De Souza'lar gitmedi, senaryo değişti...

Giriş Tarihi: 23.8.2015
De Souza'lar gitmedi, senaryo değişti...

Robin van Persie, perşembe akşamı Fenerbahçe'nin Avrupa deplasmanlarında attığı 100'üncü gole imza koydu. Kulüp tarihinin Avrupa kupalarında en çok gol atan iki yabancısı, Deivid ve Alex de Souza ise vedanın eşiğinden dönmüştü

Fenerbahçe tarihinin, gol kralı olan ilk yabancı oyuncusu... Kulübün Avrupa kupalarında en çok forma giyen ve en çok gol atan oyuncusu... Sarı-lacivert formayı en çok giyen yabancı futbolcu... O Alex de Souza Fenerbahçe ile geçen sekiz sezonda, rekorları altüst etti, paytak adımlı Brezilyalı. Kulüp tarihinin Avrupa'da en çok gol atan adamı, ironiktir o forma altında belki de en çok Avrupa performansıyla eleştirildi. O zamanki adıyla UEFA Kupası'nda Hollandalı AZ Alkmaar'a karşı, takım İstanbul'da 3-1 geriye düştüğü anda, top her ayağına geldiğinde tribünlerden yükselen ıslıklar, onun Fenerbahçe kariyeri için az kalsın kırılma noktası olacaktı. Aziz Yıldırım o akşam Brezilyalı'ya, şeref tribününde ayakta alkışlayarak sahip çıkmasa, o ıslıklara kızıp gitse, ertesi sezon 6 asistle Şampiyonlar Ligi'nin asist kralı olmayacaktı. Rakibin 'içinden geçip' çıkardığı topa Deivid o unutulmaz voleyi vuramayacak, Fenerbahçe Inter gibi bir devi alt edemeyecekti. CSKA Moskova'ya neredeyse 30 metreden yolladığı füze tur kapısını ardına kadar açmayacaktı. Evet, temposu ve fizik kalitesi, Avrupa kupalarında zaman zaman zorlanmasına, gerçek yeteneğinin altında kalmasına yol açtı. Ama Alex de Souza herşeye rağmen Edirne'nin ötesinde de Fenerbahçe'nin en büyük kahramanlarından biri olarak adını kitaplara yazdırdı.
***

Fenerbahçe formasını ilk giydiği 2006-2007 sezonunda, Deivid de geleneksel "Futbolcu değil" eleştirileriyle tanıştı. Evet, kötü oynamış, bekleneni verememişti. Ertesi sezon başında yollanmasına kesin gözüyle bakılırken, vatandaşı futbol ikonu Zico "Takımın en büyük yıldızı olacak" diyerek sahip çıktı de Souza'ya.... Önceleri herkesler "hemşeri kıyağı" dedi bu karara. Ama ne zaman ki sezon başladı, Zico'nun haklılığı da ortaya çıktı. Hocasının ona sağ önde verdiği yeni görevle beraber Fenerbahçe tribünleri gerçek Deivid'le tanışacaktı. 2007-2008'de devler arenasında son dördün kapısından dönen takımda 5 gole imza attı. Hem de ne goller... Inter'e karşı Şükrü Saraçoğlu'nda attığı jeneriklik vole, Avrupa'da yılın gollerinden biriydi. CSKA Moskova'ya deplasmanda 25 metreden attığı golle ise gruptan çıkmanın kapısını araladı.
***

Son 16'da, Fenerbahçe'yi pek de "kaale almayan" Sevilla deplasmanındaki rövanş maçında attığı iki gol sayesinde takım turu geçip tüm Avrupa'yı şaşkına çevirdi. Çeyrek finalde Chelsea'ye, hiç gerilmeden neredeyse 30 metreden attığı gol fizik kurallarını zorluyor, maçı canlı sunan Alman kanalın spikeri dahi "Akıl almaz bir gol" diye haykırıyordu. Sadece golleri değil oyun içindeki katkısıyla da o sezonki Avrupa başarısında büyük rol oynadı Brezilyalı. Gökhan Gönül onun arkasında oynadığı dönemde potansiyelli oyuncudan yıldızlığa terfi etti. Deivid hem içeri devrilip Gönül'e koridor açıyor hem de ikili oyunlarla genç bekin partneri oluyordu. Merkeze kaydığı zamanlarda da Alex'in yükünü hafifletip markajdan kurtarıyordu. Şayet yönetim ve Zico, gelenek olduğu üzere ilk sezonun etkisinde kalıp, tribünlerin tepkisine kulak verip bu adamın arkasında durmasa, tarihi Sevilla zaferi ve Chelsea galibiyeti yaşanmayacak, o unutulmaz golleri canlı izleyenler, ileride o anları çocuklarına anlatma şansına hiç sahip olamayacaktı. Fenerbahçe'nin Avrupa'daki gollerinin yüzde 10'una imza atan bu iki Brezilyalı, futbolda bazen tek bir anın, tek bir kararın ya da tek bir alkışın neleri değiştirebildiğinin de en büyük kanıtı.
ARKADAŞINA GÖNDER
De Souza'lar gitmedi, senaryo değişti...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz