X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türkiye'nin dopingle imtihanı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türkiye'nin dopingle imtihanı

  • Giriş Tarihi: 23.8.2015
Türkiye'nin dopingle imtihanı
Türkiye'nin dopingle imtihanı

Altın madalya kazanan ve birkaç yıl sonra spordan men edilen sporcularımız hepimizde hayal kırıklığı yaratıyor. Peki ama peşin sıra gelen cezaların ardında ne yatıyor? Uzmanlara ve bu konuda yaralı atrenörlere sorduk

Türkiye'nin dopingle imtihanı sancılı bir süreçten geçmeye devam ediyor. Göğsümüzü kabartan milli sporcularımız gün geçmiyor ki müsabakalardan men edilmesin. Doping tarihimize baktığımıza hayal kırıklığı yaşatan pek çok örnekle karşı karşıya geliyoruz. Halbuki 'Rüzgarın Kızı' lakabını taktığımız eski milli atletimiz Süreyya Ayhan'a ne çok umut bağlamıştık. Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda altın madalya kazandığında hepimiz gururlanmış ve "İşte Türk sporcusu" diye sevinmiştik. Ancak sevincimizim kursağımızda kalması da çok uzun sürmedi. Ayhan 2004 yılında sakatlığı gereği Atina'da düzenlenecek olimpiyatlara katılamayacağını açıklamıştı. Ve o dönem doping testi yapan yetkilileri engellediği gerekçesiyle ceza aldı. 2008 yılında ABD'de çalışmalarını sürdürürken tekrar doping suçlamasıyla gündeme gelen sporcunun kanında iki yasaklı madde saptanınca da ömür boyu men cezası aldı.

KOŞ ASLI ABLA, KOŞ!


Süreyya Ayhan'la tuz bastığımız yaramız geçtiğimiz hafta Aslı Çakır Alptekin'le şüphesiz yeniden kanamaya başladı. 27 Temmuz-17 Ağustos 2012 tarihleri arasında Londra'da düzenlenen Yaz Olimpiyatları'nda 4.10.23 derecesiyle altın madalya kazanmıştı sporcumuz. Birçoğumuz "İşte Süreyya Ayhan vakasında ortaya çıkan tüm olumsuzluklara cevabımız" edasıyla sevinmiştik. Üstelik Alptekin'in hemen arkasında ikinci sırayı yine milli bir sporcumuz almıştı. Son 100 metrede depar atarak ikinciliğe geçen Gamze Bulut, Alptekin'in arkasından "Koş Aslı Abla Koş, arkandayım" diye bağırıyordu. Hepimizin gözleri dolmuştu. İkili yarış sonrası birbirine sarılmış Gamze Bulut, "Başardık Aslı Abla" diye haykırıyordu. Televizyon karşısında müsabakayı izleyen milyonlar da onlarla birlikte sevindi, gururlandı. Ancak aradan yaklaşık üç yıl geçti ve Aslı Abla'nın başarısı Spor Tahkim Mahkemesi'nden gelen haberle sarsıldı. Alptekin'in de tıpkı Rüzgarın Kızı gibi dopingli olduğu tespit edildi. Herkes kırgın ve kızgındı. Alptekin telefonlara çıkmıyordu.

ALTIN MADALYA GAMZE'YE

Kuşkusuz şu andaki tek sevindirici haber Alptekin'den alınan altın madalyanın "Koş Aslı Abla, koş" repliğiyle hafızalarımıza kazınan Gamze Bulut'a verilecek olması. Ancak altın madalyayı Alptekin'den alacak olan Gamze Bulut, telefonlara çıkmıyor. Birkaç dakika konuşma fırsatı bulduğumuz eşiyse Gamze'nin müsait olmadığını belirterek, "Altın madalyayı ne zaman alacaksınız sorusuna?", "Daha hiçbir şey belli değil. Bizi arayan soran da yok. Daha hiçbir şey belli olmadığı için şu an röportaj da vermiyoruz" dedi. Eşi şöyle devam etti: "Hiçbir konuda Gamze aranmadı. Süreç daha devam ediyor galiba. Türkiye'nin iki madalyası varken şimdi bire düştü. Niye sevinelim!" Yine de sormadan edemiyor insan. Şule Şahbaz, Halil Mutlu hatta Hasan Şaş ve Kerem Gönlüm gibi sporcularla devam eden bu doping olayının altında yatan nedenler ne? Neden Aslı Çakır Alptekin yarıştan üç yıl sonra men cezasıyla karşı karşıya geldi? Kimi uzmanlar "Dünyada Türkiye'ye ekstra denetim var" derken kimi sporcuların şan, şöhret, para uğruna bu tarz yasaklı yollara başvurduğunu söylüyor. Dopingle Mücadele Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi, Tıp Hekimi Kaya Livanelioğlu ile dopingi konuştuk...
- Avrupa ve Dünya şampiyonalarında kazandığımız başarılar önce bizi gururlandırıyor ama ardından doping skandallarıyla sükutu hayale uğruyoruz. Bu algıda seçicilik mi yoksa bizim ülkemizde doping skandalı fazla mı yaşanıyor?
- Yurtdışı basınında çıkan bir makaleye gore Türkiye, Ukranya ve Rusya dopingte ilk üç ülkeyi teşkil ediyor. Bunun ne kadar doğru ya da yanlı bir haber olduğunu bilemeyiz. Zira bunlar kasıtlı çıkan haberler de olabilir.
- Kasıtlı derken...
- Batı dünyasının bu konuda iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum. Bu tarz araştırmalar hep bizim gibi ülkelere yapılıyor. Alman, İngiliz, Fransız ya da Amerikan... Batı'nın hükümdar ülkelerinin sporcularından hiç mi doping çıkmıyor? Usain Bolt'un da biyolojik pasaportunun sonuçlarını versinler ki inanalım. Ama bu ülkelerde hiç mi doping kullanan yok, bana çok inandırıcı gelmiyor.