X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Evliliğin bağışıklık sistemi çökerse çözümü var evlilik terapisi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Evliliğin bağışıklık sistemi çökerse çözümü var evlilik terapisi

  • Giriş Tarihi: 28.2.2016
Evliliğin bağışıklık sistemi çökerse çözümü var evlilik terapisi
Evliliğin bağışıklık sistemi çökerse çözümü var evlilik terapisi

Evlilikler her zaman başladığı gibi devam etmeyebilir. Ancak bitmek üzere gibi görünen bir evliliği kurtarmak imkansız değil. Evlilik terapisi bu noktada devreye giriyor ve içinden çıkamayacağınızı düşündüğünüz sorunları çözmenin yöntemlerini gösteriyor

Ünlü oyuncu Hande Subaşı ile eşi Can Turson dört yıllık evliliklerini ani bir şekilde bitirme kararı aldı. Bu kararda, Turson'un internet üzerindeki arkadaşlık sitelerine üye olması ve Subaşı'nın bunu farketmesinin etkili olduğu söyleniyor. Güzel oyuncu durumu hemen mahkemeye taşıdı ve boşanmak için dava açtı. Ancak çift son dakika mahkemeden süre istedi. Çünkü Subaşı'nın tiyatro turnesi nedeniyle konuyu yeterince değerlendiremediklerini düşünüyorlardı. Diğer tarafta uzun süredir boşanma davaları devam eden başka bir çift Bade İşçil ve Malkoç Süalp var. Büyük bir aşkla evlenen ikili, bebekleri dünyaya geldikten kısa bir süre sonra sorunlar yaşamış ve boşanmaya karar vermişlerdi. Bu süreçte İşçil'in psikolojik şiddet gördüğüne dair iddiaları olmuş, mahkemeden de koruma talebinde bulunmuştu. Ancak İşçil ve Süalp'in barıştıkları yönünde çıkan haberler de gündeme bomba gibi düştü. Üstelik bu kararda birbirlerini hâlâ sevmelerinin etkili olduğu söyleniyor. Peki, boşanma aşamasına gelmiş, evlerini ayırmış, velayet savaşları yapmış, aldatıldığına dair şüpheler yaşamış çiftlerin evliliklerini kurtarması mümkün mü? Yoksa sorunlar içinden çıkılmaz hale gelince tek çare boşanmak mı? Binbir emekle kurulmuş bir yuvayı her problem çıktığında yıkmayı düşünmek doğru mu? İstatistiklere göre, ülkemizde geçen seneye göre boşananların sayısı yüzde 4.5 artmış. Oysa içinden çıkamadığımız sorunlarda ayrılmayı düşünmenin yanında bir seçeneğimiz daha var: Evlilik terapisi. İşte biz de bu düşünceyle, Uzman Psikolog ve Gottman Çift Terapisti Özge Altan Aytun'un kapısını çaldık ve hangi durumlarda evliliğin kurtarılmasının mümkün olduğunu, terapilere gelen çiftlerin sorunlara nasıl yaklaşacaklarını ve çözümün senelerini harcayacak kadar zor olmadığını göreceklerini öğrendik.

İLETİŞİM ÇOK ÖNEMLİ

- Evlilik terapisi nedir, ülkemizden en çok kimler bu terapiye başvuruyor?
- Evlilik terapisi, ilişkilerinde problem yaşayan çiftlerin başvuracakları bir tedavi yöntemi. Bu terapi, birey olarak değil ilişkileri düzenlemek içindir. Yeni evli, hâlâ birbirini sevdiğini söyleyen, ilişkilerini kurtarmak isteyen ve değişime açık çiftler bu terapiye başvuruyor.

- Çiftler en çok hangi problemleri yaşıyor?
- İletişim problemi yaşanıyor en çok. Çiftler 'Sen bencilsin, şöylesin, böylesin...' diyerek acımasızca birbirlerini eleştiriyor. Biri eleştirince diğeri savunmaya geçiyor ve birbirlerine vermek istedikleri mesajları veremiyorlar. İletişim tıkanıyor. Diğer bir konu da aşağılama. Eşlerden biri diğerini küçük görüyor. 'Sen çocuk bakmaktan, para işlerinden ne anlarsın...' gibi söylemlerle diğerini ezmeye başlıyor. Sistematik olarak devam ederse eşlerden biri hastalanıyor. Aslında bu psikolojik bir şiddet.

- Peki, evlenmeden önce kişi psikolojik şiddet görüyorsa, hemen ayrılmalı mı?
- Çiftlerin en büyük hatası 'evlenince değişir' diye düşünmeleri. Çünkü görünen köy kılavuz istemiyor. Evlilik sonrasında da bu durum değişmiyor. Şiddete uğrayan taraf, 'Ben bunu yaptım o yüzden şiddet gösterdi' diyerek durumu hafifletmeye çalışıyor. Şiddet gösteren taraf ise yaptığını asla kabul etmez. Sonuçta hem şiddete uğramış hem de şiddetin sorumlusu siz olmuş olursunuz.

HER ŞEYİ PAYLAŞIN

- Aldatma sonrası evlilik devam edebiliyor mu?
- Eşlerin birbirini aldatmasının en büyük sebebi duygusal kopukluk. Artık eşler evden daha çok işte zaman geçiriyor. Evde birlikte oldukları zamanı da iyi değerlendiremediklerinde duygusal olarak uzaklaşıyorlar. Sonra sürekli vakit geçirdiği iş arkadaşının ne kadar hoşsohbet olduğunu düşünmeye başlıyor, zamanla daha da yakınlaşıyorlar ve aldatma adım adım başlıyor. Eşiyle aralarındaki pencere kapanıyor, iş arkadaşıyla yeni bir pencere açılıyor. Öngörüsü yüksek çiftler, 'Birbirimizi hiçe saydık ve aldatma oldu ama kurtarabiliriz' diye düşünebiliyorlar. Evli kalmayı tercih ediyorlarsa, artık karşılıklı güven üzerinden hayatlarına devam etmeleri gerekiyor. Telefonlar ortada oluyor, iletişim açık kalıyor.

- Ev işleri de çalışan çiftler arasında problem yaratabiliyor, değil mi?
- Artık kadınlar erkeklerle aynı sürede ve şartlarda çalışıyor. Ev işleri ve çocuk bakımı sadece kadından bekleniyorsa bu ciddi bir sorun yaratıyor. Erkekler de azalan cinsellikten şikayet ediyor. Oysa kadının enerjisi kalmıyor, tükeniyor artık. Bu da kopukluğa sebep oluyor. Çünkü erkeğin boş vakti var ama kadın sorumluluktan nefes alamıyor.

- Mutlu çiftlerin sırrı var mı?
- Her şeyi paylaşıyorlar ve birlikte zaman geçirmek için fırsat yaratıyorlar. 'Hadi mutfakta yemek yaparken sohbet edelim, maç izlerken sen de yanımda otur' diyerek birbirlerine yöneliyorlar.

BEBEĞİN ÜÇ EBEVEYNİ VAR

- Son dönemlerde 'çocuk için evlenme' durumu ortaya çıktı...
- Bu sağlıklı bir durum değil. Özellikle 30-35 yaşındaki kadınlar hormonlarının da etkisiyle böyle bir düşünceye kapılabiliyorlar. İlişki bebekten sonraya atılıyor. Oysa bir çocuğun üç ebeveyni vardır. Annesi, babası ve annebabasının ilişkisi. Çocuk nasıl bir ilişki görürse büyüdüğünde öyle bir ilişki kuracaktır. Bu yüzden ideali, mutlu bir aile kurmaktır.

- Aldatmaya dair dedikodular çıktıysa ama bir delil yoksa bu çiftler evliliğini kurtarabiliyor mu?
- Bu dedikodularla başa çıkabilmek önemli. Çünkü her çift kendine özel. Bu tür durumlarda dayanışma, takım olabilmek önemli. Bazı çiftler dışarıdan ne gelirse bununla mücadele edebilirler. Ancak evliliğin bağışıklık sisteminin düşük olduğu dönemlerde çiftler bu durumla başa çıkamayabilir.

İYİ EVLİLİK ÖMRÜ UZATIYOR

- Ekonomik özgürlüğünü kazanan kadın daha mı kolay vazgeçebiliyor evlilikten?
- Kimse boşanmak için evlenmez. Eskiden boşanmış kadın olmak çok zordu ama artık bir alternatif. Kötü giden ilişkiyi sürdürmeme durumu olarak düşünülüyor boşanma. Ancak kötü olarak değerlendirilen şey nedir, bunu irdelemeliler ve biraz daha çaba sarf edebilirler.

- Evi, arabası olsun, üniversite mezunu olsun gibi öncelikler üzerinden verilecek evlilik kararları ne kadar sağlıklı?
- İnsanların beklentilerini önemsiyorum. Ancak önce "saygı duymalıyım, eşim beni sevsin, değer versin" demeli. Bununla birlikte istedikleri de varsa o zaman iyidir. Ancak sevgi, saygı yoksa sadece istediği o kalıplar varsa bu sağlıksız bir durum. Çünkü evlilik beslenmesi gereken bir durumdur. İki taraf ta beslemezse mutlu olamazlar.

BOŞANMAYA GÖTÜREN SEBEPLER
Mahşerin dört atlısı; eleştiri, aşağılama, savunma ve duvar örme. Evlilikte bunların dördü de varsa o çiftler yüzde 94 oranında boşanıyor. Eleştiri : Taraflar birbirini bencilsin, duyarsızsın, sen hep böylesin diye genellerler. Sürekli hata bulma ve yargılama durumu vardır. Bu tür davranışlara maruz kalan kişi, kendini bu ilişkiden kurtarmanın yollarını arar. Kendilerini ilişki içinde işe yaramaz hisseder. Takdir edilmediği ortamdan uzaklaşıp takdir edildiği ortamlara gitmeye çalışır. Aşağılama : Birinin diğerinden daha üstün olduğunu gösterme durumu. Vücut diliyle de sözleriyle de eşini aşağılar. Sen sadece ilişkide değil hayatın her alanında kötüsün şeklinde mesaj verir. Çift ayrılsa da aşağılanan tarafın özgüveni uzun süre zedelenmiş olarak devam edebilir. Savunma : Hiçbir sorumluluk almamaktır. Karşı taraf bir şey söylediğinde oku hemen ona çevirmek, dinlemeden savunma haline girme durumu. Duvar örme : Eşlerden biri endişesini dile getirdiği zaman, diğeri bunu yok sayıyor ya da konuyu değiştiriyorsa, bu eşin diğer eşe duygusal ve fiziksel anlamda bir duvar örmesidir. Endişesini dile getiren çifte verilmiş bir "sen değersizsin" mesajıdır.

BEBEKTEN SONRA BABA DIŞLANIYOR
Bebekten sonra evliliklerin yüzde 67'si düşüşe geçiyor. Geriye kalan kısım da hayatlarının en sıkıntılı dönemlerini geçirdiklerini söylüyorlar. Evlilikten önce romantizm, arkadaşlık, sosyallik, cinsellik üst safhada. Bebekten sonra ise romantizm yok, sosyallik mümkün değil, cinsellik ise azalıyor. Bebeğe bakmak için anne, anneanne, teyze, kız arkadaşlar bir arada olup babayı dışlıyor. Oysa bebeğin tüm süreçlerine baba da dahil edilmeli. Doğum sonrası için stres önleme süreci planı yapılmalı. İlişkiyi tazelemek için neler yapılabileceği de mutlaka konuşulmalı. Bu plan yapılırken bebekle birlikte üçümüz ne yapabiliriz diye düşünülmeli.

FİZİKSEL ŞİDDETE DİKKAT
Eşlerin birinin diğerinden üstün olduğu, fiziksel şiddet uyguladığı, korktuğu ilişkilerde mutlaka şiddet uygulayan tarafın bireysel tedavi görmesi, öfke kontrolünü sağlaması, gerekirse ilaç kullanması gerekir. Ancak bu aşamadan sonra çift terapisi yapılabilir. Şiddete uğrayan eş, sevdiği için karşısındakinin değişeceğine inanıyor. Hatta ekonomik özgürlüğü olan kadınlar da aynı şekilde davranabiliyor. Düzelecek, benim yüzümden oldu gibi düşünüyor. Oysa bu doğru bir davranış değil. Çünkü öncelik insan hayatı. Kadını koruma ve bilgilendirme ilk hedefimiz.

TARTIŞMA YOKSA SIKINTI VAR
Tartışmalar nazik bir şekilde yönetiliyorsa burada sıkıntı yok. Ancak çiftler hiçbir konuda tartışmıyor, problem yaşamıyorlarsa bu sandığımız kadar masum bir durum değil. İki insanın birbiriyle aynı olması, aynı düşünmesi, ruh ikizi olmaları filmlerin hayatımıza soktuğu kavramlar. Oysa tartışmanın hiç olmaması çiftlerin aralarındaki iletişimi de kestiği manasına geliyor. Genelde artık ev arkadaşı gibi olmuş oluyorlar. Oysa kavga ettiklerinde yanlış da olmuş olsa aralarında bir iletişim olmuş oluyor.

PINAR YILDIZ YÜKSEL