X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Geri döndüm
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Geri döndüm

  • Giriş Tarihi: 28.6.2015
Geri döndüm
Geri döndüm

O hep "I'll be back" (Geri döneceğim) der ve döner. Arnold Schwarzenegger yine Terminatör olarak karşımızda. Yaşlı ama antika değil. Yine insanları makinelere karşı koruyor. Üstelik son film Terminatör: Genisys' te serinin başına tekrar dönülüyor ve sürprizlerin ardı arkası kesilmiyor

Usta yönetmen James Cameron, henüz kariyerinin başında, Yokedici/The Terminator'ü çekerken nasıl bir modern sinema miti yaratacağının farkında mıydı acaba? Muhtemel değildi. Ama 1984'te Yokedici vizyona girince ortaya çıkan tablo karşısında iyi bir iş yaptığını anladı. Çocukluk günlerinde yaşanan Küba Krizi'nin onda uyandırdığı kıyamet fikrinden yola çıkan ve düşük bir bütçeyle kotardığı Yokedici bir fenomene dönüşmüştü. O yıllar için biraz da uçuk sayılabilecek makinelerle-insanların mücadelesi üzerine inşa etmişti filmini. Arnold Schwarzenegger'dan bir sinema ikonu yaratırken, Linda Hamilton'ı kariyerininin zirvesine taşımıştı. Brad Fiedel imzalı müziği ise tüm zamanların en iyi film müzikleri arasına girdi. Yedi yıl sonra ana kadroyu koruyarak ikinci film Terminatör 2: Mahşer Günü filmini çekti Cameron. Genelde bir filmden seri yaratmak için çekilen ikinci filmler ilk filmin altında ezilir. Ama Terminatör 2: Manşer Günü ilk filmin çok ötesine geçti. Şimdilik Terminatör serisinin en iyi filmi olarak kabul ediliyor. Aksiyon, macera ve bilimkurgu sinemasının ufkunu genişletti. Ama Cameron 'iki film yeter' dedi Terminatör'ü zirvedeyken bıraktı. Fakat Arnold Schwarzenegger için Terminatör macerası bitmemişti. Alametifarikası olan "I'll be back" (Geri döneceğim) sözünü hep doğruladı. Yıllar sonra 2003'te Jonathan Mostow yönetiminde serinin üçüncü filmi Terminatör 3: Makinelerin Yükselişi çekildi. Yeni film Terminatör serisinin ruhuna sadık kalmıştı. Yeni bir ve de kadın bir Terminatör çıkarmıştı karşımıza. Üstelik Arnold ile buluşmak iyi gelmişti bize. Ama ne ilk filmin ne de ikinci filmin tadı vardı serinin bu son halkasında. Ama yine de bağrımıza bastık... Fakat bunun bir son olmadığı da zamanla anlaşıldı. Terminatör efsanesi 2009'da yeniden diriltilmek istendi. Hem de Arnold'sız. Tabii olmadı... Şimdi Arnold tekrar sahada. Bakalım ne olacak, zaman gösterecek. Açıkçası 1980 ve 1990'lar dünyasında belki teknolojik gelişmelerin günlük hayatımıza etkisi şimdiki gibi değildi. Bunun için makinelerle savaş o dönemde biraz da fantastik geliyordu bize. Fakat zaman içerisinde Terminatör serisi makinelere karşı güvensizliğin sembolü oldu. Makinelere ve tüm bu teknolojik gelişmelere daha temkinli bakmak gerektiği aklımızın bir ucunda hep yer etti. Robotlarla ilgili her türlü gelişme karşısında Terminator dünyasına bir adım daha yaklaşıyor muyuz diye sorup durduk kendimize...

MİLYAR DOLARLIK KAZANÇ KAPISI!

İlk film Yokedici/The Terminator aslında düşük sayılabilecek bir bütçeyle, yaklaşık 6.5 milyon dolara çekildi ve gösterime girdiği 1984'te 78.3 milyon dolar hasılat yaptı. Yedi yıl sonra çekilen ikinci filmi Terminatör 2: Mahşer Günü ise 102 milyon dolarlık bir filmdi, hasılatı ise 519.8 milyon dolar oldu. 2003'teki Terminatör 3: Makinelerin Yükselişi 200 milyon dolarlık bir bütçeyle o yıllar için rekor sayılabilecek bir rakamla çekildi. Ama hasılatı 433.3 milyon dolarda kaldı. İkinci filmin gişe başarısını tekrarlayamadı. Serinin en zayıf halkası 2009 yapımı Terminatör: Kurtuluş'un da bütçesi 200 milyon dolardı ama çok beğenilmediği için hasılatı da ikinci ve üçüncü filme göre düşük oldu. 317.3 milyon dolarda kapattı gösterimi. Ama Terminatör serisi toplamda yaklaşık 1.35 milyar dolarlık hasılatı ile sinemada en çok kazandıran serilerden biri oldu.

GARSONLUKTAN KURTARICILIĞA SARAH CONNOR

Sarah Connor ile ilk tanıştığımız 1984 yılında o garsonluk yapan gencecik bir kızdı. Basit bir hayatı hedefliyordu. Ama Terminatör ile karşılaştıktan sonra hayatının basit akıp gitmeyeceğini çabuk kavradı. İlk filmin sonunda olgun bir kadına dönüştü. Terminatör 2: Manşer Günü'nün başında onu akıl hastanesinde bulmuştuk. Anlattıklarına kimse inanmamış deli olarak görülmüştü. Ama o deli görülse de, oğluna her şeyi anlatmıştı. En az makine robotlar kadar karizmatikti ve güçlü bir kadın figürü olarak ağırlığını koyuyordu filme. Linda Hamilton ile özdeşleşen Sarah Connor ilk iki filmden sonra bir daha gözükmedi. Fakat Terminatör: Genisys filminde tekrar karşımıza çıkıyor. Bu sefer Game of Thrones'un yıldızı Emilia Clarke canlandırıyordu onu. Kabul edelim Clarke bir Linda Hamilton değil ama fiziksel benzerlikleri ve çizdiği cesur kadın portresi karşısında insan çok da yabancılaşmıyor karaktere. Yani maya tutmuş.

ELİMİZDE BÜYÜYEN BİR LİDER

İnsanları bir tehdit olarak gören Skynet, makineleri ele geçirdiği 1997'nin Ağustos'unda büyük bir saldırıyla savaşı başlatır. İlk işi ülkelerdeki nükleer füzeleri ateşlemek olur ve bu saldırı 3 milyar insanın ölmesiyle sonuçlanır. Sonrasında da makineler dünya üzerindeki hakimiyetini ilan eder. John Connor, bu kıyametten kurtulanlar arasındadır ve insanların makinelere karşı isyanında lider olarak ortaya çıkar. Lakin serinin tümü düşünüldüğünde gözümüzün önünde büyüyen de bir liderdir kendisi. Yokedici'de ana rahmine düştüğüne tanıklık ettik. Terminatör 2: Mahşer Günü'nde ise John Connor (Edward Furlong) 13 yaşındaydı, annesi Sarah Conner ve onları koruyan T-800 ile kıyametin kopmasını engellemişti. Terminatör 3: Makenilerin Yükselişi'nde ise adamımız (Nick Stahl) 22 yaşına basmıştı ama bu sefer kıyameti engelleyemedi. Kıyamet sonrası zamanda geçen Terminatör: Kurtuluş'ta John Connor (Christian Bale) artık direnişin lideridir. Terminatör: Genisys filminde Connor'u Jason Clarke canlandırıyor. Ve onu büyük bir sürpriz bekliyor.

İLHAM ALDIĞI VE VERDİĞİ FİLMLER

Terminatör'ü yaratan James Cameron'un açık bir ifadesi yok fakat makinelerle insanların mücadelesini anlatan Michael Crichton'un (Jurassic Park'ın da yaratıcısı) yazıp yönettiği Westworld 'u Terminatör'ün öncülü olarak görmek mümkün. Arnold Schwarzenegger'dan daha karizmatik bir aktörün, Yul Brynner'nın western dünyasında kovboy bir robotu canlandırıp insanları öldürmesini anlatan Westworld, hem av-avcı izleği hem de robot-insan mücadelesi düşünüldüğünde Terminatör'ü çağrıştırır. Öte yandan Terminatör serisinin Matrix'e ilham verdiği hep söylenir. Yönetmen kardeşler Wachowski'ler de Matrix serisindeki kimi aksiyon ve takip sahnelerinde Terminatör 'e selam çakarak seriden ilham aldıklarını gizlemez.

TERMİNATÖR GALERİSİ

T-800

İlk film Yokedici/The Terminator'de gördüğümüz ilk robot. Sibernetik organizmalar sayesinde insan görünümlü. Adaptasyon konusunda uzman. İstediği insanın akıcı konuşmasını taklit edebiliyor. Ama şekil değiştiremiyor. Hedefine kilitlenen ve amacına ulaşmak uğruna her şeyi deneyen, son derece inatçı bir robot. Ölümüne savaşıyor. Sonraları insan dostu modelleri de çıktı.

T-1000

Terminatör 2: Mahşer Günü filmindeki sıvı alaşımlı robot. İstediği insanın kılığına girebiliyor. Vücudu son derece esnek. Vücutlarının uzuvları, özellikle elleri her türlü keskin alete dönüşebiliyor. Sıvı alaşımlı olduğu için ateşli silahlarla durdurulması neredeyse imkansız sadece yavaşlatılabiliyor.

T-850

Terminatör 3: Makinelerin Yükselişi filminde gördüğümüz T-800'den daha gelişmiş bir model. İnsan dostu bir robot. Konuşması akıcı. Espri yapabiliyor.

T-X

Terminator dünyasının şimdilik tek kadın robotu. Terminatör 3: Makinelerin Yükselişi

MARCUS WRİGHT

Eski bir idam mahkumudan dönüştürülmüş bir insan-robot. Kalbi var, dönüştürüldüğünü kendi bile bilmiyor. Kendini insan gibi hissediyor. Ama tüm serinin en onurlu robotu olduğunu filmin sonundaki fedakarlığından anlıyoruz.