Türkiye'nin en iyi haber sitesi

En pahalı ressam Osman Hamdi’nin şöhretle imtihanı

Giriş Tarihi: 22.5.2016
En pahalı ressam Osman Hamdi’nin şöhretle imtihanı

Rekorlar kıran tabloların ressamı olarak algılanan Osman Hamdi Bey’in çok yönlülüğü bir türlü anlaşılamıyor. Arkeolojinin ve müzeciliğin kurucu babası da olan Osman Hamdi Bey, acaba son yıllarda tablolarıyla gelen şöhretin kurbanı mı?

"Osman Hamdi Bey kimdir?" diye sorsanız insanlara, kuvvetle muhtemel rekorlar kıran Kaplumbağa Terbiyeci'nin ressamı şeklinde cevap alırsınız. Ama geçen haftaya kadar. Çünkü geçen hafta, Antik A.Ş.'nin düzenlediği müzayedede onun Yeşil Cami Önü adlı resmi 13.5 milyon TL'ye satılarak Kaplumbağa Terbiyecisi'nin 'de satılan en pahalı tablo unvanını ele geçirdi. Hal böyle olunca Osman Hamdi Bey, sadece Kaplumbağa Terbiyecisi'nin değil, 'de rekorlar kıran resimlerin ressamı olarak anılır oldu. Oysa o, sadece bir ressam değil. Bu coğrafyada arkeolojinin, müzeciliğin kurucu babası. Sayda Kazısı'nda bulunan İskender Lahdi'nin bugünlere kalmasını sağlayan o. İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ni açan o. Nemrut Dağı'ndaki kazıları yapan, 1884'te Asar-ı Atika Nizamnamesi (Eski Eserler Yönetmeliği) ile tarihi eserlerin Osmanlı topraklarından dışarı çıkarılmasını engelleyen de o. 1882'de, Sanayi-i Nefise Mektebi'ni (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) kurucusu yine o.

İKONİK STATÜNÜN GÖLGESİ
Ama tabloların yarattığı ikonik statü, müzayedelerdeki rekor fiyatlar, 2010'da Osman Hamdi Bey Sözlüğü'nü hazırlayan Edhem Eldem'in de kitapta yazdığı gibi yaratıcısını, diğer eserlerini, başka alanlardaki öncü çalışmalarını gölgede bırakacak kadar baskın hale geldi. Yani Osman Hamdi Bey maalesef günümüzde artık sadece bir ressama indirgeniyor. Onu bir türlü kültür, bilim insanı ve sanatçı olarak bütünlüklü bir şekilde algılayamıyoruz. Sanki ölümünden yıllar sonra yaratılan, ki aslında resimlerinin yarattığı şöhretin kurbanı olmuş gibi! Tüm bu olup bitenlerde Osman Hamdi Bey'in elbet bir suçu yok. 1910'da yaşamını yitirdiğinde geride yüklü bir kültür, sanat ve bilim mirası bıraktı. Ama sonrasında onun çok yönlülüğünü algılayamamak, yapıp ettiklerinin kıymetini tam anlamıyla verememekti dert.

RESSAMLIĞI DEĞER GÖRMEMİŞTİ
Yanlış anlaşılmasın Osman Hamdi Bey'e vefasızlık yapıldığını da söylemek zor. O, yıllar boyunca özellikle müzeciliği ve arkeolojiye yaptığı katkılar nedeniyle hep anıldı. Yani ismi hep sıcak tutuldu. Ama konjonktüre göre farklı kimlikleri önplana çıkarıldı. Eldem kitabında elitlerinin ve devletin Osman Hamdi Bey'i nasıl algıladığını ve yıllar içerisinde bu algının nasıl farklılaştığını ayrıntılı bir şekilde yazıyor. Eldem'in tespitlerinden biri Osman Hamdi Bey'in kamusal ve devlet katında görünülürlüğünün sınırlı oluşu. Bugün ressam kimliği baskın olarak öne çıkan Osman Hamdi Bey'in, Cumhuriyet döneminde müzeci kimliği öne çıkarılmış ve ressamlığı neredeyse görmezden gelinmiş. Ama, özellikle Mustafa Cezar tarafından 1971'de yayımlanan Sanatta Batı'ya Açılış ve Osman Hamdi adlı kitaptan sonra 'özel sektörün' uyandığını ve üstadın tekrar ressamlığının keşfedildiğini, sonrasında eserlerinin değerlendiğini anlatıyor Eldem. 1980 sonrası ise ilgi, resim piyasası ile sınırlı kalmıyor ve akademik dünya da Osman Hamdi Bey üzerine eğilmeye başlıyor. Ama Kaplumbağa Terbiyecisi'nin 2004'te rekor fiyatla satılması sonrasında Osman Hamdi ressam kimliğine sıkışıp kalıyor.

ÇOK YÖNLÜLÜĞÜ ALGILANMIYOR
Kültür Bakanlığı'nın çabalarıyla ölümünün 100. yılında UNESCO, 2010'u Osman Hamdi Bey'i Anma Yılı olarak ilan etmişti. O yıl Osman Hamdi Bey'le ilgili birçok etkinlik düzenlendi, kitaplar yayımlandı ve onun çok yönlülüğü hatırlatılmak istendi. Ama bu çalışmalar da onun kamusal alanda ressam kimliğine sıkışan namını pek kıramadı. Şimdilerde yine rekor kıran bir tablo nedeniyle gündemde ve yine ressamlığı önplanda. Birer cümle ile geçiştiriliyor kültür ve bilim alanına yaptığı katkılar. Leonardo Da Vinci nasıl sadece Mona Lisa'nın ressamı olarak algılanmıyor, çok yönlülüğü anlatılıyorsa, aynı şeyi Osman Hamdi Bey için de yapmalıyız. Ama bu nasıl olacak, orası muallak!

80'LERDE YENİ ZENGİNLERİN GÖZDESİ
Osman Hamdi Bey'in bilinen 100'den fazla resmi var. Birçok resminin de kayıp olduğu biliniyor. Fakat ölümünden sonra çok uzun yıllar boyunca ressamlığı pek gündeme gelmiyor. Edhem Eldem kitabında Osman Hamdi'nin eserlerinin nasıl kıymete bindiğini şöyle anlatıyor: "1970'lere kadar Osman Hamdi tablolarının büyük bir kısmı kendi ailesine mensup kişiler ve İstanbul Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonu arasında paylaşılmışken, 1980'lerden itibaren palazlanmaya başlayan yeni bir iş çevresinin ve burjuvazisinin ressamın eserlerini, sanat değerlerinin yanı sıra hem yatırım aracı hem de bir statü sembolü olarak satın almaya başladığı göze çarpıyor. Tablolar o zamana kadar elde edemedikleri türden bir değer kazanmaya başlıyor. Osman Hamdi'nin tuvalleri etrafında gerçek bir piyasanın oluşmasına neden oluyor. Çok kabaca ifade etmek gerekirse 1980'ler ile 1990'lar arasında fiyatlar yaklaşık altı kat, 1990'lardan 2000'lere kadar ise üç katın üzerinde artmıştı."

OSMANLI'DAN CUMHURİYET'E ELİT BİR AİLE
Osman Hamdi Bey aslında Osmanlı sadrazamlarından İbrahim Edhem Paşa'nın dört oğlundan biri. Kardeşleri Halil Edhem, İsmail Galip ve Mustafa Mazlum. İsmail Galib ilk Türk nümizmatlarındandır. Halil Edhem de Osman Hamdi gibi müzeci... Fethi Okyar, Sedad Hakkı Eldem, Ekrem Reşit Rey, Cemal Reşit Rey, MİT üyesi Hiram Abas, tarihçi Edhem Eldem de Osman Hamdi'nin bilinen akrabalarıdır.

ONUN KİŞİLİĞİNİ HAZMETMEK ZOR OLDU
Peki Osman Hamdi Bey'in ressam kimliği ve resimleri neden Cumhuriyet'in ilk yıllarında görmezden gelindi? Eldem bu soruyu da tartışıyor kitabında ve kabaca şöyle cevaplıyor: "Osman Hamdi birçok açıdan Türk tarih yazımına sorunlu bir şekilde girmiş bir şahsiyettir. II. Abdülhamid döneminde yaşamış olması, Avrupa ve özellikle Fransa ile sıkı bir irtibatı olması, hayat tarzının ve genel kültürel konumunun fazlaca 'alafranga' olması, her bakımdan seçkin bir zümrenin içine doğup aynı ortamda varlık göstermiş olması, tablolarında işlediği konuların ve resmettiği sahnelerin oryantalist olabileceği şüphesinin her zaman hissedilmiş olması gibi muhtelif olgular, Osman Hamdi'nin milli tarih anlatımı ve kurgusu tarafından hazmedilmesini zorlaştırmıştır."
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
En pahalı ressam Osman Hamdi’nin şöhretle imtihanı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz