Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Anne-kız aynı dizide buluşunca... Birlikte gülüp, birlikte ağlıyorlar

Giriş Tarihi: 24.4.2016
Anne-kız aynı dizide buluşunca... Birlikte gülüp, birlikte ağlıyorlar

atv dizisi ‘Kırgın Çiçekler’de birlikte rol alan Çağla Irmak ve annesi Irmak, diziyi gözyaşları içinde izlediklerini söyledi: Kendimizi o kadar kaptırıyoruz ki oyunculuktan çıkıp seyirci oluyoruz ve her bölümü ağlayarak izliyoruz

atv ekranlarında yayınlanan 'Kırgın Çiçekler' dizisinde yetimhanede yaşayan genç kızlardan Kader'i canlandıran Çağla Irmak, dizide annesiyle buluştu. Geçen haftaki bölümde Çağla'nın annesi Irmak da diziye 'Nezihe' karakteriyle dahil oldu. Anne-kızın aynı dizide buluştuğunu öğrenince hemen onlarla bir araya gelmek istedim. Hülya Gülşen Irmak'ı ilk olarak çocukluk dönemimde izlediğim Ferhunde Hanımlar'dan hatırlıyorum. Dizide rol alırken kızı Çağla'yı dünyaya getirmiş. Çağla bebeklikte sahne tozu yutanlardan. Setlerde büyümüş ve çocukluk yıllarında kafaya koymuş oyuncu olmayı. Annesi pek istemese de oyunculuk aşkı ağır basmış. Yolları yıllar sonra aynı dizide kesişti. Anne-kızla Cihangir'de buluştuk. Karşıma birbirinden enerjik ve pozitif iki kişi çıktı. Sanki anne-kız değil de abla-kardeş gibiler. Etrafa gülücükler saçıyorlar. Konuşurken birbirlerine sarılıp aile sıcaklığını veriyorlar. Hülya Gülşen Irmak, kızının dizideki başarısından bahsederken ne kadar gurur duyduğunu gözlerinin içi parlayarak anlatıyor. Hatta artık kızının kendisinden daha tanınır olduğunu bile söylüyor. Sohbetimiz sırasında sürekli gülümseyen, içi içine sığmayan, yaşam enerjisi dolu anne-kız; hem ilişkilerini, hem de oyunculuk maceralarını anlattı.

KIZIMLA GURUR DUYUYORUM
Çağla, setlerde büyüyenlerden. Annesinin yanında setlere gitmiş, birçok oyunu ve dizinin kamera arkalarını görmüş. Hatta kendisini o dönem oyunculuğa o kadar kaptırmış ki annesi sahnede selam verirken o da kuliste selamlar verirmiş. Ancak annesi oyuncu olması konusunda çok çekimser kalmış. Hatta bu isteğini açıkladığında başka mesleklere yönelmesini istemiş. Ama Çağla kararını çoktan vermiş. Hülya Gülşen Irmak, "Çağla beni bu konuda ikna etti. Onunla bir tiyatro oyununa gittik. Oyunun sonunda hüngür hüngür ağlıyordu. Ne olduğunu sorduğumda 'Ben burada değil o sahnede olmak istiyorum' dedi. İşte orada onun gerçekten bu mesleği yapmak istediğini gördüm. Şimdi iyi ki bu mesleği seçmiş diyorum. Benim meslekte bugüne kadar koruduğum bir çizgim var. Çağla'nın bunun altında kalıp üzülmesinden çok çekindim ama o ne kadar başarılı olduğunu Kırgın Çiçekler'de gösterdi. Diziyi her izlediğimde kızımla gurur duyuyorum" dedi.

TORPİL İSTEMEM
İkili ilk kez Çağla 12 yaşındayken birlikte kamera karşısına geçti. TRT ekranlarına çekilen bir projede anne-kızı canlandırdı. Çağla, annesi oyuncu olduğu için kendisine torpil yapılmasını hiç istememiş. Bu nedenle gittiği görüşmelerde hep annesinin oyuncu olduğunu gizlemiş: "İlkokul zamanımda annem oyuncu olduğu için bütün arkadaşlarım beni kıskanırdı. O dönem bu durumdan çok mutlu olurdum. Annemin oyuncu olması benim en büyük şansım ama kendim bir şeyler başarmak istiyorum. Hülya Gülşen'in kızı olduğum için hiçbir şekilde bana torpil yapılmasını istemem."

ARTIK ROLLERİ DEĞİŞTİK
Anne-kızın yolu yıllar sonra Çağla'nın kendisini ispatladığı iş olan 'Kırgın Çiçekler'in setinde kesişti. Hem de bu sefer ev sahibi, annesinin setlerinde "Ben de oyuncu olmak istiyorum" diye gezen minik kız oldu. Hülya Gülşen Irmak, "Çağla set aralarında beni arayıp 'Anne boş zamanım var yanına geleyim mi?' diye soruyor. Ben de ona 'Kızım panik yapma ben yıllardır hem tiyatro hem de dizi setlerindeyim' diyorum. Sanki bu işte rolleri değiştik gibi bir durum oldu" diyerek kahkaha atıyor. Aslında ikili, en çok birbiriyle daha fazla görüşecek olmaktan mutlu. Farklı dizilerde oynarken boş günleri denk gelmeyen anne-kızın şimdilerde set programı birbirine uyacak şekilde ayarlanıyormuş.

KULİSTE OTURUP AĞLAMIŞTIM
Çağla, çocukluk yıllarında herkesin annesiyle tanışma ve fotoğraf çektirme isteğine imrendiğini de anlatıyor: "Herkes annemi tanıyor, beni kimse tanımıyor diye üzülürdüm. Ama benim annemin izinden gideceğim o zamanlardan belliydi. Setlerde hep onu ve diğer oyuncuları gözlemlerdim. Bir defasında annemin yüzlerce kez oynanan bir oyununu izliyorum. Oyunun sonunda beni de sahneye çağırıp selam verdirteceklerinden o kadar çok emindim ki kenarda bekliyordum. Ama beni çağırmadılar. O an çok üzülmüştüm kuliste oturup ağlamıştım. O zamanlardaki oyuncu olma isteğim yıllarca daha çok arttı. 'Kırgın Çiçekler'de de bize böyle bir şans vermeleri bizim için çok değerli. Genç oyuncular olarak kendimizi gösterme şansımız oldu."

KALBİM YERİNDEN ÇIKACAKTI
Evde artık hep 'Kırgın Çiçekler' konuşulur olmuş. Diziye hem birlikte çalışıyorlar, hem de bölümleri birlikte izliyorlarmış. Diziyi izlerken Çağla, annesinin tepkilerini görmek için sürekli ona bakıyormuş. "Annem farkında olmadan diziyi izlerken benim mimiklerimi yapıyor. Diziye kendisini kaptırıyor" diyor. "İzlerken eleştirilerimi söylüyorum. Daha sonraki bölümlerde beni dikkate aldığını görüyorum. Özgür bırakıyorum Çağla'yı. Kendi içinde ne varsa onu oynuyor. Ben diziyi izlerken de tepkilerimi görmek için beni izliyor" diye ekliyor Hülya Gülşen de. Çağla, ilk canlı yayın heyecanını 'Elin Oğlu' programında yaşamış. Annesi de geçtiğimiz haftalarda yayınlanan bölümü izlerken çok heyecanlandığını gözleri dolarak anlatıyor: "Seyrederken heyecandan ölüyordum. Kalbim yerinden çıkacaktı. Çağla'nın aklına fikrine çok güvenirim ama yine de canlı yayın olduğu için farklı duygulara kapıldım. Diziyi izlerken de deliler gibi ağlıyorum. 'Kırgın Çiçekler'i izlerken oyunculuğumu bir kenara bırakıp seyirci oluyorum. Herkes çok inanarak oynuyor. İşin başarısı da bence burada." "Dizide en çok hangi sahneyi izlerken etkilendiniz?" diye soruyorum. Hülya Gülşen Irmak, sanki o anı yeniden yaşıyormuş gibi anlatmaya başlıyor.

BAĞIŞLAR ARTTI
Hem heyecanlı hem de çok duygulu bir şekilde "Bir sahne vardı, kızım ceset torbasına koyulmuştu. Orada çok etkilendim. Senaryo geliyor ağlıyorum. Çağla ile çalışırken ağlıyorum. Sonra dizi yayınlanıyor yine ağlıyorum" diyerek projeyi ne kadar çok sahiplendiğini vurguluyor. Çağla çok mutlu bir aile ortamında büyümüş. O yüzden yetimhanelerde yetişen çocukları anlayabilmek için büyük bir uğraş içerisine girmiş. Rolüne hazırlanırken onları gözlemlemiş. Onlarla ilgili çıkan haberleri daha dikkatli okumuş. "Kader'in yalnızlığını anlamak için çok kafa yordum" derken artık onların ne hissettiğini birebir anladığını da ekliyor: "Yetim çocukları görünce onlar da benden biriymiş gibi geliyor. Yaşadıklarını çok iyi anlıyoruz." Ayrıca 'Kırgın Çiçekler' yayınlanmaya başlandığından beri yetimhanelere bağış oranının yüzde 20 arttığını ve bu haberlere çok mutlu olduklarını söylüyor.

BAZEN ÇAĞLA ANNE, BEN ÇOCUK OLABİLİYORUM!
Anne-kız o kadar iyi anlaşıyor ki sohbetimiz de çok keyifli geçiyor. "Anne-kız değil de abla-kardeş gibi duruyorsunuz" dediğimde Hülya Gülşen Irmak, "Çağla çok olgun bir çocuk. Hatta bazen benden bile olgun olabiliyor. Rolleri değişiyoruz. Bazen o anne ben çocuk oluyorum" diyerek kahkaha atıyor. Çağla da "Bizi birbirimize çok benzetiyorlar. Benim hayranlarım anneme anneleri gibi davranıyor. 'Anniş diziye geldi çok mutlu olduk' diye mesaj atıyorlar. Ben de bunlardan çok mutlu oluyorum" derken annesine sarılıyor. Annesi en çok Çağla'nın gördüğü bu ilgiden ötürü kendisini hiç kaybetmemesine seviniyor. Kızının hayatında hiçbir şeyin değişmediğini ve herkesle iletişime geçip tanınır olma durumunu olağan bir şekilde yaşadığını söylüyor.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Anne-kız aynı dizide buluşunca... Birlikte gülüp, birlikte ağlıyorlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz