Çılgın değiller ama zorun üstesinden gelmeyi seviyorlar

Giriş Tarihi: 18.10.2015
Çılgın değiller ama zorun üstesinden gelmeyi seviyorlar

Ironman diyorlar kendinlerine. Askeri eğitimden devşirme zorlu bir spor türünü yapıyorlar. Arka arkaya kilometrelerce yüzüp, bisiklete binip koşuyorlar. İnsanlar onları çılgın olarak görme eğiliminde. Onlarsa sporsever olarak tanımlıyorlar kendilerini. 25 Ekim'de Ironman'ler Antalya'da olacak. Aralarında Türkler de var!

Sanayici, işadamı, öğretim üyesi, CEO... Ortak özellikleri, birçok insanın cesaret edemediği; yüzme, bisiklet ve koşunun art arda yapıldığı Ironman yarışçısı olmaları. Ironman'i tamamlamak öyle sanıldığı gibi kolay değil. Çünkü art arda yapılan yüzme, bisiklet ve koşunun mesafeleri sıradan insana göre çok fazla. Mesela Türkiye'de yapılacak Half Ironman, 1,8 km yüzme, 90 km bisiklet, 21 km koşudan oluşuyor. Full Ironman ise bunun iki katı. Dayanıklılık, sabır ve ciddi bir hazırlık gerektiren Ironman için, yarışmacılar en az altı aya yayılan ciddi bir antrenmanla hazırlanıyor; arkadaşlıklarından, yeme içmelerinden ve eğlencelerinden taviz yeriyorlar. Dünyanın çeşitli yerlerindeki bu yarışlara katılabilmek için de ciddi bütçe ayırıyorlar. Konaklama, uçak, yarışma bedelleri olmak üzere yüklü bir para harcıyorlar. Bu kadar disiplin ve özveri karşısında Ironman'lerin sıradan insanlardan aldıkları tepki ise; ya 'deli misiniz' ya da 'yaptığınız çılgınlık' oluyor. Hatta, 'Bu işten ne kazanıyorsunuz' diyenler de yok değil. Nasıl ortaya çıktığını merak edenler için; Ironman 1978'de Hawaii'de ABD askerlerinin eğitimi için başladı. Yılda 92 farklı yerde yapılıyor. Ironman'in bizim gündemimize girmesi ise, Türkiye'de ilk kez yapılacak olmasıyla. 25 Ekim'de Belek'te (Antalya), 'Gloria Ironman 70.3 Turkey' adıyla yapılacak yarış için heyecan dorukta. Hazırlıklar yoğun şekilde sürüyor. Şu ana kadar bin 500 kişi kayıt yaptırdı. Başvurularda, Türkler ilk sırada. Rus ve İngilizlerden de yoğun talep var. Yarışçılar, onların aileleri ve taraftarlarıyla birlikte Antalya'ya 5 bin kişinin gelmesi bekleniyor. Bu kadar mesafeli Ironman'in tamamlanmabilmesi büyük mutluluk olsa gerek. 3-5 km yürüyünce spor yaptığını düşünen herkes gibi biz de; sabır ve dayanıklılık isteyen Ironman'in üstesinden nasıl gelindiğini merak ettik. Merakımızı gidermek üzere, demir adamlarla birlikte Türkiye'ye Ironman'i getiren Elif Özdemir'le konuştuk.

BAHAR SAYGILI (29 YAŞINDA- SPORCU)


Erkeklerden daha iyi kadınlar var

"Almanya'ya giden Türkler arasında ailem de vardı. Özellikle annem orada sporun hayat biçimi olduğu görünce beni spora yönlendirmiş. Sekiz yaşımdan bu yana antrenman yaparak büyüdüm. Triathlon ve Su Sporları Milli Takımı'nda yer aldım. 2011 yılından bu yana da Ironman'e katılıyorum. Dayanıklılık sporu olduğu için genç yaşlarda vücuda yük bindirip strese sokulmamasına inandığım için bu yaşıma kadar bekledim. Antalya, benim 10. Ironman'im olacak. Ironman, durup dururken, 'Ben spor yapayım, bu da Ironman olsun' denilecek bir branş değil. Üst üste yapılan branşları içerdiği için, kısa mesafelerle başlanması gerekir. Ama maalesef Türk insanı olarak biz, 'Kestirmeden yaparım, Türk gücü iman gücü deriz' (gülüyor). Bir emeğe, disipline ihtiyaç var. Ironman için hep güçlü kaslı insanlar düşünülür ama cinsiyet ayrımına girecek bir branş değil. Hatta erkekten daha iyi olan birçok kadın sporcu var. Kadınlar acıya daha dayanıklı olduğu için erkeklerden avantajlıyız.

FİNİŞTE GÖZLERİM DOLUYOR
En yoğun duyguyu finişe yaklaşırken yaşıyorum; gözlerim doluyor. Hayatımdaki en güzel duygulardan birisi; satın alınabilecek bir şey değil. Bu duyguyu milyon dolarlara değişmem. En büyük hayalim de çocuğumla finişe girmek. Hayatım spordan ibaret ama bundan sıkılmam. Siz yemek yemekten sıkılır mısınız? Ironman'de yarışmamıza anlam veremeyenler çıkıp, 'Neden yapıyorsun?' diyor. Hatta 'Para veriyorlar mı, bu işten ne kazanıyorsun?' diye soranlar var. Ben ya geçiştiriyorum ya da o kişi ne yapıyorsa, onunla yanıt veriyorum. 'Senin neden gece hayatın var' gibi."

BONO SALİS (44 YAŞINDA, İŞADAMI)

Bu işin çılgınlıkla alakası yok

"15 yaşıma kadar aktif tenis oynadım. Sonra okul, iş, aile deyince spor gündemimden düştü. 30'lu yaşlarımda spora tekrar başladım; her şey yavaş yavaş koşularla başladı. Art arda triathlon, Iranmon geldi. İnsanoğlunun vücuduyla yapabileceklerini görme hazzı bu işi çekici kıldı. Çünkü, insanoğlunun vücudu inanılmaz bir mekanizma. İlk adımı attığınız an arkası hemen geliyor. Yaptığımızın çılgınlıkla hiç alakası yok. Bence herkesin yapabileceği bir şey. Vücut öyle bir mekanizma ki, siz ona gerekli donanımı verdiğiniz zaman vücut bunun üstesinden geliyor. Hızlı ya da yavaş olabilirsiniz önemli değil.

AİLEM DE DESTEK OLUYOR
Benim için yarışı bitirmek değil; limitlerinizi zorlayarak oraya giden yol önemli. İnsanların yapmakta zorlandığı şeyleri yapabilmek büyük bir haz. Ekstrem şeyleri seviyorum; macera sporları, uçaktan paraşütle atlamak, zor bir nehirde rafting, yamaç paraşütü... Hepsini de denedim. Tabii ki korkuyorum ama adrenalinin de bir zevki var. Ben profesyonel bir ruhla amatör olarak bunları yapıyorum. Amacım eğlenmek. Bu düşüncelerle katıldığım yedi Ironman'i tamamladım. Finişi geçince, kendimle gurur duyuyorum. Yoğun bir antrenman dönemimiz oluyor. Zorlanmıyorum. Bir saat erken kalkarak sporumu yapıp işime öyle gidiyorum. Ailem de destek oluyor."

MUZAFFER KUVVET (41 YAŞINDA, SANAYİCİ)

Fedakarlık gerektiriyor

"Çok sevmeden yapılabilecek bir şey değil. İnsanların büyük çoğunluğu bu yorumu yapsa da hayır; yaptığımız çılgınlık değil. Ben de, 2012'den bu yana Ironman koşuyorum. Dünya Şampiyonası'na katılabilme hedefimi yakaladım. Şimdiki hedefim; yarışı daha kısa zamanlarda bitirebilmek. Ironman, kararlı, uzun, bilimsel ve çok programlı bir antrenman gerektiriyor. Altı ay öncesinden başlıyoruz. Aile, iş ve sosyal hayatımızı buna göre ayarlayıp, çoğu zaman da fedakarlıklarda bulunuyoruz. Beslenme, dinlenme ve mental hazırlık bu surecin diğer bileşenleri. En heyecanlı kısmı ise yarışı bitirme anı. Genelde Avrupa'daki yarışlara gidiyorum. Bunun istisnası ilk kez yarıştığım Kona'daki Dünya Şampiyonası. Ayağımın tozuyla İstanbul'a geldim. Ne kadar yorgun olsam da Antalya'daki Ironman'a de katılacağım. Maddi bir kazancımız yok. Aksine ekipman, kıyafet, beslenme, kamplar, seyahatler, konaklamalar derken ciddi bütçe ayırmanız gereken bir spor. Manevi kazancı ise bu yatırımın toplamı ile kıyas edilmeyecek kadar büyük."

SELÇUK BERTAN (38 YAŞINDA, İŞADAMI)

70 yaşında Ironman'i bitirenler var

"Kısa mesafeli yarışlarla başladım. Başardıkça ilerledim ve Ironman'e kadar geldim. Almanya ve Avustarya Ironman'lerine katıldım, çok güzeldi. Bana göre, haftada en az altı gün antrenmanlarla ufaktan ufaktan başlayarak yaklaşık iki yıl sonra sene ful Ironman'i bitirebilirsiniz. Yaklaşık bir yıl çalışıp, emeğinizin karşılığını alabilmek çok güzel bir duygu ve büyük bir tatmin. Adeta bir sahne gibi. Belki şarkı söyleyemiyor, enstrüman çalamıyoruz ama biz de orada yeteneklerimizi gösteriyoruz. Bitirmek de bunun ödülü oluyor. Parasal herhangi bir ödül söz konusu değil. Aksine tüm masraflarımızı kendimiz karşılıyoruz. Bu sporun hayat boyu yapılabilecek olması da güzel. Kendiyle yarışılan bir spor olduğu için 70 yaşında Ironman'ı bitirenler var.

YAPMAZSAM BOŞLUKTA HİSSEDERİM
Disiplin ve sabır gerektirdiği için, uykunuzdan, sosyal yaşamınızdan, arkadaşlarınızdan fedakarlık yapıyorsunuz. Tatlı, faast food gibi yiyeceklerden uzak duruyorsunuz. Bu sayede daha sağlıklı, dayanıklı, güçlü ve daha sabırlıyım. Şu an bu sporu yapmazsam, kendimi boşlukta hissederim. Bir keresinde sakatlanmıştım; çok üzülmüş hatta ağlamıştım. Bunu yaptığımız için çeşitli tepkiler oluyor. Ama 'Deli misiniz' sözü fikstir. Küçümseyenler, anlayamayanlar kadar saygı duyanlar da var. Küçümseyenlere, 'Gelin siz de yapın' diyoruz. Bisiklete binip 5 km'den sonra bırakıyorlar ve 'Bunu nasıl yapıyorsunuz?' diyorlar."

POPÜLER VE ZORLU BİR ORGANİZASYON


ELİF ÖZDEMİR: "Çeşitli ülkelerde birçok Ironman yarışı izledim. Bu yarışların daha iyisini Türkiye'nin yapabileceğini; doğası, havası, tarihiyle farklılık göstereceğini düşündüm. Hemen Gloria ve Turset olarak Avrupa CEO'su Thomas Dieckhoff ile irtibata geçerek, buraya davet ettik. Dieckhoff, Antalya ve Gloria Sports Arena'yı gördükten sonra buranın Ironman için önemli bir destinasyon olacağına kararı verdi. Bunun üzerine biz de, geçen yıl Hawaii'de yapılan Dünya Şampiyonası'nda, 'Gloria Ironman 70.3 Türkiye'yi duyurduk. Hatta bu Dünya Şampiyonası'nı top atışıyla ben başlatmıştım. Benim için büyük bir heyecandı. Binlerce kişinin bu yarıştaki tutkusunu görünce, doğru bir karar üzerinde ilerlediğimizi de anladım.

SPORA MERAKLI HERKES KATILABİLİR
Ironman, uluslararası bir organizasyon. Dünyadaki en popüler ve en zorlu spor organizasyonlarından biri. Yılda 150 bin triathlon, dünyanın birçok yerindeki Ironman yarışlarına katılıyor. Bir ayağının Türkiye'de yapılıyor olması; Türk turizmi ve sporu açısından çok önemli. Ülkemizin spor ve turizm alanında adını altın harflerle yazdıracak önemli bir proje. O nedenle herkesin bunu sahiplenmesini isterim. 'Gloria Ironman 70.3 Turkey', Ironman 2015'in dünya genelindeki son ayağı. Ironman'in Avrupa Güney Afrika CEO'su Thomas Dieckhoff da burada yarışacak. Belek sahil parkta başlayacak Ironman, Gloria Sports Arena içinde atletizm pisti içinde bitecek. Tüm etkinlikler burada yapılacak. Etkinlik üç gün sürecek. Bu sürede makarna partileri, Ironkids yarışları gibi etkinlikler de olacak. Sabah saat 08.00'de başlayacak yarışlar saat 17.00'de tamamlanacak. Bu yarışı sekiz saat altında bitirenler Ironman olacak. Yarış profesyonel ve amatör olarak iki dalda yapılacak. Spora meraklı herkes bu yarışa katılabilir."

ARKADAŞINA GÖNDER
Çılgın değiller ama zorun üstesinden gelmeyi seviyorlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz