X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Burada sohbet şenlenir dostluklar yeşerir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Burada sohbet şenlenir dostluklar yeşerir

  • Giriş Tarihi: 16.8.2015
Burada sohbet şenlenir dostluklar yeşerir
Burada sohbet şenlenir dostluklar yeşerir

İstanbul'da kahvehaneler artık iki elin parmağı kadar az. Ayakta kalan kahvehaneleri dolaşıp müdavimlerle sohbet ettik

"Kahve bahane, sohbet şahane" deyip düştük yollara. İstanbul'un geçmişinden günümüze yadigar kahvehanelerden "Ah o eski İstanbul!" sözleri kulağımıza çalındı, "Sohbeti hoş, insanlığı çok eski İstanbullular nerede?" serzenişleri yüreğimize dokundu. Kuzguncuk'taki Kuğu Kıraathanesi'nin sahibi kahveci Hilmi Amca'nın dediği gibi tarihten gelen kahvehaneler ya kafe oldu, ya kapanıp gitti. Müdavimler mi? "Bir bir göçtüler!" Sohbetin şenlendiği, umudun yeşerdiği mekanlar yok mu? Var elbette! Biz de foto muhabiri Murat Şengül ile birlikte kahvehanelere konuk olduk.

BEYEFENDİLERİN MEKANI

Kanlıca'daki İsmail Ağa Kahvehanesi deniz kenarında, sakin ve huzurlu bir mekan. 1870'te Rizeli İsmail Ağa tarafından kurulan kahvehaneye, Atatürk ve İsmet İnönü de gitmiş. 1930'da Kanlıca yoğurdu ile birlikte nam salmaya başlamış. Günümüzde modernize olsa da İsmail Ağa'nın dördüncü kuşak torunu olan Aras Sipahioğlu (31) mekana sahip çıkıyor: "Dedem buranın eski İstanbul beyefendilerinin geldiği bir yer olduğunu anlatırdı. Reşat Nuri Güntekin de, Beykozlu şairler de buraya uğrarmış. Çocukluğum burada geçti" diyor. Yazar Haşmet Babaoğlu'nun da uğrak yeri olan mekan hâlâ İstanbul'un en sakin kahvehanesi. Çay ve Kanlıca yoğurdu da cabası.

SADECE MUHABBET İÇİN BİLE GELİNİR

İstiklal Caddesi'nde Galatasaray Lisesi'ni geçtikten hemen sonra 1871'de yapılan Hazzopulo Pasajı'ndayız. Tarihi yapının nostaljik havası bizi cezbederken "Başka yerde şubemiz yoktur" yazısı dikkatimizi çekiyor. Mustafa Amca'nın yerinde kadını erkeği, genci yaşlısı sohbette. Ağrılı Mustafa Kayacan (60) da esprili kişiliğiyle karşımıza çıkıyor. Koyu sohbet başlıyor: "105 yıllık geçmişi var. Bizden önce İranlılar çalıştırıyordu. Yanlarında çıraktım. Borç harç 1985'te devraldım. Hanın esnafına çalışırdık; Rum, Ermeni, Yahudi hep birlikteydik. Eski İstanbul kültürü bambaşkaydı. Beyoğlu'nun ara sokaklarında sonradan oturma kültürü gelişti. Buraya muhabbet için gelinir. Ne adisyon var, ne müzik, ne de oyun. Çay, kahve eşliğinde güven ve muhabbet gelişir; dost oluruz, dertleşiriz."

İSMİNİ MÜŞTERİ VERDİ

Beyoğlu'ndaki meşhur Mısır Apartmanı'nın hemen karşısındaki Olivia Sokağı'nda, 100 yılı aşkın geleneğin sürdüğü Mandabatmaz'da soluğu alıyoruz. Küçücük mekana adımınızı atar atmaz Erzincanlı Cemil Filik (63) "İstanbul'da bir tanedir burası, böyle kahveyi başka yerde bulamazsınız" diyor. Burayı Acemler işletirmiş. Cemil Amca da onların yanında çıraklık yaparak yetişmiş. Sonra ağabeyiyle eş dosttan borç alarak almışlar yeri: "Yarım asırdır buradayım. Eskiden esnafa servis yapardık. Sonra tramvay gelince masa ve tabure koyuverdik. Kahvemizin ünü de kulaktan kulağa yayıldı. 40 yıllık müdavimlerimiz vardır. Bu ocak da kazan da Acemlerden yadigar" diyor gururla. Söz dönüp dolaşıp Mandabatmaz adına geliyor: "Bizim yerin adı yoktu. Müdavimler isim olsun diye zorlayınca bir arkadaş 'Kahven çok köpüklü ve yoğun. Manda bile batmaz' esprisi yapınca adı Mandabatmaz oluverdi." Sanatçısı, siyasetçisi, tiyatrocusu da müdavimi.

EROL TAŞ'I BURADA SEVDİK

Yeşilçam'da kötü adam rolleriyle tanıdığımız oyuncu Erol Taş'ın Cankurtaran'daki kahvehanesinin duvarlarında Yeşilçam yıldızlarının fotoğrafları asılı. 14 yıldır burada çalışan Biber lakaplı Osman: "Şu köşe Erol Taş'ın kahvehanede oturduğu yer. Türkiye'nin dört bir yanından onu ziyarete gelir gibi kahvehaneyi ziyarete gelenler var" diyor. Kahvehanenin şimdiki işletmecisi Selim Velioğlu (57). Çınar ağacının bulunduğu kahvehaneye Cankurtaran'ın 20 yıllık muhtarı, Erol Taş'ın ağabeyinin kızı Nevin Taş (65) her gün uğruyor.

KÖY MEYDANINDAKİ KAHVEHANE GİBİ

Cihangir'deki Firüz Ağa Camisi'nin bahçesinde kurulan eski adıyla Asmalı Kahve'nin 100 yıldan fazla bir mazisi var. Eskiden Rumların sohbet ettiği bu kahvehane 1975'te Rum ahali Yunanistan'a göç edince canlılığını kaybetmiş. Şimdilerde Firüz Ağa Çay Bahçesi olarak anılıyor. Sanatçıların, siyasetçilerin ve semt sakinlerinin uğrak yerinin 20 yıllık müdavimi Hüseyin Yorulmaz (41): "Burası köy meydanındaki kahveneler gibi. Gelen tanıdıkla karşılaşır. Her fikrin ve her insanın paylaşım yaptığı yer. Gidip bir kafede oturacağıma burası samimi geliyor. Metropoldeki lüksten kaçmak istiyor insanlar. Sınıfsal ayrım da yok, herkesle muhabbet edersin."

DİZİLER CANLANDIRDI

Kuzguncuk'taki Kuğu Kıraathanesi'nin sahibi kahveci Hilmi Kuğu'nun (75). 68 yıllık kahvehane, son 49 yıldır Kuğu Kıraathanesi adıyla hizmet veriyor. Hilmi Amca'nın oğulları Metin (54) ve Temel Kuğu (52) da babalarının izinde. Hilmi Amca: "Eskiden köşesi, ilerisi kahvehaneydi. Artık kafeler var. Kahvehane kültürünü yaşatmaya çalışıyoruz" diyor efkarla... Oğlu Metin Bey sözü alıp: "Perihan Abla ve Ekmek Teknesi burada çekilince adeta uçtu burası" dedikten sonra Hilmi Amca ise geçmişten dem vuruyor: "Eskiden dört dörtlüktü. Yahudi, Ermeni, Rum çoktu. Şamata, gırgır, muhabbet gırla giderdi. Eski İstanbullular beyefendiydi" diyor.

850 YILLIK ÇINARIN ALTINDAKİ FİKİR YUVASI

Çengelköy Tarihi Çınaraltı'nda 850 yıllık ulu bir çınar var. 1968'ten beri 24 saat açık olan kahvede bulunan çınar desteklerle duruyor. Müdavimlerden İbrahim Açıksöz (70) de yedi göbek Çengelköylü: "Eskiden bir şeyler öğrenmek isteyenlerin geldiği yerdi burası. Şu ağacın altı fikir yuvasıydı. Herkes edebi dahilinde bilgisi varsa konuşur yoksa susar dinlerdi. İşin raconu buydu. Artık çoğu kişi fikir, kültür üretme peşinde değil, para peşinde."

YAZAR, SİYASETÇİ VE ÖĞRENCİLER GELİYOR

Çemberlitaş'taki Çorlulu Ali Paşa Medresesi 1980 öncesi Arapgir Talebe Yurdu olarak faaliyet gösterirmiş. 80 darbesinden sonra kapatılmış. Darbeden sonra da kahvehane olmuş. Erenler adını alsa da hâlâ Çorlulu Ali Paşa diye anılıyor. Kahvehanenin sahibi Faruk Gülpekmez (57) "Üniversiteye yakın gelişi kolay bir kahvehane yoktu, sonra ünü yayıldıkça yayıldı; yazarlar, siyasetçiler gelir, etrafında gençler doluşur, sohbetler olurdu. Tömbekisi ve muhabbetiyle bilinir oldu. Günümüzde Bergüzar Korel de gelir, eski enerji bakanı Hilmi Güler de. Osmanlı kahvehane kültürünü yansıttığı için filmlere ve dizilere de set oldu" diyor. 11 odalı kahvehanede oturma düzeni sohbetin artmasına neden oluyor. Müdavimleri de evleri gibi görüyor. 30 yıllık müdavim Mehmet Hayri (53) eski sohbetlere özlem duyuyor.

KUMDA KAHVESİ MEŞHUR

Beyazıt'taki Tarihi Şark Kahvehanesi ise tarihi dokusuyla ilgi odağı. Çoğunlukla turistlerin uğrak yeri olan kahvehanenin en önemli özelliği kahvenin kumda yapılıyor olması. 14 yıldır çalışan Ömer Altuntaş (37): "Yöntemi kendimiz icat ettik. Başkaları da sonradan yapmaya başladı. Müdavimler buraya lezzetini kumun verdiği kahve için gelir."