X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Acıklı bir hikaye
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Acıklı bir hikaye

  • Giriş Tarihi: 19.7.2015
Acıklı bir hikaye
Acıklı bir hikaye

Atina-Yunanistan'daki kriz halkı derinden etkiledi. Bu krizden nasibi alanlar sadece yetişkinler değil, çocuklar da oldu. Çok yakın geçmişe kadar tüketim merakı ile ün salan Yunanlar; hiç beklemedikleri anda gelen krizle ortaya çıkan bu belirsizlikten dolayı yarının ne olacağını bilemedikleri oldukça zor bir duruma düştü. Ancak 'fakirlik düzeyine' indiklerini kimse söyleyemez. AB'nin çoğu ülkesinden hâlâ daha zengin olan Yunanistan, sadece gerçeklerle yüzleşmeye başladı. Yani tüketime oranla üretim eksikliğini; ihracata oranla ithalatın önde bulunması; giderlerin gelirden daha fazla olması gibi gerçekler... Bugünlerde Türk TV kanallarında bankaların kredi reklamlarını izlerken; aklıma daha birkaç yıl öncesine kadar Yunan bankalarının kredi reklamları geliverdi... Mesela 'tatil kredisi', 'bayram kredisi', 'düğün kredisi', 'vaftiz töreni kredisi', gıcır gıcır otomobil, beyaz eşya, mobilya, elektronik cihazlara sahip olmak isteyenlere "Bugün al, bir sene sonra ödemeye başla" türünde iç gıcıklayıcı ve insanları tüketime sürükleyen reklamlar vardı.Ama hiç kimse günün birinde tüm bu gıcır eşyaların bedelini bu şekilde ödeyeceğini aklının ucundan bile geçirmiyordu. Bu insan manzaraları arasında dikkati en çok çeken olay, küçük bir kız çocuğunun anne ve babasına 'harçlık verme' ihtiyacını duyması oldu. Anne ve babasının her gün kuyrukta beklemesine içerleyen ilkokul öğrencisi küçük kızın, gece yatmadan önce anne ve babasının yatak odasına gizlice girerek komodinin üzerine koyduğu 55 Euro'nun yanında şu not bırakılmıştı: "Bu parayı size bırakıyorum. Çünkü durumlar iyi değil; hiç iyi değil.. Üstelik 60 euro çekmek için uzun kuyruklarda saatlerce bekleyen insanları görmek hiç mi hiç hoş değil..." İmzayı "Maya'dan sevgilerle" diye atmış, adres olarak da anne ve babasını göstermiş: "Taso'ya ve Sia'ya." Notun sonuna da "İsterseniz bozuk param da var..." yazmış. Maya'nın bu hareketi, krizin yalnız siyasetçileri ve ekonomi rakamlarını değil; hemen yanı başımızdaki küçük çocukları bile nasıl etkilediğini göstermiyor mu?