X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Soma'da acının panzehiri futbol
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Soma'da acının panzehiri futbol

  • Giriş Tarihi: 13.9.2015
Soma'da acının panzehiri futbol
Soma'da acının panzehiri futbol

Soma'da acının hafifletilmesi için destekler sürüyor. Bir destek de, spor adamı eski BJK yöneticisi Sinan Vardar'dan geldi. Madenci şehit çocuklarının da devam ettiği Somaspor Kulübü'ne başkan olan Vardar: Amacımız acıları dindirmek

Yürekleri dağlayan Soma maden faciasının üzerinden bir yıl geçti. Ama acılar bugünkü gibi taze. Buna rağmen şehit madencilerin aileleri, çocukları hayata tutunmaya çalışıyor. Çocuklar daha rahat görünse de madencilerin eşlerinin yüzündeki hüzün, bakışlarından hissediliyor. Konuştuğumuz şehit madencilerin yakınları, sohbetimiz sırasında gözyaşlarına hakim olamıyor. Aileler, "Çocuklarımız için hayat devam ediyor" derken, ilçe normal yaşamına dönmüş gibi. Tüm Türkiye'nin seferber olduğu ilçeye, destekler hâlâ sürüyor. Bazı kişi ve sivil toplum örgütleri, çeşitli proje ve yardımlarla moral sağlamaya çalışıyor. Acıların hafifletilebilmesi için sporun gücünden de yararlanılıyor. Feci kazanın ardından dağılan Somaspor Kulübü'ne başkan olan, Türk futbol hayatına çok sayıda genç sporcular kazandıran Sinan Vardar, ilçeye sporla katkı sunuyor. Geçen hafta Somaspor Kulübü'nün açılışı vardı. Somaspor, Göztepe ile gösteri maçı yaptı. İlk olarak miniklerin maç yaptığı açılışta, Soma A Takımı ile Göztepe Takımı karşı karşıya geldi. Göztepe'yi 4-0 yenen Somaspor'un maçına ilçe halkı da ilgisini eksik etmedi. Biz de açılışa katılarak, o acıyı yaşayan şehit madencilerin eşi ve çocuklarıyla konuştuk. Söz, ateşin düştüğü o ailelerde... Züleyha Arslancan, daha 32 yaşında. Eşi Muhammed Arslancan'ı, emekliliğine üç ay kala o feci maden kazasında kaybetti. 13 yaşında Gizem ve sekiz yaşında Furkan adında iki çocuğu var. Artık çocuklarına hem annelik hem de babalık yapmaya çabalıyor. Konuşma sırasında zaman zaman gözleri dolan Züleyha, felaketin yaşandığı o günlere dönerek "Yaşadıklarımız anlatılacak bir şey değil. Büyük bir boşlukta gibisiniz. Bazı şeyler insana malum oluyor. Eşim madende çalışmaya başladığı gün, ağlayarak, 'gitme' demiştim. Ağlaya ağlaya işe gönderirdim" diyor. Dudakları titreyerek konuşmasını sürdürmeye çalışan Züleyha: "Bir yandan da hayat normale dönmek zorunda; çocuklar için. Zorla da olsa hayat kendisini devam ettiriyor." Yaşama çocuklarının geleceğini düşünerek tutunmaya çalışıyor.

ÇOCUKLARIM MADENCİ OLMASIN
Bir başka yüreği yanık eş de Aynur İlçi. O da 36 yaşında. 16 yaşında oğlu Enis, 12 yaşındaki Sinem adlı iki çocuğu var. Konuşmamızda, "Bu olay, Marmara depremi gibi bir acı oldu" diyoruz. İlçi, hemen yüz ifadesini değiştirerek, "Deprem Allah'tan, ama maden kazası ihmalden" diyor. Ara ara uzaklara dalan İlçi, özlemle eski günlere dönüyor "Kocamla kaçarak evlendik. Bu nedenle ailelerimiz bize küstüğü için sıfırdan bir hayat kurduk. Her şeyi tek başımıza yaptık." İlçi sonrasını şöyle anlatıyor: "Eşim emekli oldu. Evde bir hafta oturduktan sonra tekrar madende çalışmaya başladı. Çünkü yeni bir ev almıştık, kredi borcumuz vardı. Yaşadığımız acı, anlatılacak bir şey değil. Dert senin derdin, ateş düştüğü yeri yakıyor. Yeni yeni evden dışarı çıkabiliyorum. Şimdi çocuklarıma sarıldım. Eğitimleri için çabalıyorum. Okusunlar, yeter ki madenci olmasınlar." Sık sık geçmişe dalan İlçi, güzel anıları peş peşe sıralıyor: 'Eşimi her akşam iş çıkışı balkonda beklerdim. Evimiz hemen yanında köşede market vardır. O marketi dönünce, gülerek bana el sallardı. Sanki o köşeden çıkıp gelecekmiş gibi." Erkan Yüksel de, abisini maden faciasında kaybetmiş. Bir kardeşi de, aynı madende çalıştığı için, "Tek tesellimiz onun yaşaması oldu. Madenden en son abim çıkarıldı. Cesetlerimizi bulmak için çok uğraştık. O günü görseydiniz, mahşer yeri gibiydi" diyor. Yeğenleri Betül ve Furkan sahip çıkan Yüksel, kendince acılarını dindirmeye çalışıyor.

AMACIMIZ ACILARIN DİNMESİ
Bugüne kadar Türk futbolunca sayısız genç sporcu kazandıran, futbol adamı Sinan Vardar, büyük felaketin ardından ilçenin spor kulübüne başkan olarak, sahip çıkmış. "Soma'nın adını bilmezdim. Soma'ya nasıl moral sağlayabiliriz düşüncesiyle, kulübü tekrar ayağa kaldırmaya karar verdik. Amacımız Soma'daki acıları dindirmek" diyen eski BJK yöneticisi Vardar, çalışmalarını şöyle anlatıyor: "Kulübümüzde bugün bin 500 öğrenci altyapıda. Bunlar arasında şehit madencilerin çocukları da var. Stadı yeniledik. Maçlarımızı 10 bin kişiye oynuyoruz. İlçeye, bir hareket, heyecan getirdiğimizi düşünüyorum. Kulüpte futbolun dışında diğer branşlar da olacak. Kız futbol takımı bile kurabiliriz." Futbol federasyonunun altyapı için eğitim tesislerini yaptığını da hatırlatan Vardar'ın Somaspor Kulubü'yle ilgili hedefi de büyük; Soma'yı profesyonel lige çıkarmak ve bu kulüpteki yetenekleri Türk sporuna kazandırmak.

BABALARININ TAKIMINI TUTUYORLAR
13 yaşındaki Gizem Arslancan, Fenerbahçeli. Mahalle arasında arkadaşlarıyla futbol oynuyor ve "iyi kaleciyim" diyor. Beşiktaşlı Furkan Arslancan ise, yerinde duramıyor. Kendisine mahallede Messi diyorlarmış. En sevdiği futbolcular ise Muslera ve Ronaldo olan Furkan, spor kulübüne devam edecek miniklerden. Madenci çocuğu Enis İlçi de, Rıfat Dağderen Anadolu Lisesi öğrencisi. İlçi'nin, futbolla arası gayet iyi. Babası Galatasaraylı olduğu için Enis de, Galatasaray'ı tutuyor. Selçuk İnan ve Burak Yılmaz'ı beğeniyor. Somaspor'da oynaması teklif edilen Enis, orta sahada oynamak istiyor. Bir diğer madenci oğlu Furkan Yüksel de, babası gibi Galatasaraylı. Pele, Ronaldo ve Muslera'yı beğendiğini söyleyen Furkan da, orta saha top koşturmak istiyor.