Güzel, zarif ve büyüleyici bir endam

Giriş Tarihi: 29.11.2015
Güzel, zarif ve büyüleyici bir endam

Oyuncu bir anne babanın çocuğuydu, 13 yaşında ilk filminde boy gösterdi. Öylesine alımlı, yetenekli ve zarifti ki hızla kendini kabul ettirdi. Fransız sinemasının yaşayan efsanesi Catherine Deneuve Antalya Film Festivali için Türkiye'de

Belki de bir Fransız lisesinden mezun olmanın en güzel yanı Fransız yazarların kitaplarını, Fransız filozofların eserlerini orijinal dilinde okuyabilmektir. Tabii ki bir de dünya sinemasının en duygulu, en çarpıcı sineması diyebileceğim Fransız sinemasının vurucu filmlerini orijinal dilinde izleyebilmek. Ve Fransız sineması dendiği zaman insanın aklına ilk gelen isimlerden biri Catherine Deneuve olur. Sanırım Deneuve'ün izlediğim ilk filmi Indochine'di. 1992 yılında vizyona giren filmle Deneuve, En İyi Kadın Oyun Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi ve diğer sayısız birçok ödülün yanında En İyi Kadın Oyuncu dalında Cesar ödülüne layık görüldü. Sonra 1998 yılında vizyona giren Place Vendome'u ve 2002 yılında vizyona giren François Ozon'un yönettiği 8 Femmes'ı izlediğimi hatırlıyorum. 1943 doğumlu bu efsane isim 6 Aralık'ta son bulacak Antalya Film Festivali için Türkiye'de gelecek. Yaşam boyu başarı ödülüne layık görülen Deneuve, baştan sonra sinemayla yoğrulmuş bir hayatın kahramanı aslına bakarsanız.

13 YAŞINDA İLK ROL
13 yaşında Les Collegiennes isimli filmdeki rolüyle sinemaya adım attı Deneuve. Oyuncu bir anne ve babanın çocuğuydu. Paris'te sinema ve tiyatro oyuncularıyla iç içe bir çocukluğu oldu. Deneuve'ün eleşirmenler tarafından kabul edilmesi ve yıldızlaşması için çok zaman geçmesine gerek kalmadı. 1964 yapımı Jacques Demy'nin Les Parapluies de Cherbourg müzikali, henüz 21 yaşında olan Deneuve'ün acımasız Fransız sinema eleştirmenlerine kendisini ve oyunculuğunu kabul ettirdiği film olarak tarihe geçti. Herkes ondan bahsediyordu. Güzeldi, sevimliydi, bunların hiç farkında değilmiş gibiydi, melankolik bir havası vardı, mutlu bir ifadesi, büyüleyici bir endamı ve zarif tavırları...

İLK GÖRÜŞTE AŞK
Fransa 'ideal kadınını' bulmuştu. 21 yaşındaki Deneuve'ünse aklı o sıralar yaklaşık iki sene önce tanıştığı yönetmen Roger Vadim'den başkasında değildi. "İlk görüşte aşktı. Ben kadın olmayı, mutlu olmayı ve iyi bir oyuncu olmayı onunla öğrendim" diyen Deneuve kendinden 15 yaş büyük olan Vadim'e gönülden bağlıydı. 1963 yılında çiftin oğulları Christian doğdu. Kazandığı ünle birlikte Deneuve ve ilk büyük aşkı yollarını ayırma kararı aldı. Zaten Vadim çok geçmeden Jane Fonda ile aşk yaşamaya başladı ve evlilik kararı aldı.

15 GÜNDE EVLİLİK

Ancak Deneuve tam bir aşk kadınıydı. Playboy dergisine poz vermesi istendi. Ve fotoğrafları da İngiliz fotoğrafçı David Bailey çekti. İkili arasında inanılmaz bir elektrik ve çekim vardı. Zaten 15 gün içinde evlilik kararı aldılar ve 1965 yılında evlendiler. Düğünde Fransız sinemasının güzel yıldızının üzerinde siyah bir elbise vardı. Hızlı verilmiş bir karar ve yuva kurma isteği Deneuve'ün bu ani kararı vermesine neden oldu. Güzel yıldız ilk ve son evliliği için, "Bir çekimdi. Aklım mı yerinde değildi? Tam neden evlendim bilemiyorum. O İngiliz çocukta ne vardı da beni çekti, onu da bilemiyorum. Beni geliştirdi. Yüzümü kullanmayı, duruşumu değiştirmeyi ve giyinmeyi onunla öğrendim. Düşünsenize beni ilk gördüğünde çıplaktım. Herhalde hayatımdaki en büyük pişmanlık bu dergi projesidir. Tanımlayamadığım garip bir dönemdi" diyor. Düzenli bir evliliği olmasını isteyen Deneuve'ü 1967 yılında büyük bir acı bekliyordu. Zaten bu acının altından da yıllarca kalkamadı. O yıl Deneuve, kendisi gibi oyuncu olan kız kardeşi Françoise'ın ölümüyle yıkıldı. Deneuve o dönemi, "Tam bir zombiye dönüşmüştüm. Oyunculuk aşkından çok ya da projelerin verdiği ilhamdan çok kardeşimin ölümünün acısını unutabilmek için setten sete koşuyordum. Unutabilmek için çalışmam lazımdı" diyen oyuncu 1971 yılında hayatını tamamen değiştirmeye, silkelenip ayağa kalkmaya karar verdi.

KIRIK AŞK HİKAYELERİ

Zorlamayla süren evliliğini sonlandırma kararı alan Deneuve'ü kapıda yeni bir aşk bekliyordu. Tam o dönem İtalyan yönetmen Marco Ferreri'nin Liza filminde yer almaya "Evet" dedi Deneuve. Ve 1971 yapımı film için İtalyanların yakışıklılığı dillere desten aktörü Marcello Mastroianni ile karşılaştı. Başrolleri paylaşan bu iki efsane arasında kıvılcımların ortaya çıkması için çok zaman geçmedi. Deneuve evliliğini bitirdi ve birlikte yaşamaya başlayan çiftin 1972 yılında kızları Chiara dünyaya geldi. Büyük aşk ne yazık ki çok uzun soluklu olmadı. 1975 yılında çift yollarını ayırdı. 32 yaşındaki Deneuve, iki çocuğu ve geride bıraktığı kırık aşk hikayeleriyle sinemadaki yoluna devam etti. Bu büyük aşkın ardından da Deneuve aşk ve ilişkilerle hiç anılmadı.

TORUN SAHİBİ

Hâlâ filmler çekmeyi sürdüren beş torun sahibi Deneuve ölümlerine kadar tüm sevgilileriyle arkadaş kalmayı başardı. Tek başına oyunculuğuyla ve katıldığı yardım çalışmalar ıyla hep gündemde kalmayı sürdürdü. Deneuve hayatının tek gerçek aşkı oyunculukla ilgili, "Her acıda işime sarıldım. Oyunculuk benim hayatta kalmamı sağladı. Biz oyuncular için yaptığımız iş kendi varlığımızdan çok daha kıymetlidir. Hata yaparız, yalnız kalırız, aslına bakarsanız hep çocuk kalırız. Belki de hayatımıza giren herkesin ilk bilmesi gereken şey bu" diyor.
ARKADAŞINA GÖNDER
Güzel, zarif ve büyüleyici bir endam
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz