Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bölgenin kitap üssü olmalıyız

Giriş Tarihi: 6.3.2016
Bölgenin kitap üssü olmalıyız

CNR Kitap Fuarı üçüncü kez kapılarını açtı. Basın Yayın Birliği Başkanı Münir Üstün, fuarı ve amaçlarını anlattı. Üstün "Kitap fuarlarıyla insanların ayağına gitmek zorundayız. Jeopolitik üstünlüğümüzü kültür ve kitapla da ortaya koymalı, bölgenin kitap üssü olmalıyız" diyor

Bu yıl üçüncü kez kapılarını açan CNR Kitap Fuarı, 13 Mart Pazar akşamına kadar kitapseverleri bekliyor. Çok sayıda yerli ve yabancı yayınevini ağırlayan fuarın bu yılki teması, Engelsiz Bir Dünya olarak belirlenmiş. Binlerce kitabı okuruyla buluşturan fuar, panel, dinleti ve söyleşilerle zengin bir programa da ev sahipliği yapıyor. Fuarı düzenleyenlerden Basın Yayın Birliği Başkanı Münir Üstün, fuarın detaylarını, hedefleri ve yayınevi dünyasını SABAH'a anlattı.

- Alternatif bir kitap fuarı mısınız?
- Hayır, bu bir zorunluluk. Ben ve çok sayıda yayıncı arkadaşımız TÜYAP Kitap Fuarı'na da katılıyoruz. Zorunluluk dedim; çünkü okuyucunun ayağına gitmeliyiz. Bana göre Anadolu yakasına da fuar gerekiyor. Şehrin ortasında kitap fuarı yaptığınız zaman çok başarılı oluyorsunuz.

- CNR Kitap Fuarı'nın hedefi nedir?
- Meksika ve Hindistan dışında dünyadaki tüm kitap fuarlarına katıldım. Sıralama yaparsak, ilk sırayı Frankfurt sonra Londra ve Bologna kitap fuarı gelir. Biz de sıradan bir kitap fuarı olmak amacında değiliz. Hedeflerimizden biri, uluslararası olmak. Bu önemli bir aşama. Fuarınızın uluslararası olabilmesi için dördüncü kez gerçekleştirebilmeniz gerekiyor. Önümüzdeki yıl, uluslararası olacağız.

- Uluslararası boyutta bir vizyon belirlediniz mi?
- Kültür, kitap üssü olmak. Ülkemizin jeopolitik önemi biraz da kültürle öne çıksın istiyoruz. Bu kitap üssüyle, Avrupa'ya, Türki Cumhuriyetleri'ne, Uzakdoğu'ya açılabilirsiniz. En büyük hayalimiz de bu. Yani bir etkileşim sağlamak istiyoruz.

- Buna hazır mıyız?
- Hazırız; iyi okuyoruz, iyi yoldayız. Sektörümüz her yıl yüzde 12-15 arasında büyüyor. Ama ziyaretçi sayımız İstanbul nüfusuna göre yeterli değil. TÜYAP'ın bu yılki ziyaretçi sayısı 550 bin kişi. İki fuarın ziyaretçi sayısı 850 bin civarı. İstanbul'un nüfusu ise 14 milyon.

- Bundan ne sonuç çıkarıyorsunuz?
- Okumaya düşkünüz ama fuarlara ulaşmak zor. Gerçi bazı projelerle artık fuar alanları şehrin merkezinde kalıyor olsa da ulaşmak kolay olmayabiliyor. Anadolu yakasındaki insanları nereye koyacaksınız? İnsanların ayağına gittiğiniz zaman muhakkak ilgi görüyorsunuz. Şöyle örnek vereyim; Adana'da kitap fuarı düzenleniyordu. Biz de Mersin'de yaptık. Dokuz günlük bir fuardı. İki kent arası da 100 km'lik bir mesafede. Birbirine çok uzak değil. Hem bizim hem de TÜYAP'ın fuarı gerçekleşti. Demek ki oluyor. Özellikle yazarla sohbetler, panel ve imza günleriyle insanlar sizi taçlandırıyor. Okuyucu benim gözümde birer kahraman.

OKUYUCU BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE

- Okuyucu kahramanınız mı?
- Evet, onlar bizim kahramanlarımız. Okuyucularımızın her zaman başımızın üstünde yeri var. Okuyucu olmadan fuarın bir anlamı, yazar olmadan da yayıncının bir anlamı yok.

- Ziyaretçi sayıları İstanbul için yeterli mi?
- İlk sene 178 bin, geçen yıl 280 bin okuyucuya ulaştık. Bu sene de hedef 400 bin okuyucu. Her yıl yüzde yüz artıyor.

- Bu sayılarda tek neden sadece ulaşım mı?
- Kesinlikle iyi okuyan bir milletiz. Sektörümüz geçen yıl 384 milyon kitap yayımlamış. Milli Eğitim Bakanlığı'nın dağıttığı ücretsiz ders kitapları haricinde. Onlarla beraber 650 milyona erişiyoruz. Kişi başına ortalama sekiz kitap düşüyor. Bu çok önemli bir rakam. Ayrıca sektörün büyüklüğü 3 milyar dolar. Dünya Yayıncılar Birliği'nin verilerine göre Türkiye hem kitap yayımlanma noktasında hem de ciro olarak dünyada 11. sırada. Türkiye ekonomide dünyada 17, kitapta da 11. sırada. Son üç yıldır 53 bin civarında ilk defa yayımlanan kitapları basarak dünyada bu sıraya oturduk.

- Okuyucunun ayağına gitmek yeterli mi?
- Sadece yayınevinin okuyucunun ayağına gitmesi yetmiyor galiba. Okuyucu yazarı görüp muhabbet etmek hatta fotoğraf çektirmek istiyor. Yani bir temas olsun istiyor. Bu fuarla belki yazara belki yayıncıya hesap soracak.

Sessiz konferanslar, işaret diliyle şarkılar


- Okuyucu açısından fuarın avantajları neler?
- Yazar ve yayıncı münasebetleri açısından önemli. Özellikle çocuk ve gençlerin sosyalleşmesine de aracılık ediyor. Paris, New York'taki kitap fuarlarında da dikkatimi çeken ve çok hoşuma giden bir görüntü var; Çocuk ve gençlerin, yazarla iletişim sağladıktan sonra, bir kenara çöküp oturmaları. Bizim fuarlarda da bu güzel görüntüler ve hoş ortamlar oluşuyor. En azından burada olduklarında bilgisayar ve cep telefonlarıyla da ilgilenmiyorlar.

- Diğer kitap fuarlarından hangi noktada ayrılıyorsunuz?
- Belirlediğimiz temalarımız da önemli ve zengin programlara sahip. İlk fuarımızda sosyal medya temasını, ikincisinde Çanakkale Savaşları'nın 100. Yılı'nı işlemiştik. Bu yılki temamız da, Engelsiz Bir Dünya. Amacımız bu konuda bir farkındalık ve duyarlılık yaratmak. Engelsiz Dünya Platformu'yla birlikte hareket ettik. Yaklaşık bin 200 metrelik bir alanları var. İmza günleri işaret dili şarkıları, sessiz konferanslar, paneller yapılacak. Emre Belözoğlu, Abdullah Avcı gibi futbol adamları katılacak. Ayşe Kulin, Metin Şentürk, Akif Beki, Yavuz Bahadıroğlu gibi yazarlarla imza günleri, söyleşiler olacak. Ayrıca engelli arkadaşlarımızın yaptığı kitapları göreceğiz.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Bölgenin kitap üssü olmalıyız
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz