X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yunanlar nasıl koalisyona alıştı?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yunanlar nasıl koalisyona alıştı?

  • Giriş Tarihi: 14.6.2015
Yunanlar nasıl koalisyona alıştı?
Yunanlar nasıl koalisyona alıştı?

Türkiye'deki seçimlerden sonra koalisyon olasılıklarıyla ilgili tartışmalar açılmışken, Avrupa ülkeleri arasında Türkiye'nin siyaset sistemine en çok benzeyen ülke olan Yunanistan'daki halkın bir zamanlar öcü olarak gördüğü koalisyon anlayışına nasıl yaklaştığını anlatma ihtiyacı hissettim. Yakın siyasi tarihi boyunca darbelerle, ayaklanmalarla ve sağ-sol sürtüşmeleriyle de Türkiye ile neredeyse aynı frekansları izleyen Yunanistan'da, 1974'ten bu yana tam anlamıyla bir demokrasi sistemi yerleşti. Aynı Türkiye'de yerleşmiş olan demokrasi gibi.. Avrupa ülkeleri arasında en çok politize olan halka sahip olan Yunanistan'da da, yakın bir geçmişe kadar koalisyon kelimesine karşı bir antipati beslenirdi.. Ancak 1980'li yıllardan, 2012 yılına kadar tek partili hükümetlerle yönetilen Yunanistan, son üç yıldan bu yana ikili hatta üçlü koalisyon hükümetleriyle yönetiliyor... Tek partili hükümetlere alışmış olan Yunan halkı, antipati duyduğu koalisyon hükümetlerini şimdi nasıl karşılıyor, buna nasıl alıştı sorusuna gelince, çok kolay alıştı denilebilir. 32 yıldan bu yana ülkeyi yöneten kah sosyalist PASOK, kah muhafazakar Yeni Demokrasi Partisi (YDP) keza 32 yıldan bu yana birbirlerini kırdılar, yıprattılar, aşağıladılar, yolsuzluklar yapmakla, vatanı satışa çıkarmakla suçladılar... YDP ve PASOK taraftarları arasında da benzeri sürtüşmeler, görüş ayrılıkları vardı ama onlar birbirlerine karşı daha hoşgörülülerdi. Parti temsilcileri gibi medeniyet sınırlarını aşmıyorlardı. Ama bu iki büyük partinin aynı hükümette yer alacağını kimse ve hayal edemezdi... Nitekim her bir seçimi 1. ya da 2. sırada bitiren bu iki rakip parti, üç yıl önce koalisyon hükümeti kurdu. Amaç, ekonomik krizle boğuşan ülkeyi iflas etme olasılığından kurtarmak ve ekonomide yaşanan krizin siyasi bir krize dönüşmesini önlemekti. Yunanistan'daki parlamenter sistem, aynı Türkiye'de olduğu gibi parlamentoya girmeyi başaran partilerin, siyasi görüşleri ne olursa olsun, kendi aralarında koalisyon hükümetleri kurmalarına izin veriyor. Yeter ki, kurulacak koalisyon hükümeti Yunan parlamentosunun güvenoyunu alsın. Yunan seçmenleri, PASOK ile YDP gibi iki ezeli rakibin kendi aralarında anlaşarak koalisyon hükümeti kurmasına hiçbir olumsuz tepki göstermedi. Bunun nedeni ise ülkenin iflas etmesini önlemekten çok en çok korkulan şey olan, iktidar boşluğuna, dolayısıyla siyasi bir krizin tetiklenmesine meydan verilmesini önlemekti. Yunan halkı bununla da kalmadı... Bu yılın Ocak ayında yapılan seçimlerde yine hiçbir parti, tek başına hükümet kuracak kadar oy alamayınca, seçimleri yüzde 36.6 ile birinci sırada bitirmekle iktidarı ilk kez ele geçiren radikal sol SYRİZA partisinin; aynı seçimlerde yüzde 3 barajını zar zor geçen -üstelik SYRİZA'nın siyasi görüşleriyle taban tabana zıt olan- aşırı sağcı ve milliyetçi bir görüş sergileyen "Bağımsız Helenler" (ANEL) ile bir koalisyon kurmasına bile tahammül etmesini bildi.. Tabii Yunanların da gönlünde yatan arslan, oyunu verdikleri partinin tek başına iktidara gelmesiydi.. Ama nafile... Demokrasinin bu yanını da benimsemek gerekiyor.. Bu satırları yazmamın nedeni, Yunanistan'daki koalisyon hükümetlerinin ne denli başarılı olup olmadıklarını değil, Yunan seçmenin en başlarda öcü olarak gördüğü koalisyonlara; sırf iktidar boşluğunu bertaraf etmek için göstermiş olduğu tahammül ve hoşgörüyü göstermekti.