Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kadınlar esareti değil cesareti seçmeli

Giriş Tarihi: 27.12.2015
Kadınlar esareti değil cesareti seçmeli

Evlenip anne olduktan sonra ekranlardan uzaklaşan Pelin Karahan çok yakında atv'de yayımlanmaya başlanacak Yeter adlı dizide karşımıza çıkacak. Dizide kocasının psikolojik şiddetine maruz kalan Aylin Harmanlı'yı canlandıracak güzel oyuncu "Ben şiddet görseydim düzeni bozmamak için kocasına katlanan kadınlardan biri olmaz, esareti değil cesareti seçerdim" diyor

Soğuk ama güneşli bir kış günü, Grand Tarabya Oteli'nde buluşuyoruz Pelin Karahan'la. Denizin üzerinde pırıl pırıl parlayan güneş gibi parlıyor gözlerinin içi. Tıpkı ekrandan göründüğü gibi Pelin Karahan. Özenli, zarif ve ağırbaşlı. Maddi sıkıntılar içinde ama sevgi dolu bir ortamda geçmiş çocukluğu. Anneannesi ve teyzeleri prenses gibi büyütmüş onu. Üniversitede turizm okumuş, hep çalışmak zorunda kalmış. Hem kendine hem annesine bakmak için geldiği İstanbul'da bir ajansa kaydolunca şansı dönmüş. O bir istikrar abidesi. 10 yıldır yaptığı meslekte Yeter üçüncü dizisi. 30 yaş dönüm noktası olmuş onun için. Evlenip çocuk sahibi olan Karahan kendini hayal ettiği ne varsa ona kavuşmuş hissediyor. Anneliğin onu çok değiştirdiği söylüyor, "Artık daha merhametli, daha vicdanlı ve daha duygusalım" diyor. Oğlu Ali Demir tüm hayatını kaplasa da eşine vakit ayırmaya özen gösteriyor. Kendisiyle ilgili her şeyle bugün bile yakından ilgilenen annesini asla ihmal etmiyor. Sanki ünlü bir oyuncu gibi değil de evimizin kızı, vefalı bir dost, sevgi dolu bir anne, özenli bir eş... Sohbet derinleştikçe içindeki neşeli kadını da görüyoruz, kaybettiği anneannesinden bahsederken gözlerinin buğulandığını da... Şiddet mağduru kadınların sesi olmaya hazırlanan güzel oyuncu sizin de kalbinize dokunacak.

- Az sayıda dizide oynadınız. Nasıl değerlendiriyorsunuz gelen teklifleri?
- Senaryo çok önemli. İyi gelmeli, seni içine çekmeli, gerçekçi olmalı. Yazın sayısız senaryo gelmişti. Hiçbiri Yeter gibi hissettirmedi. Sayfalarını merakla çevirerek sıkılmadan okuduğum başka dizi olmadı. Bir süre çalışmam diyordum. Fakat iyi bir senaryoyla karşılaşınca dayanamadım. Haziran ayında Koliba Film'den Ata Türkoğlu'yla bir araya geldik. Senaryoyu ilk okuyanlardan biriydim, çok beğendim fakat oğlum çok küçük olduğu için erken diye düşündüm ve teşekkür ettim. Ama içimde bir yerde kalmıştı. Kısmet oldu, ekim gibi yeniden yollarımız kesişti. Demir de biraz ortaya çıkmış olduğu için "Her halde bu işte bir hayır var" diyerek teklifi kabul ettim. İş beni beklemiş, ben işi beklemişim. Şimdi top seyircide.

- Dizide psikolojik şiddete maruz kalan bir kadını oynuyorsunuz. En ağır rolünüz bu olacak galiba?
- Şiddet toplumsal hatta evrensel bir konu. Bir kadın, eş ve anne olarak çok daha iyi hissettim karakterimin yaşadıklarını. Evliliğini bitirememesinin yegane sebebi çocukları. Bugün birçok kadın bunu yaşıyor ama sesini çıkartamıyor. Fiziksel şiddet çok daha gözle görülür bir şey. Psikolojik şiddet belki çok daha yaygın ama ispat edilemediği için kaçmak da mümkün olmuyor. Benim çevremde de var böyle kadınlar. Kadınlar bazen psikolojik şiddete uğradığını bile fark etmiyor. Kimi zaman kadın olarak düzeni bozmamak için kılıflar buluyoruz. Ama daha yıpratıcı. Psikolojik şiddet bazen fiziksel şiddetten daha zarar verici. Ben bir buçuk sene sonra televizyonda olacağım. Heyecanlıyım. Biraz da korkuyorum. Hep kalabalık kadrolarda yer aldım. Bu sefer başrolü Yurdaer Okur ile paylaşıyoruz. Seyircinin beğeneceğini düşünüyorum.

- Siz ne yapardınız şiddete uğrasaydınız?
- Dizide soruyoruz: Esaret mi, cesaret mi? Benim yanıtım cesaret.

- 30 yaşında evlendiniz, anne oldunuz, daha önce hiç oynamadığınız kadar dramatik bir rol canlandırdınız. 30 öncesi Pelin ve 30 sonrası Pelin arasında nasıl farklar var?
- Oyunculuk kariyerim ve yaşım birbiriyle örtüşerek yol aldı. Anne olduktan sonra anne rollerini hissetmem çok daha kolay. 20'li yaşlarımda bu rol gelse zaten kabul etmezdim. Öyle bir cesaretim olmazdı.

- Bir oyuncu için çok erken sayılabilecek yaşta evlenip erken yaşta anne oldunuz? Korkmadınız mı hiç evlilikten?
- Günümüzde kadınlar daha geç anne oluyor tabii. Hiçbir zaman korkmadım, hep istedim aile kurmayı. Bir çocuğumun olduğunu hayal ettim. 30 yaşında anne olmak istiyordum. Kısmet de öyleymiş. Kadın için 30 yaş önemli. Gençlikten tamamen çıkıp artık daha olgun olduğunuz bir dönem. Bir şeylerin farkına vardığınız bir zaman. Anne olmak için de bence güzel bir yaş. Ne çok geçe bırakmış oluyorsunuz ne çok erken...

- Anne olmanız size gelen rollerde bir farklılık yarattı mı?
- Dışarıdan algı nasıl bilmiyorum. Ama tabii ki anne rolleri de gelmeye başlıyor ister istemez. Daha genç roller de geliyor hâlâ. Biraz fiziksel özelliklerle de alakalı. Minyonum. Çocuksu bir yüzüm var. Hâlâ genç birini oynayabilirim. Tabii bir 10 sene sonra göreceğiz bu özelliklerim işe yarıyor mu yaramıyor mu? Annelik anne oynarken çok işe yaradı ama.

- Bir senedir annesiniz. Annelikle aranız nasıl?
- Oğlum bugün bir yaşını dolduruyor. Artık daha merhametli, daha vicdanlı ve daha duygusalım. Annelik çok güzel ve zor ama tek bir cümleyle özetlenebilir: Dünya bir yana, Ali Demir bir yana. Bütün gün aklımda bir o var, bir de geriye kalan her şey ve herkes. Tek önceliğim o.

- Şimdi diziyle birlikte uzun saatler çalışıyorsunuz. Özlüyorsunuzdur oğlunuzu...
- Sağolsunlar setteki arkadaşlar bu konuda çok yardımcı oluyor. İdare ediyorlar beni. Çok yormadan, yıpratmadan çalıştırıyorlar. Çocuğumu görmeye, onunla olmaya vaktim kalıyor. Bu işime de olumlu yansıyor. Hem eşim, hem anne, hem bir kariyerim var, hem de kendime ait bir hayatım... Çok bölünüyorum. Bazen hangisine öncelik tanıyacağımı şaşırıyorum. Bunlar bir sisteme oturuyor zamanla.

ARKADAŞINA GÖNDER
Kadınlar esareti değil cesareti seçmeli
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz