’a bir, iki!

Giriş Tarihi: 15.5.2016
İstanbul’a bir, iki!
Atina- Geçtiğimiz hafta Yunanistan'da kutlanan Paskalya yortusundan yararlanarak Selanik'e gitmiştim. Orada geçirdiğim hafta sonu boyunca kentin ana cadde ve sokaklarında, alışveriş merkezlerinde, lokanta ve kafelerde yüzlerce Türk turiste rastladım... Sonrasında, özel birkaç işi görüşmek amacıyla 'a la geçmeyi düşünüyordum. Daha kısa bir mesafe olmasına rağmen, Selanik-İstanbul uçak biletinin Atina-İstanbul uçuşuna oranla çok daha pahalı olduğunu görünce, anlam veremedim. Sonra bir baktım; Selanik-İstanbul arasında seferleri var. Fiyatları da uçak biletine göre neredeyse dörtte bir oranında ucuz! Atina-Selanik-İstanbul seferini yapan otobüse saat 23:00'te Selanik'ten bindim ve saat 07:30 gibi İstanbul'a geliverdim. Yani birkaç mola ve gümrük işlemleriyle birlikte 8 saatlik rahat bir yolculuk. Üstelik çok da ucuz... Yol boyunca, çocukluk yıllarımı hatırladım. O zamanlar, Ankaraİstanbul arasında gidip gelmeler ya trenle ya da dönemin modern otobüsleriyle yapılırdı. Uçak yolculuğunu düşünmek bile, çok pahalı olduğundan neredeyse yasaktı... Ben de Atina'ya ilk gidişimi İstanbul'dan bindiğim bir otobüsle yapmıştım. Ama o zamanlar, karayolları ve otobüsler daha iptidai olduğundan Yunanistan'ın Kavala kentinde de bir konaklama vardı... Ve yol bir türlü bitmezdi...

OTOBÜS YOLCULUĞU CAZİP
Şimdilerde hem karayollarının 'highway' hem de otobüslerin 'hightech' olması itibariyle yolculuk süresi hem daha kısa hem otobüs koltukları daha rahat.Yıllardan sonra böyle bir yolculuğun hasretini çektiğimi anlamaya başlıyordum ki otobüs içindeki yolculara bir göz attım. Yolcuların ortalaması 70-75 ve üstü... Hemen hepsi İstanbul'dan Yunanistan'a göç etmiş İstanbullu Rumlardı. O zamanlardan bu zamanlara kadar hep otobüsle gidip gelmişler. Hem hasret gidermek hem eş dost görmek için hâlâ otobüs seferlerini kullananlar bu zamana kadar uçak seferlerini hep es geçmiş. Kendilerine sorduğumda hem yolların hem araçların düzelmesi hem de hâlâ 'ucuz bir vasıta' olması nedeniyle İstanbul'a gidiş-gelişlerini daha bir cazip kılıyormuş otobüs. Bu arada Batı Trakya'ya uğrayan otobüsleri de unutmamak lazım. Gümülcine ve İskeçe'den İstanbul'a gidip gelen Müslüman Türk azınlığından oluşan yolcular da sınır kapısında aynı işlemlere tabi tutuluyorlar. Ancak hem Yunan hem de Türk sınır kapılarında yapılan pasaport ve gümrük işlemlerinde hiçbir değişikliğin olmamış... Bunca insan, o gece karanlığında, kış ise çok soğuk, yaz ise Meriç nehrinden gelen sivri sineklerin arasında hem Yunan hem Türk sınırında otobüslerden indiriliyor, pasaportları, bazen de bavulları teker teker kontrol edildikten sonra sınır işlemleri tamamlanıyor. İşin garip tarafı yaş ortalaması 75 ve üzeri olan bu yolcular, bu işlemlere o denli alışmışlar ki artık şikayet etmeyi bile unutmuşlar. Dikkatimi çeken başka bir şey de özellikle Türkiye'nin İpsala sınır kapısındaki yolculara seslenen levhalarının sadece Türkçe yazılmış olması... Yani, Türkçe bilmeyen bir turist, "Türkiye'ye hoş geldiniz" levhasını bile okuyamıyor...
ARKADAŞINA GÖNDER
İstanbul’a bir, iki!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz