Muay Thai Türkiye şampiyonu yaşıyor. Adı Sebahat Özçekiç, 15 yaşında. Dövüş sporları müsabakalarında kazandığı 20 madalyası var Sebahat'in. O esnada sokaktan bir ses yankılanıyor "Gururumuzsun Sebahat!" diye... Maddi imkansızlıklar içinde yaşayan ailesinin de gurur kaynağı Sebahat. Annesi ev hanımı, babası karton toplayarak ailesinin geçimini sağlıyor. Yaşam zorluklarına inat annesi Nurcan Hanım çocuğu başarılı olduğu için mutlu. Beş kardeşin en küçüğü olan Sebahat 11 yaşında tanışmış sporla. Her ne kadar okula geç başlasa da dışarıdan liseyi bitirmek için çabalıyor. Onun için dövüş sporları ise her şey: "Spora gitmeseydim mahalledeki küçük gelinler gibi evlendirilebilirdim. Spor hayatımı değiştirdi. İki arkadaşım da dövüş sporlarına gelmeyi çok istiyordu, aileleri her ikisini okuldan aldı. Zorla evlendirildiler. Biri şu an nişanlı, iki ay sonra evlenecek. Diğeri ise çoktan evlendirildi bile" deyip derin bir iç çekiyor. Etkilenmiş belli. Söz alıyor aniden: "Çok üzüldüm onlara. Bu mahallede iki arkadaşım vardı, ikisi de gitti. Sporla hayatım kurtuldu ama onların da hayatları kurtulsun isterdim. Ama olmadı işte!" deyip gözleri doluyor.

ODASINDA ANTRENMAN YAPIYOR

Spor dediği gibi umut kaynağı onun için. Eskiden hayal kuramazken geleceğe dair hayal kurmaya başladığını anlatıyor Sebahat: "Mahallede oyun oynarken başkaları gibi madde bağımlısı olabilirdim ama bu sene Muay Thai'de Türkiye şampiyonu oldum, Ağustos'ta Muay Thai Dünya Şampiyonası için Tayland'a gideceğim. Heyecanlıyım, hedefim dünya şampiyonu olmak artık." Sonra odasına buyur ediyor bizi. Madalyalarını gururla gösteriyor. Her gün spor salonundaki antrenmanları dışında kişisel çalışmalarını bu küçücük odasında yaptığını anlatıyor: "Erkenden kalkar, odamdaki aynanın karşısında gölge boksu çalışırım!" diyen Sebahat'in belki odası küçücük ama odasından dünyaya açılan penceresindeki hayalleri koskocaman: "Dünya şampiyonu olursam, üniversiteyi burslu bir şekilde okuyabileceğim!" Babası Hakan Özçekiç de bunun için heyecanlı: "Şampiyon olursa hayatı kurtulacak. Buralar suç oranlarının yüksek olduğu yerler. Çoğu kişi gelip 'Bu çocuk buradan nasıl çıktı?' diye tebrik ediyor. Tek gayemiz çocuğumuzun Türkiye'ye yararlı bir insan olması. Bu mahallelere önyargı da var, bizim çocuklarımız sportif başarılarıyla önyargıyı kırıyor. Gurur kaynağınız onlar" diyor.