X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Onun için hayat 100 metre engelli
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Onun için hayat 100 metre engelli

  • Giriş Tarihi: 21.6.2015
Onun için hayat 100 metre engelli
Onun için hayat 100 metre engelli

Chelsea'de bekleneni veremedi belki Kolombiya'nın süratiyle ünlü yıldızı Cuadrado. Ama babası gözlerinin önünde vurulmuş, acı ve yoklukla yoğrulmuş bir adam için, bu aşılacak yeni bir engelden fazlası değil

Annesi onu yatağın altına saklamıştı. Korkudan titriyordu Juan. Evin hemen dışında patlayan silah seslerini duymamak için kulaklarını kapatmıştı. Ama işe yaramıyordu. Korku, daha dört yaşındaki çocuğun iliklerine kadar işlemişti. Mermilerin ortasında kalansa, Juan'ın babasından başkası değildi. Kolombiya'nın başkenti Bogota'ya yaklaşık 800 kilometre mesafedeki Necocli'de, ölüm ve terör günlük hayatın bir parçasıydı. Juan daha çok küçüktü belki ama büyüklerin gözündeki korkuyu okuyabiliyordu. Sokakların ne denli tekinsiz olduğunun farkındaydı. Ama terörün bir gün kendi ailesini vuracağı aklının ucuna dahi gelmemişti. En sonunda silah sesleri kesildiğinde, artık tehlikenin geçtiğine ikna olup saklandığı yerden çıktı. Ve tüm hayatı boyunca gözünün önünden gitmeyecek o manzarayla karşılaştı. Annesi, kanlar içinde yatan babası Gulliermo'nun cansız bedenine sarılmış gözyaşı döküyordu. Necocli'deki yüzlerce babasız çocuğa bir yenisi daha eklenmişti.

BAĞLADILAR DURMADI

Aşırı sağcı gruplar, ordu, uyuşturucu kartelleri ve gerillalar arasındaki savaş, neredeyse çeyrek asırdır kentin kanını emiyordu. Şehrin ekonomisi çökmüş, tüm doğal güzelliklerine rağmen en büyük gelir kapısı olan turistler gelmez olmuştu. Kurbanlarsa genellikle sıradan insanlara oluyordu. Tıpkı Juan'ın kamyon şoförlüğü yaparak ailesine bakmaya çalışan babası gibi. Annesi, güneydeki Apartado kentinde bir muz fabrikasında iş buldu. Juan Cuadrado da annesinin yanına oturup, onun temizlediği ihraç malı muzların üzerine etiket yapıştırıyordu. Tüm bunlar olurken tek bir tutkusu vardı: Futbol... Bir süre sonra Necocli'ye döndü Juan, büyükannesinin yanına yerleşti. Okuldan her gün, top oynamaktan üstü başı toz toprak içinde dönüyordu. Her defasında da büyükanneden temiz bir dayak yiyordu. Ama dersler umurunda değildi Cuadrado'nun. Varsa yoksa futboldu onun için. Futbol aynı zamanda olanları unutmak için bir terapi, gelecek kurmak için çıkış yoluydu çocuğun gözünde. Dayaktan kurtulmak için çareyi çıplak ayakla ve üstünü çıkarıp iç çamaşırlarıyla oynamakta buldu. Onu top peşinde koşmaktan dayakla alıkoyamayacağını anlayan büyükannesinin, torununu bahçeye bağladığı dahi oldu. Ama bu zalim yöntem bile Juan'ı durdurmadı. Bir süre sonra annesiyle tekrar birleşti. 12 yaşından itibaren de ufak tefek kulüplerde oynamaya başladı. Ama fakirlik sadece ruhunu değil bedenini de köreltmişti. Kötü beslenme sonucu gelişmemiş, yaşıtlarının gerisinde kalmış kemikleri ve kasları yüzünden, tüm yeteneğine rağmen kimse onda bir kariyer ışığı görmüyor, üzerine düşmüyordu. Vitamin desteği ve antrenmanla fizik açığını kapatıp, sağ kanatta sürati ve driplingleriyle kendini göstermesi yaklaşık sekiz yılını aldı. Ülkesinde birinci lig takımı Indipendiente Medellin'e imza attığında artık 20 yaşındaydı. İtalyan Udinese kulübü onu orada keşfetti ve Cuadrado ertesi yıl Çizme'nin yolunu tuttu. Fakat ilk iki sezonu zor geçti. Toplam 24 kez forma şansı bulabildi. Önce Lecce'ye ardından da 2012 yazında, asıl çıkışını yapacağı Fiorentina'ya kiralandı.

GERİ DÖNÜŞ SİNYALİ
Mor Menekşeler'deki iki sezonunda takımının ligi dördüncü sırada bitirmesine rol oynadı. Özellikle ikinci sezonunda tüm kupalarda toplam 15 gol sekiz de asiste imza attı. Ve Fiorentina Cuadrado'nun bonservisini aldı. Formunu Dünya Kupası'na da taşıdı, Brezilya'da beş maça dört sığdırdı yetenekli Kolombiyalı. Bu performansıyla geçen sezon ortasında ise Mourinho'nun Chelsea'sine tam 26 milyon sterline imza attı. Artık dünyanın en popüler liginde, büyük bir hocanın talebesiydi. Ama kendinden beklenen çıkışı yapamadı Ada'da. Sadece dört maça çıkabildi Cuadrado, şampiyon takımda. İngilizlerin bol temaslı, yüksek tempolu tarzı ve yeni bir ülke, yabancı bir kültür olumsuz etkilemişti yıldız oyuncuyu belli ki... Şimdilerde adı yeniden İtalya'ya dönüş iddialarıyla anılıyor. Eski dost Mancini onu Inter'e getirmeyi planlıyor. Cuadrado'nun bu süreçte en büyük destekçisi ise, onu büyük fedakarlıklarla büyüten annesi. "Bana hem annelik hem de babalık yaptı. Ondan hayata dair çok şeyler öğrendim" diyor Cuadrado. Yokluk ve travma içinde geçen çocukluğunun acısını çıkarmak istercesine de en çok annesiyle zaman geçiriyor. Ve ne Chelsea'deki hayal kırıklığı ne de geleceğin belirsizliği onu yıldırmıyor. Gözünü korkutmuyor... Zira hayata kafa tutmayı çok zor yoldan öğrenen Juan için, bu sadece aşılması gereken yeni bir engel. Yeni bir meydan okuma... Daha fazlası değil...