X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Evlat bana like atmamışsın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Evlat bana like atmamışsın

  • Giriş Tarihi: 18.10.2015
Evlat bana like atmamışsın
Evlat bana like atmamışsın

60'larından sonra internet ve sosyal medyayı keşfettiler. Kimi okey oynuyor, kimi yemek tarifi veriyor. Akrabasını, arkadaşlarını bulup onlarla görüşenler de var gündemi takip eden de. Türkiye'de 65-74 yaş aralığında olup internet kullananların yüzde 52'si sosyal medya kullanıcısı

Ebeveynlerin, "Gençler ellerinden telefonu bırakmıyor, daha üç yaşında tabletle oynuyor" yakınmasına çoğumuz aşinayızdır. Ancak Avrupa İstatistik Kurumu'nun (Eurostat) araştırması, Türkiye'de sosyal medya kullanan yaşlı nüfusun Avrupa'da ikinci sırada yer aldığını ortaya koydu. Eurostat'a göre, 65-74 yaş grubu arasında internet kullanıcılarının yüzde 52'si sosyal medyayı aktif bir şekilde kullanıyor. Avrupa'da sosyal medyanın en faal yaşlıları yüzde 60 ile İzlandalılar. Türkler yüzde 52'yle ikinci sırada. Almanlar ise sonuncu. Peki yaşlılar sosyal medyayı neden tercih ediyor, en çok hangi uygulamayı kullanıyor... Aktif olarak sosyal medyayı kullanan yaşlılarla konuştuk.

AHMET GÜNGÖR (İşçi emeklisi , 73)


Köyden haber alıyorum

"12 yıldır internet ve sosyal medya kullanıyorum. Vakit geçirsin diye çocuklarım sosyal medyayı öğretti ben de sevdim. Safranbolu'daki akrabalarımla görüşüyorum. Okey başta olmak üzere oyun da oynuyorum. Benim gibi boş kalsan ne yapacaksın? Ya kapıya çıkacak ya da evde oturacaksın. İnterneti iyiye kullanırsan iyi, kötüye kullanırsan kötü olur. Arkadaşlarım arasında interneti kullanan yok; 'Beceremeyiz' diyorlar. Evde can sıkıntısından eşimi bazen kızdırıyorum. O da bana kızıyor. Kızdığı zaman internette daha çok vakit geçiriyorum. Sabah saat 06:00'da sabah namazına kalkıp güne başlıyorum, kahvaltı sonrası Facebook hesabıma giriyorum, akşam bir kez daha. İnternete girmediğim gün yok; millet televizyon izliyor, ben interneti açıyorum. Köyde olup bitenleri takip ediyor, akrabalarla konuşuyorum. Hanıma, 'Bak yeğenlerin' diyerek, onların fotoğraflarını gösteriyorum. Paylaşılan fotoğrafları beğeniyorum. Paylaştığım fotoğrafları beğenenler olunca, ben de mutlu oluyorum."

HİCRAN GÖZE (Yazar , 84):

Çevremdekilerin ağzı açık kalıyor

"20 yıl önce eşim, eve bilgisayar getireceğini söyleyince, eve kötülük geleceği düşüncesiyle karşı çıkmıştım. Ne bileyim, etraftan öyle duyuyordum. Bilgisayar eve geldi ve merhum eşim Ergün Göze, yazılarını gazeteye bilgisayarla göndermeye başladı. Başı sıkışınca yazılarını benim göndermemi istemesiyle, bilgisayarla tanıştım. Anladım ki, büyük kolaylıkmış. Ben de bazı kitaplarımı ve yazılarımı bilgisayarda yazdım. Bilgisayarsız yazı yazmayı, internetsiz de bir yaşamı düşünemiyorum. Koca evde yalnız yaşıyorum. Boşluk çok kötü; insanın bir meşgalesi olmalı. Kızım emrivaki yaptı; Facebook'ta profil oluşturdum. Yazılarımı koyuyorum; insanlardan beğeni alıyorum. Beğenenler olunca hoşuma gidiyor. Tüm yorumları da okuyorum. Benim yaşımdaki birisinin, bilgisayar ve akıllı telefonda internete girmesine pek rastlanmıyor. Çevremdekilerin ağızları açık kalıyor; bunları becerebildiğim için beni tebrik ediyorlar. Kullanmaya bağlı, hayra kullanıyorsan hayra vesile olur. Tehlikeli de olabilir, Allah saklasın.Çocuklar bize muziplikler de yapıyor. Ben 84, dünürüm 90 yaşında. İkimizin fotoğrafını çekip, komik bir videomuzu yaptılar; orada dans edip, taklalar atıyoruz filan. Sonra videoyu Facebook'a koydular. İkimizin de çok hoşuna gitti."

LEYLA BEYOĞLU (Memur emeklisi , 67):

Dayımın oğlunu buldum

"Eşimi 10 yıl önce kaybettim. Dört yıl önce de meraktan dizüstü bilgisayar aldım. Çocuklar da sosyal medyayı öğretti. Öğrendikçe hoşuma gitti. Facebook hesabım var. Buradan günlük gelişmeleri takip ediyorum, arkadaşlarımla görüşüyorum. Tüm dünya önünüze açılıyor. Hele yalnız olunca bu çok güzel bir şey. Akıllı telefonumla da sosyal medyaya giriyorum. Çocuklarla birbirimize video gönderiyoruz. Yaşıtlarıma tavsiye ediyorum; 'Kurcalayın, öğrenin. Sıkıntınız gidiyor' diyorum. Bir gece uyuyamamıştım. Yeğenimle Facebook'tan görüşürken, tanıdık gelen bir isim gördüm. Yeğenime sorunca, dayımın oğlu kendisi yanıt vererek, 'Hala kızı ben, dayının oğlu' dedi. Çok uzun yıllar görüşememiştik. Çok duygulandım ve ağladım. El sanatları ve resme ilgim var. Yağlıboya tabloları yapıyorum. Bu ilgimi geliştirmek için Instagram hesabı da oluşturdum."

HEDİYE İNCE (Emekli , 67):

Eşim ölünce bana meşguliyet oldu

"Ankara'da yaşıyorum. İki yıldır sosyal medyayı kullanıyorum. Yeğenlerim öğretti; çabuk da alıştım. Sabah kalkıp, işimi toparladıktan sonra Facebook'a girerim, akşam bir daha bakarım. Eşim öldükten sonra kendime meşguliyetler buldum. Ankara'da Türk Sanat Müziği kursuna ve spora gidiyorum. Çocukluk arkadaşlarım, sosyal faaliyetlerdeki arkadaşlarım, ailem, komşularım olmak üzere çok arkadaşım var. Her gün sosyal medyaya bakıyorum çünkü, arkadaşlarımla programlar yapıp, ülkede, dünyada neler olmuş onları öğreniyorum. Gençlik arkadaşlarımla da Facebook üzerinden görüşüyoruz; bu sayede Gaziantep'teki bir ilkokul arkadaşı mı buldum. İnternet ve sosyal ağlar beni çok daha sosyalleştirdi. Bunların yanı sıra fotoğraf paylaşımlarında da bulunuyorum."

MÜNİRE HOMURLU (Ev kadını , 70):

Yemek tarifi veriyorum

"Bu yaşta ne gerek var; beceremem' diyerek internet ve sosyal ağlara başta çok direndim. Dört yıldır yoğun bir şekilde kullanıyorum. Tablet, bilgisayar ve akıllı telefonda. Daha çok Twitter'dayım. Çocuklar Facebook hesabı da açtı ama orada aktif değilim. Sesli, görüntülü, yazışmalı her özelliğini kullanıyorum. Fotoğraf da paylaşıyorum ama çocuklar kötü amaçlı kullanabilir diye uyardıkları için, Twitter'da paylaşmıyorum. Aslında teknoloji bizim yaşımızdakiler için tahayyül edilemeyecek bir kolaylık. Gençliğimizde sadece radyo vardı; o da tek kanal. Yalnız yaşadığım için sosyal medya kendimi iyi hissettiriyor. İstediğim anda dünyanın neresinde ne olmuş görebiliyorum. Çocuklara gelişmeleri ben anlatıyorum. Mesela kanlı ay tutulmasını görmemişler. Fotoğraf gönderdim de haberleri oldu. Sosyal medyayı yaşıtlarıma öneriyorum çünkü Twitter'la çok sosyalim; okey arkadaşlarım var, hobi kursu arkadaş grubum ile çocuk ve torunlarımla ayrı ayrı grubumuz var. Eğleniyoruz, dertleşiyoruz. Torunlara yemek tarifi bile veriyorum. Smile işaretlerini yapmayı da seviyorum."