X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Demli zamanlarımdayım ama kim farkında?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Demli zamanlarımdayım ama kim farkında?

  • Giriş Tarihi: 13.9.2015
Demli zamanlarımdayım ama kim farkında?
Demli zamanlarımdayım ama kim farkında?

Futbolcu da olabilirdi, hayat oyunculuğa dümen kırdı. Yılları sahnelerde geçti. Karizmatik sesiyle yeri geldi Sayıların Kontu oldu. Lakin Testere Necmi onu fenomen yaptı. Şimdi de Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'da silah tüccarı Ünal Kaptan'ı oynuyor. "Bu karakter de sevilecek. Çünkü kötü prim yapıyor. Ama niye böyle bunu çözemiyorum" diyor

Tarık Ünlüoğlu Kurtlar Vadisi'nin Testere Necmi'si olarak bir fenomen olsa da o aslında Susam Sokağı kuşağı için Sayıların Kontu'dur. Hatırlayın, orgunun başına geçer, her şeyi sayardı o kont. Ünlüoğlu da o kukla kontu çok güzel seslendirirdi. atv'de yayımlanan Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinde silah tüccarı Ünal Kaptan olarak ekranda arzı endam edince buluşalım istedik. "Hay hay" dedi... Fakat salı sabahı Beşiktaş'ta buluştuğumuz zaman yüzünden düşen bin parçaydı. "Nasılsınız?" diye sorunca "Nasıl olabilir ki insan" dedi. "Dün Dağlıca bugün Iğdır. İçim yanıyor... Senin de yüzün kararmış farkında mısın?" Yaşanan terör olayları, her güne ölümle uyanmak hepimizi etkiliyordu. Ölüm, her şeyi anlamsızlaştırıyordu. "Allah biliyor ya" dedi "Iğdır'dan gelen şehit haberleri sonrasında, yanlış anlama ama seninle buluşup söyleşi yapmak da hiç içimden gelmedi. Ama işte hayat da devam ediyor bir taraftan." Ünlüoğlu hepimizin ruh halini özetlemişti aslında. Muhabbete de böyle başladık... Moralsiz, keyifsiz... Sayıların Kontu'nu hatırlatıp, o üzerimizdeki karamsarlığı bir nebze olsun atmak istedim. Hafifçe tebessüm etti, "Demek sen o zamanlar çocuktun. Vay be" dedi, "Yıllar nasıl da geçiyor. O zamanlar Ankara'da yaşıyordum. Seslendirme de yapıyordum. Çok güzel iki şarkısı vardı. Biri internette var. Diğerini bulamıyorum." Ünlüoğlu'nun seslendirdiği tek karakter Sayıların Kontu değil elbet. O karakteristlik sesinden az film izlemedik. "Seslendirmediğim Hollywood oyuncusu kalmadı" derken yıllar öncesine de gittiği belliydi.



GÖKÇER'İN ÖĞRENCİSİ

Daha da eskilere gidelim istedim. "Pekala siz bir futbolcu olarak da hayatımızda var olabilirdiniz" deyince İzmir'de, Göztepe'de top koşturduğu günlere gittik. "Hem futbol hem basketbol oynuyordum. Ama lisede ucundan da tiyatroya bulaşmıştım. Sinemayı da seviyordum. Hayat oyunculuğa dümen kırdı" dedi. Peki kırılma noktasını neydi? Ünlüoğlu "Üniversitede puanım İzmir Ticari İlimler Akademisi'ne tutuyordu. Ama hiç bana göre değildi. Tiyatroyu istiyordum. Olmadı! Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı'nda Opera Bölümü'ne girdim. Bir yıl okudum. Çok da başarılı oldum. Ertesi yıl operadan tiyatro bölümüne sınıf atlayarak geçtim." Ünlüoğlu, Cüneyt Gökçer'in öğrencilerinden. Sınıf arkadaşları arasında Selçuk Yöntem, Zuhal Olcay gibi isimler var mesela. Okul sonrası Ankara Devlet Tiyatroları'nda oyuncu olarak yüzlerce oyunda sahneye çıktı. Arturo Ui'nin Önlenebilir Yükselişi, Cimri, Martı, My Fair Lady, Resimli Osmanlı Tarihi... sahnede yıllarım geçti. Bir sürü oyun, çok güzel roller, çok güzel günler... 20 yılın sonunda mezun olduğum okulda Cüneyt Gökçer'in ricasıyla hocalık yaptım bir süre. Sonra da eşim istediği için İstanbul'a geldik. İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda görev yaptım." Ünlüoğlu, kendisi gibi oyuncu olan eşi Gülenay Kalkan'ın İstanbul'a gelme isteğine biraz direnmiş aslında. "Eşim sinema ve TV dizilerinin merkezi İstanbul'da diyordu. Ama ben Ankara'da kalalım istiyordum. Çünkü tiyatrocu olarak çok yoğundur hayatınız Ankara'da. Haftada üç oyun oynadığımı bilirim. Yani o zamanlar öyleydi. Şimdi öyle olduğunu sanmıyordum. İşte o yoğunluğu seviyordum" diyor. Tarık Ünlüoğlu aslında Ankara'dayken Bir Erkeğin Anatomisi, Cumhuriyet gibi filmlerde oynadı. Ekrana fiziken çıkışı ise İstanbul'a gelmesi sonrasıdır. Nasıl Evde Kaldım'da oynar önce sonrasında da Kurtlar Vadisi ve Testere Necmi günleri... Kötünün kötüsüdür Testere Necmi. Annesini kestiği için böyle anılır. Ünlüoğlu "Hani oyunculuk olarak çok da bir şey yapmadım. Testere Necmi benim kesip attığım tırnaktır. O kadar basit benim için. İlk oynadığımda 'Nasıl buldunuz?' diye sordum yönetmene 'Abi biz bir veriyoruz sen 100 oynuyorsun' dedi. Şaşırdım. 'Ne 100'ü' dedim kendi kendime. Ama çok sevildi. Şimdi Eşkıya Dünyaya Hükümdar Omaz'da bir silah baronunu oynuyorum. O da sevilecek, bak göreceksin" diyor. "Kötücüllüğü mü seviyoruz yoksa?" diyorum. "Kötü

ARAPLARIN DA KISKACINDA

Ama bir garip çelişkinin de farkında Ünlüoğlu. "Sizi kitleler Testere Necmi ile tanıdı ama siz yıllarınızı oyunculuğa vermiş bir oyuncusunuz tuhaf geldi mi bu size?" diye sorunca gülümsemesinden çıkarıyorum bu garip çelişkinin farkında olduğunu. "Buna yapacak bir şey yok aslında. Ankaralı seyirci tiyatrodan tanıyordu beni. Bir de ben magazinel yönü olan biri değilim. Tanınmıyorum diye bir şey yok. Ama Testere Necmi sonrası durum farklılaştı" diyor. Çok rahatsız değil durumdan. Fotoğraf çektirmeler, yolda, sokakta görünce selam vermeler. "Çok dolaşmam sağda solda, belki de bunun için o yoğun sevgi gösterilme durumunu yaşamıyorum" diyor. Ama iş sadece Testere Necmi ile sınırlı değil. Gümüş'te oynadığı için de Arapların kıskacındaymış Ünlüoğlu, anlatıyor: "Almanya'dayız sokakta yürürken birileri 'Tarık!' diye bağırıyor, üç dört Arap kadın. Allah Allah dedim nereden tanıyorlar beni. Meğer Gümüş dizisindenmiş." "Soy ismine çok uygun yaşadıklarınız" diye içimden geçirip soyisminin özel bir hikayesi var mı diye merak ediyorum. "Yok" diyor "Kanun çıkınca dedelerimiz böyle uygun görmüş?"

KARA BELA SIRADA

Sinemada genelde yardımcı rollerde oynayan Ünlüoğlu, oktavı geniş oyunculardan. Sesinin karizması ile demlenmiş oyunculuğunu iyi birleştirdiğinde sahnenin atmosferini bir anda değiştirebiliyor. Berlin Kaplanı, Eyvah Eyyvah filmleri ve Karadayı'dan biliyoruz bunları. Yakında Burak Aksak'ın Kara Bela filminde izleyeceğiz. Ama potansiyeli, yapıp ettiklerini düşününce filmografisi zayıf geliyor bana. "Sinemaya mesafeli misiniz?" diye soruyorum. "Hayır" diyor. Sinemaya olan sevgisini anlatıyor. Ama yönetmenlerin oyuncu seçerken araştırmacı olmadığını, tiyatroculara çok bakmadıklarını söylüyor. Hak vermiyor değilim. "Ayrıca, genç bir jön bulunuyor onun üzerine kuruluyor her şey. O iyi mi, ne kadar iyi, bunları pek düşünen yok. Kaliteli olanı, iyi olanı hayatımıza dahil etme konusunda sıkıntımız var" diyor. Bir başka doğru tespit daha! "Aslında" diyor Ünlüoğlu "Bir oyuncunun tam da deminin geldiği zamanları yaşıyorum. Ama kim farkında?" Konuşurken, mekanda açık olan TV'den bir son dakika haberi geçiyor. Iğdır'daki şehit sayısı artmış. Ünlüoğlu duraksıyor "Bir yandan da bütün bunların bir önemi de yok. Gencecik çocuklar ölüyor işte" diyor.