X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sette canlandım, hayata döndüm
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sette canlandım, hayata döndüm

  • Giriş Tarihi: 9.8.2015
Sette canlandım, hayata döndüm
Sette canlandım, hayata döndüm

Türkan Şoray Muğla'nın Yeşilyurt Köyü'nde, kızı Yağmur Ünal'ın yapımcısı olduğu ve rol aldığı filmi için yönetmen koltuğuna oturdu. Sabah erken saatlerde çekime başlayan Şoray, gece yarısına kadar çalışıyor. Bu film sayesinde 43 yıl sonra içinde yeniden yaşama heyecanı hissettiğini söyleyen Sultan, "Bu saatten sonra sıradan bir film çekme lüksüm yok" diyor

500 yıllık çınar ağaçlarının gölgesindeyiz. Yapraklar rüzgara teslim, ağustos böcekleriyle bir şarkı mırıldanıyor... Mustafa Uğurlu sahnesini beklerken gözlerini kapatıp bu sesi dinliyor. Üzerindeki kostüm ve bu hali birbiriyle o kadar tezat ki! Uğurlu pavyon sahibi rolünde... Bu sırada tüm zarafetiyle Türkan Şoray giriyor bahçeye... Saçlarına taktığı fuları ve gözlüğüyle, insanı bir film karesinin içine çeker gibi... Elimden tutuyor, Türkan Şoray yazan yönetmen koltuğuna oturtuyor. O da yanı başımda... Herkese nasip olmaz böyle bir anı. Türkan Sultan 34 yıl sonra yönetmen koltuğuna oturmuş, ben de yanı başındayım. Sonra etraf hareketleniyor, köylü kadınlar gelip hediyeler veriyor, yönetmen yardımcısı gelip sahne anlatıyor, görsel yönetmen gelip plan ayarlıyor... Tüm bu hareketlilik içinde Türkan Şoray, yılların Yeşilçam gözüyle, büyük ümitler bağladığı filmi için "Motor" diyor. Çekimleri Muğla Yeşilyurt'ta süren filmin ismi şimdilik belli değil. Şoray'ın aklına Sürgün Güller ismi geliyor. Bana fikrimi soruyor. Yeşilçam esintileri olan bir film çekmek istiyor Sultan, haklı da... Günümüzde tüm dizilerin, filmlerin dönüp dolaşıp aynı senaryolar üzerinden ilerlemesi o dönemin üzerine çıkılmamış olduğunun kanıtı değil mi? Seviyoruz biz mizahı dramla harmanlayan işleri... Ümitsiz aşkları, pavyonda ama bakire kızları... Yılların sinemacısı Türkan Şoray da farkında, biliyor bu işin formülünü... Bir süre sonra kızı Yağmur beliriyor sette; kırmızı, ateş gibi yakan bir elbisenin içinde... Kızını görünce Sultan'ın gözleri ışıldıyor, "Karanfilim gelmiş" diyor... Kulağıma eğilip, "Bu elbise benim Devlerin Aşkı'nda giydiğim elbise, İstanbul'daki evin çatısında duruyordu. Çıkardık, getirdik. Bu sahnede kullanılsın" istedim diyor... O elbisenin içinde Yağmur, annesinin bir kopyası... O eda, o tavır, o hal, o kadınsı duruş... "Acaba Türkan Şoray da kızına baktıkça, gençliğini görüyor mudur?" diye düşünüyorum ve ona soruyorum bunu... "İnanır mısın, bir gün bir sahne çekiyoruz. Vizörden Yağmur'a baktım, görüntü yönetmenimle göz göze geldik, bana dedi ki, "Ben sizi görüyorum şu an..." diye cevaplıyor. Yağmur Ünal yıllarca yurtdışında eğitim aldıktan sonra bir yapım şirketi kurdu ve televizyona projeler üretti. Bu yapımcı olarak imza attığı ilk sinema tecrübesi. Anı olsun diye filmde bir rol de üstlendi. Acaba bir dönemin starı Türkan Şoray, "Gençliğini hergün ona hatırlatan kızına baktıkça içerliyor mudur yıllara?" diye geçiyor aklımdan. Sette geçirdiğim bir günün sonunda anlıyorum ki; mümkün değil. Çünkü sinemaya âşık Türkan Şoray'ın aslında en büyük aşkı kızı... Aralarında müthiş bir bağ var... Ve bu film bu bağı ölümsüzleştirecek. O yüzden annekız, "Bu film birbirimize hediyemiz" diyor...