X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Herkes ekrana bağımlı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Herkes ekrana bağımlı

  • Giriş Tarihi: 27.9.2015
Herkes ekrana bağımlı
Herkes ekrana bağımlı

Zamane çocuklarının cep telefonlarından mesajlaşma, bilgisayar oyunları, video oyunları, internet gibi alışkanlıkları çığ gibi büyüyor. Bu yalnız Türkiye'de değil, dünyanın tüm ülkelerinde, salgın hale geldi. Önceki gün bir alışveriş merkezini gezerken, gözüm, gençlerle dolu bir masaya takıldı. Çalıştıkları iş yerlerinde mola verdikleri anlaşılan gençlerin her birinin elinde birer cep telefonu vardı.. Hepsi de, aynı masada oturan arkadaşlarıyla değil; ellerindeki cep telefonuyla ilgileniyordu. Büyük bir olasılıkla mesaj alışverişi yapıyor, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya mecraları üzerinden masa dışındakilerle iletişim kuruyorlardı. Bir ara düşünüverdim. Bu gençler benim gördüğüm o masada değil de şu anda mesajlaştıkları o arkadaşlarının yanında olsalar; belki de o anda aynı masada oturdukları halde hiç ilgilenmedikleri yanı başlarındaki arkadaşlarıyla iletişim kuracaklardı diye.

TELEFON BAŞINDA

Yine geçen haftalarda 16 yaşındaki küçük oğlum, bir arkadaşının o hafta sonu bizde kalmasını istedi. Tamam dedim. Aynı yaştaki arkadaşı, yanında bilgisayarını getirmeyi de ihmal etmemişti. Gösterdiğim büyük uğraşlardan sonra ikisini de bisikletle sinemaya gönderdim. Fakat eve döndüklerinde hiç vakit kaybetmeden bilgisayarlarını açtılar ve online savaş oyunlarına başladılar. Aralarında geçen konuşmalar sadece ve sadece savaş oyunu üzerindeydi. Ertesi gün, misafir delikanlıyı almak için babası evimize geldi. Her iki çocuk da kanepenin uçlarına oturmuş ellerindeki cep telefonlarıyla oynuyordu. Acaba birbirleriyle mi yoksa başka arkadaşlarıyla mı yazışıyorlardı?

HAZİN BİR TABLO

Misafir delikanlının ben yaşlardaki babası ile sohbet ederken çocuklarımızın sergilediği bu tablonun ne denli hazin olduğu konusunda görüş birliği sağladık. "Bizim zamanımızda" diye başlayan cümlelerimizin devamında sokaklarda nasıl top koşuşturduğumuzu; değil evden dışarı çıkmamak; bir türlü eve girmediğimiz için ana ve babalarımızdan işittiğimiz azarları, sokak oyunlarını, mahalle kavgalarını, satranç, bilardo, tavla gibi masa oyunlarını, arkadaş guruplarını, flört ve dansların hakim olduğu doğum günü partilerini nasıl iple çektiğimizi hatırladık... Bizim sokak oyunlarıyla yarattığımız dünya belli... Bakalım bilgisayar oyunları ile vakit geçiren ve gerçek sohbetlerden uzakta yaşayan yeni kuşağın dünyası nasıl olacak?