X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hızlı ve kahraman...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hızlı ve kahraman...

  • Giriş Tarihi: 14.6.2015
Hızlı ve kahraman...
Hızlı ve kahraman...

Son düzlüğe girdiğinde, önünde yetişmesi gereken hiçbir rakibi yoktu. Sadece o ve ufuktaki finiş çizgisi kalmıştı... American Pharoah yarışın başında öne atılıp liderliği almış, tempoyu kendi belirleyip diğer atları 2400 metre boyunca doğru düzgün yanına bile yaklaştırmamıştı.

43 yaşındaki Meksikalı jokey Victor Espinoza, her geçen metrede, daha önce üç kez son ayakta kaybettiği Triple Crown'ı (Üçlü Taç) kazanarak tarih yazmaya doğru ilerliyordu. ABD'nin en önemli atçılık olayı, Kentucky Derby, Preakness Stakes ve Belmont Stakes etaplarından oluşan Triple Crown'u 1978'den beri hiç bir at kazanmamıştı. Ve Espinoza üçlemeyi yapma şansını üçüncü kez yakalayan ilk jokeydi.

American Pharoah'a binmek onun tabiriyle "Bulutların üzerinde gezmek" gibi bir histi. "Onunla piste çıkınca her şey sanki yavaş çekim gibi geliyor" diyordu. Bir hayvandan ya da yarış atından çok daha fazlasıydı İngiliz safkan... "Muhteşem bir yaratıktı."

Böylesi zorlu bir yarışta, finişi 5.5 boy önde geçen Pharoah, Triple Crown'u kazanan tarihteki 12'nci at olarak adını efsanelerin yanına yazdırıyor, sıra dışı öyküsü film olan bir diğer unutulmaz şampiyon Secretariat'nın 1973'teki derecesinden sonra da en iyi ikinci dereceye imza atıyordu. Espinoza ise bu gururu yaşayan ilk Latin asıllı ve en yaşlı jokey olarak tarihe geçiyordu.

Safkanın bu tarihi başarısı içinde, film gibi bir kurguyu da barındırıyordu. Onun zaferi, çevresindeki farklı hayatlara da dokunuyordu.

Misal, son bir yıllık geliriyle Kuzey Amerika'daki bin 266 jokey arasında üçüncü sırada yer alan Espinoza, 12 çocuklu bir fakir ailenin en küçük ikinci çocuğu. Yarışlardan kazandığı paranın yüzde 10'unu ülkesinde çocuklara yönelik bir kanserle savaş derneğine bağışlıyor. Geçen hafta koşulan, üçlemenin son ayağı Belmont Stake'den kazandığı primin ise tamamını bu merkeze bağışladığını açıkladı.

KALABALIKLARDAN KORKAN ŞAMPİYON

Mısırlı sahibi tarafından ismi "Amerikan Firavun" anlamında "American Pharaoh" konulmak istenirken, doğum sonrası belgede adı yanlış yazılan ve "Pharoah" kalan şampiyon safkan, ülkede giderek popülerliğini yitiren at yarışlarının reytingine doping etkisi yapan, atları ve yarışçılığı yeniden gündeme taşıyan bir kahraman oluverdi. Bu haliyle, sadece kendi "ailesine" değil ABD'de bu sektöre adanmış binlerce hayata da dokundu. Ve ironiktir, şu sıralar objektiflerin ve hayranların odağındaki şampiyonun bir fobisi var. Kalabalıklar ve aşırı ilgi ürkütüyor onu.

Safkanın eğitimcisi, geliriyle Kuzey Amerika'daki 4 bin 800 meslektaşı arasında ikinci sıradaki Bob Baffert ise Triple Crown fırsatını, üç kez son yarışta kaçırmış daha önce. Üstelik son defasında, burun farkıyla foto finiş çizgisinde... "Bir dördüncü şans gelmez artık" diye hayallerinden ümidi kesmişken, American Pharoah yetişmiş imdadına son düzlükte.

Şu ana dek kendisine 4.5 milyon dolar kazandıran 'Firavun'un, 18 yaşında ABD'ye yerleşmiş olan sahibi Ahmed Zayat ise şampiyonun başarısını daha yüksek getiriye tahvil etmek için kolları sıvadı bile. Bir enerji içeceği ve bir havacılık firması ile sponsorluk anlaşması çoktan yapıldı. Ayrıca lisanslı ürünler için de son pürüzler gideriliyor. Şampiyonun genlerini ödünç almak isteyenler de yüz binlerce doları Zayat'ın hesabına aktaracak. Amerikan Pharoah, hızla "ekonomik bir fenomene" evriliyor.

Bu güzel hayvanın tarihi zaferinden dalga dalga nasibini alan onca yaşam gösteriyor ki at deyip geçmemek lazım asla. Bir gün bir şampiyon çıkıyor ve hayatlar değişiyor. Onun gücü ve yüreği, kâh Meksikalı hasta bir çocuğa ilaç oluyor, kâh kan kaybeden bir sektöre yeniden can veriyor. Velhasıl şu hayatta hiçbir şeye "at gözlüğüyle" bakmamak gerekiyor.