X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Allah’a yakınlığın ifadesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Allah’a yakınlığın ifadesi

  • Giriş Tarihi: 11.9.2016
Allah’a yakınlığın ifadesi
Allah’a yakınlığın ifadesi

yarın. Coşkusu ise günler öncesinden başladı. Biz de Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Kamil Yaşaroğlu ile ibadeti üzerine görüştük. Yaşaroğlu, kurbanın Allah’a yakınlığın ifadesi olduğunu, bayramların bayram gibi yaşanması gerektiğini belirtiyor

yarın. İslam dünyasında ve tüm Türkiye'de de bayram telaşı çoktan başladı bile. lık alanlar, bayram hazırlığı yapanlar bayram coşkusuna hazırlanıyor. Ama o eski bayramlar kaldı mı dersiniz? Modern hayatta bayramlar artık bir tatil havasında geçiyor. Bu noktada Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Kamil Yaşaroğlu bayramların bayram gibi yaşanması gerektiği konusunda uyarıyor. Kurban'ın Allah'a yakınlığın ifadesi olduğuna çekiyor. Yaşaroğlu ile kurbanın sosyolojik, psikolojik ve manevi boyutlarını konuştuk.

ALLAH'A NİYETİMİZ ULAŞIR
Kurban kelime olarak Allah'a yakınlığı ifade eden bir kavramdır. İbadet olarak kökeni Hz. İbrahim ve Hz. İsmail'e dayanır. Hz. İbrahim rüyasında oğlunu kurban ederken görüyor. Bunu oğluna anlattığında Hz. İsmail: 'Babacığım sana emir olunan neyse onu yerine getir!' diyerek teslimiyetini ifade eder. Kurban, Hz. İbrahim'in çocuğunu kurban etmeye yönelik teslimiyeti karşılığında kendisine bir koç gönderilmesi uygulamasıdır. Bizler de onların tavrında tevekkülü, teslimiyeti, sadakati, bağlılığı, Allah'a olan güveni görürüz. Kurban kesen her Müslüman da Hz. İbrahim ve Hz. İsmail'in bu adanmışlığını ve teslimiyetini hatırlamış olur. Onların hatırasını bu ibadette yerine getirir. Kurban Allah'a yakınlığın ifadesidir. Kurban kesen bir mümin de Allah ile arasındaki bütün engelleri kaldırmaya yönelik bir adım atmış olur. Kur'an-ı Kerim'de Hac suresindeki bir ayette: "Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvânız ulaşır" denilir. Kesilen kurbandan Allah'a niyetimiz ulaşır. Kurban bir sembol, bu sembolün ardında yatan bazı ifadeler var; bunlar kurbanın şahsında Allah ile kul arasına giren makam, mevki, şöhret ve bütün nefsani eğilimlerin her birini Allah uğrunda feda edebilmek demek.

BİZE KALAN DAĞITILANLARDIR
Kurban etini dağıtırken kişi kendi ailesinin durumunu dikkate alabilir. Ailesi kalabalık ve ihtiyaç duyan kişi sayısı fazlaysa kurbanın tamamını ailesine ayırabilir. Ancak dinimizin önerdiği usul kurban etinin üç parçaya ayrılması... Kişi birinci parçayı kendi evine, ikinci parçayı akrabalarına, tanıdıklarına, dostlarına, üçüncü bölümü ise ihtiyaç sahiplerine ayırmalı. Hz. Muhammed (s.a.v) kestirdiği kurban için Hz. Aişe'ye "Ya Aişe kurbanın etini dağıttınız mı?" diye sorunca Hz. Aişe: "Kurban etinin tümüyle ihtiyaç sahiplerine dağıttım, bize sadece bir but kaldı" diyor. Hz. Peygamber "Hayır, ya Aişe! Bize kalan dağıttıklarındır" diye cevap verir. İhtiyaç sahiplerine ne kadar çok verilebilirse kurban ibadetini yapan kişi manevi olarak sevap kazanır.

KARDEŞLİK DUYGUSUNU GELİŞTİRİR
Kırsal kesimde ya da mahalle kültüründe insanların birbirini tanıdığını görüyoruz. Komşuluk ilişkisi önemlidir ve ihtiyaç sahipleri biliniyor. Hatta kurbanı kesmeden önce kurban etinin kimlere verileceği listeler hazırlanarak belirleniyor. Aileler kurban etini poşetlere ayırıp çocuklarına vererek gönderiyor. Böylece karşılıklı dua alınmış oluyor. Kurban etini alan kişi de kimin gönderdiğini bilerek dua etmiş oluyor. Bugün apartman ve site hayatı yaşıyoruz. Ama imkan varsa bizzat kendimiz gidip kurbanımızdan ihtiyaç sahiplerine elimizle dağıtmamız doğru olur. Bu Müslüman kardeşlik duygusunu geliştirir. Kendiniz işin içinde olmadığınızda sadece bir kurban kesmiş olur, zihninizde "Kurban kestim" diye soyut bir duygu yaşarsınız. Ama kurban tek başınıza yaptığınız bir ibadet değil. Psikolojik ve sosyal boyutu var. Paylaştığınızı hissetmeniz lazım. Nasıl ki insanlar, mutluluğu, güzel bir haberi, üzüntüyü paylaştıklarında ortak bir şeyler hissediyorlarsa kurban etini kendisi dağıttında bu, sosyal dayanışmayı sağlayacak ve kurban kesen kişiye ayrı bir mutluluk verecektir.

ÖNCE KOMŞU YEMELİ
Peygamber Efendimiz bayramı bir coşku ve birliktelik içerisinde değerlendirdi. Bayram gününün ilk uygulaması olan bayram namazı toplu olarak kılınan bir namazdır, tek başına kılınmaz. Bu da bayramların sosyal dayanışma, birliktelik, kaynaşma günü olduğunu gösterir. Kurban Bayramı namazından sonra Hz. Peygamber'in ilk işi, kurban kesmek ve etin dağıtımını sağlamaktı. Komşularının ve etrafta oturan kişilerin kurban etine kavuşup kavuşmadıklarını araştırmadan kendisi yemeğe başlamazdı.

BAYRAM BİLİNCİ DEĞİŞİYOR
Kurban Bayramı'nı ve kurbanın anlamını çocuklara uygun bir dille anlatmalı. Çünkü çocuklar rol model olarak büyüklerini alıyor. Belli bir yaştan sonra çocuğun zihninde "Bayram yaklaşıyor, tatile gideceğiz!" düşüncesi oluşuyor. Halbuki "Bayram yaklaşıyor, büyüklerimi ziyaret edeceğim!" düşüncesi oluşması lazım. Çocuk sosyalleşeceği yerde bireyselleşiyor. Çünkü tatile giden insan bireysel bir hayat yaşar. Ama bayramı bayram gibi yaşayalım ki, çocuklarımızı bayram kavramının içine çekebilelim.
kart ödemesinde ge cikmeyin
Kurban kesmek belli bir maddi zenginliğe ulaşmış kimse için gereklidir. Maddi durumu yerinde olmayan kimselerin borçlanarak, kurban kesmeleri doğru olmaz. Ancak bir kimse kredi kartıyla kurban almışsa bunda bir sakınca yok. Bazen kredi kartı taksitlendirme şeklinde geri ödemesi olabiliyor. Tek bir ödemede olabiliyor. Ama burada dikkat edilmesi gereken husus ödemelerde gecikmenin olmaması ve faizin bulaşmaması. Çünkü bir ibadeti yapayım derken, bir harama bulaşma riski ortaya çıkıyor.

PARA VERMEK KURBAN YERİNE GEÇMEZ
"Kurban kesmek yerine parasını ihtiyaç sahiplerine verirsek kabul olur mu?" deniliyor. İbadetlerin kendi özel kategorilerinde değerlendirilmesi lazım. Maddi yardım yapmak, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını karşılamak teşvik edilen güzel bir uygulama. Fakat kurban ibadeti niyetine ihtiyaç sahibine para vermek kurban ibadeti yerine geçmez.

BUNLARA DİKKAT EDİN!
Bir kişinin kurban kesmesi için Müslüman olması, akıllı, ergen, zengin olması, dinen geçerli sayılacak şekilde bir yolculukta bulunmaması gerekir. Ama günümüzde bayram vesilesiyle bulunduğu yerden tatil beldelerine gidenler gezmek ve rahatlık için tatile gidiyorlar. Bence bulundukları yerde bir sıkıntı yoksa kurban ibadetini yerine getirmelerinde fayda var. Kurbanlık hayvanlar sınırlı; koyun, keçi, sığır, manda ve deve türünden hayvanlar kesilebilir. Küçükbaş hayvanlar bir yaşını, büyükbaş hayvanlar iki yaşını, deve ise beş yaşını doldurmadıkça kesilemez. Koyun altı ayı tamamladıktan sonra, bir yaşındaki hayvan gibi gösterişli olursa kesilebilir. Küçükbaş hayvanı ancak bir kişi kesebilir, büyükbaş hayvana yedi kişiye kadar ortak olunabilir. Bu ortaklardan biri bile sadece et almak gibi farklı bir niyet taşırsa kurban geçerli olmaz. Bayram namazından sonra kurbanın kesilme vakti başlar. Bayramın üçüncü günü akşam namazı vakti girinceye kadar kesilebilir. Şâfiî mezhebinde dördüncü gün de kesilebilir.

İBADET OLUNCA MI, EZİYET OLUYOR?
"Hayvan hakları ihlal ediliyor, kurban ibadetiyle katliam yapılıyor?" diyenler var. Kur'an-ı Kerim'de bazı varlıkların insanın emrine amade kılındığı ifade ediliyor; dağlar, denizler, gökler, değişik varlıklar ve bunların içiresinde kurbanlık canlılar da var. İnsanlar kurban ibadetinin dışında da et yemek için hayvan kesiyor. Kaldı ki, İslam dini hayvan haklarına riayet eden bir sisteme sahip. Kurban ibadetinin yerine getirme niyetinde olan kişilerden böyle bir tepki, şikâyet göremezsiniz. Bu şikâyeti öne sürenlerin kurban ibadetiyle aralarında mesafe olan kişiler olduğunu görüyoruz. İslam dini kurban kesilirken acı verilmemesi, eziyet edilmemesi konusunda titizlikle duruyor. İslam'ın hayvan haklarıyla ilgili çok önemli prensipleri var. Bir kediyi yemeksiz, susuz bırakarak hapseden kişinin cehenneme gideceğini Peygamber Efendimiz ifade ediyor.

EHİL KİŞİ KESMELİ
Kurbanlıklara eziyet edilemez. Peygamber Efendimiz "Allah her şeyin iyi ve güzel yapılmasını arzu eder. Kurban keserken de buna dikkat edin!" der. Usulüne uygun şekilde kesilmelidir. Kurban kesen kişinin işinin ehli olması gerekir. Hatta uzun yoldan getirilen hayvanların yorgun halde kesilmesi dahi uygun değildir. İster şahsa ister bir kuruma vekalet verilerek kurban kesilebilir. Kurban adabına uygun olan kişinin kendi kurbanının kendisinin kesmesidir ama ehil olmayınca başkası kesebilir. Kurban kesilirken besmele çekmek gerekir. Maddi gelir için kurban derisi asla satılamaz. Kurban derisi ihtiyaç sahibine ya da bir hayır kurumuna verilebilir.