X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Karnivorlar herbivorlara karşı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Karnivorlar herbivorlara karşı

  • Giriş Tarihi: 30.10.2016
Karnivorlar herbivorlara karşı
Karnivorlar herbivorlara karşı

1 Kasım Dünya Vegan günü. Etsiz yaşamın savunucuları etkinlikler düzenliyor, et yemeden yaşamanın neden gerekli olduğunu anlatıyor. Diğer tarafta ise karnivorlar var. Hayvansal protein almadan sağlıklı olunmayacağını savunanlar. Her iki tarafa beslenme tercihlerini ve nedenlerini sorduk

Dünya Vegan Günü için geri sayım başladı. Vejetaryen ve vegan dernekleri konferans ve söyleşiler düzenlemeye başladı bile. Ülkemizde de durum farklı değil. Türkiye Vegan ve Vejetaryen Derneği dergiler yayımlıyor, etkinlikler düzenleyip vejetaryenleri ve veganları bilinçlendiriyor. Et tüketmenin çevre ve sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Diğer tarafta karnivorlar yani etoburlar var. Hayvansal protein almadan sağlıklı olunmayacağını savunanlar. Herbivor ve karnivor savaşları günümüzde "Alt tarafı bir beslenme tercihi" deyip geçebileceğimizden çok daha ileri noktaya ulaştı, devletler bile bu konu üzerinde tartışıyor. Geçen aylarda Milano'da hastaneye kaldırılan bir yaşındaki erkek çocuğunun kilosunun üç aylık bebekle eş olduğunu gören mahkeme buna vegan beslenmenin sebep olduğunu saptadı ve aileyi cezalandırdı. Yine İtalyan mahkemesi boşanmış bir babanın şikayeti üzerine 12 yaşındaki oğlunu vegan yetiştiren anneyi suçlu buldu. Öte yandan Torino'nun yeni Belediye Başkanı Chiara Appendino halkın vejetaryen ve vegan beslenme biçimlerini benimsemesi için bazı programları yürürlüğe koydu. Appendino, özellikle salam, sosis gibi işlenmiş et ürünlerinin günlük beslenmeden tamamen çıkartılması taraftarı. Bunu için okullarda eğitim programı başlattı ve kantinlere denetleme getirdi. Öte yandan İtalyanlar için gelenekselleşmiş bir lezzet olan kurutulmuş et, salam gibi ürünler ciddi bir endüstrinin yanı sıra yerel üreticiyi de etkileyen bir ekonomik düzenin parçası. Bunu da göz ardı etmeyen Başkan Appendino, yerel üreticinin, eti ele alış biçimlerini kontrol altında tutarak satışlarına devam etmelerini sağlıyor. Türkiye'de henüz vegan ve vejetaryen oranını bilmesek de sayıları her geçen gün artıyor. Kimi beslenme uzmanları veganlığın sağlıklı olduğunu savunurken kimileri de etsiz yaşamanın sağlık sorunlarına yol açacağını söylüyor. Bir de işin gıda ekonomisi boyutu var. Kafaları daha fazla karıştırmayalım. Gelin iki tarafın savunucularına beslenme tercihlerini ve nedenlerini soralım.

ET YİYENLER BAŞARILI
Yaş, cinsiyet, aktivite ve sağlık durumuna göre farklılık gösterse de kişilerin kilogram başına günde ortalama 1 gram protein alması önemli.

Ali Maosai/Spor eğitmeni
Eklemleri destekler

Vegan beslenmek uzun vadede kas atrofisi, kemiklerde güçsüzlük, cinsel sorunlar gibi sorunlara yol açabilir. Hayvansal protein ve yağın insan yaşantısındaki yeri tartışılamaz. Hayvansal yağlar bireyin daha uzun süre enerji tüketmesine izin verdiği gibi eklem sağlığını da destekliyor. Hayvansal proteinlerin kas kütlesindeki olumlu etkisi bitkisel proteinlerin çok üzerinde. İnsan anatomisi ve sindirim sistemi zaten bize hayvansal proteini kullanmamızda bir sakınca olmadığını çok net gösteriyor.

Cüneyt Asan/Günaydın Steak House'ların Kurucusu
Mutluluğun formulü ette

Et benim için aşk! O ete dokunmak, kesmek, şekillendirmek, yemek, beden olarak alıp ona ruh vermek gibi adeta... Bu işi aşkla yapıyorum ve hiçbir şey beni bu derece mutlu etmiyor. Et sevmeyenleri anlayamıyorum. Renksiz bir dünyada mutsuz yaşıyorlar gibi geliyor. Ama vejetaryenlere de saygı duyuyorum. Hayattan zevk almanın, mutlu olmanın ve mutluluk hormonlarının harekete geçmesinin yolu et tüketmek. Canlıların var oluş sebebinin insanların beslenmesi ve doğadaki dengenin sağlanması olduğuna inanıyorum. Üç tane oğlum var, en büyüğü Burak anne karnında ve daha sonra imkansızlıklardan dolayı etle beslenemedi. Diğer iki oğlum Berk ile Mert anne karnından itibaren etle beslendikleri için her anlamda fiziki farklılıklara sahipler.

Dr. Ender Saraç
22 yıl sonra et yedim

22 yıl lakto ovo vejetaryen olarak beslendim yani süt, yumurta ve bitkisel ürünler tükettim. Ceset yani hayvan bedeni tüketmeden çok sağlıklı yaşadım. Bilinçli yapıldığı takdirde vejetaryenliği destekliyorum. Ama belli bir yaştan sonra B12 vitamini eksikliği oluyor. Türkiye karnivor bir toplum. Her tarafta kebap, köfte, et var. Artık et tüketiyorum. 22 yıl sonra taze mevsim balıkları yemeye başladım. İşlenmemiş hayvansal proteine insan bedeninin ihtiyacı var. Dünyaya baktığınızda karnivor toplumların et yemeyenleri yönettiğini görüyoruz.

Buket Sözen/Diyetisyen
Çocukların okul başarısı etkilenebilir

Vegan beslenmenin uzun dönemli etkileri göz ardı ediliyor. Bitkisel kaynaklı proteinler ihtiyacı karşılıyor gibi görünüyorsa da vitamin, mineral ve amino asitlerden eksik bir sistem olduğu için dengeli beslenme konusunda sorun oluşabiliyor. Gelişme çağındaki çocuklarda bilişsel performansı ve okul başarısını etkiliyor. Gebelikte kişinin vegan beslenmesi bebeğin büyümesi ve beyin gelişimi açısından eksiklik oluşturabilir. Sadece ette bulunan B12 vitamini, kreatin, D3 vitamini, DHA, omega 3 ve demir vücut için gerekli maddeler. Yaş, cinsiyet, aktivite ve sağlık durumuna göre farklılık gösterse de kişilerin kilogram başına günde 1 gram protein alması önemli

VEJETARYENLER MUTLU VE SAĞLIKLI
Son verilere göre vejetaryen oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 40 ve bazı bölgelerde yüzde 80 ile Hindistan. Onu yüzde 10 ile Tayvan ve yüzde 8-9 ile Almanya takip ediyor.

Meral Yılmaz Aslan/Ev hanımı
Hamileliğim gayet iyi geçiyor

35 yaşındayım, bir oğlum var. Yakında ikinci bebeğim dünyaya gelecek. İlk çocuğumu doğurduktan sonra vejetaryen olmaya karar verdim. Kendi yavrum ile kuzunun ya da koyunun yavrusu arasında empati yapmaya başladım. Sırf biz istiyoruz diye canlıların yaşam haklarını ellerinden alan sisteme destek olmak istemedim. Şu an 8,5 aylık hamileyim ve iki yıldır otoburum. Oğlum altı yaşında. Evimizde et tüketmiyoruz. O vejetaryen değil ama evde ne pişerse onu yer ki, gayet sağlıklı. Karnımdaki bebeğin gelişimi normal, hatta daha iyi. Üstelik herhangi bir vitamin desteği almıyorum.

Dr. Murat Kınıkoğlu/Kalp ve İç Hastalıkları Uzmanı
Hastalıkların kaynağı hayvansal protein

Veganlık, hayvansal besin tüketmemenin dışında, hayvanları öldürmemeyi ve sömürmemeyi temel ile ilke olarak kabul eden ahlaki bir duruş. Vegan olduğunuzda ruhsal ve bedensel olarak daha sağlıklı olur, daha uzun yaşarsınız. Ölüm nedenlerinde bir numarada kalp damar hastalıkları ikinci sırada kanser vardır. Veganlarda kalp damar hastalıkları ve kanser daha az görülür. Kronik hastalıklar da bitkisel beslenenlerde daha az görülür. Vegan beslenmeye geçen biri iki ay geçmeden sağlığındaki olumlu değişiklikleri fark eder. İlk bir ayın sonunda açlık şekeri, açlık insülin seviyesi, total kolesterol ve kötü kolesterol değerlerinde düşme olur. Veganların en çok endişe ettikleri konuların başında protein meselesi gelir. Beslenme konusundaki yanlış bilgilerimizin hepsinin temelinde maalesef ticaret ve kar var. Üretilen sütlerin, peynirlerin, yumurtaların, etlerin birilerine satılması gerekiyor. Hastaneleri dolaşın protein eksikliği çeken bir kişi bile bulamazsınız. Günümüz insanının sorunu protein fazlalığıdır. Kronik hastalıkların kökeninde hayvansal besinlerle aldığımız aşırı protein yükü ve doymak bilmeyen iştahımız var. İlla kıyaslama yapılacaksa bitkisel protein kaynaklarının hayvansal olanlardan üstün olduğunu bile söyleyebiliriz çünkü bitkiler damarları tıkayan doymuş yağ ve kolesterol içermezler. Bitkiler ihtiyacımız olan tüm proteinleri ve esansiyel amino asitleri fazlasıyla karşılar.

Ebru Arıman/Vegan ve Vejetaryenlar Deneği Yönetim Kurulu Başkanı
Yaşam hakkına saygı

Hayvanlara aynı gezegeni paylaştığımız ve en az bizler kadar yaşama hakları olan canlılar olarak bakıyoruz. Savunmasız bir canlıya sadece fiziksel ya da mental yönden daha güçlü olduğumuz için şiddet uygulama hakkımız yok, bu etik değil. Vahşi doğada da hayvanlar birbirini köleleştirmez, sömürmez, daha güçlü olduğu için öldürmez. Doğada türlerin devamlılığı esastır. Bir aslanın neslini devam ettirebilmesi için avlanması, bir ceylanın yalnızca bitkileri besin kaynağı yapması içgüdüseldir, öğretilmiş davranışlar değildir. Oysa bizler öğretilmiş davranışlar sergiliyoruz. Hiçbirimizin nasıl ki bir diğeri üzerinde tahakküm kurma, köleleştirme, malhizmet yaratma ya da onu sömürebilme gibi bir hakkı yoksa, hayvanlar üzerinde de olmamalı. Bir canlının diğerlerinden daha komplike düşünebilmesi, daha zeki olması ya da alet kullanabilmesi, diğer türlerin yaşam hakkını yok sayması için bir ölçüt değil. Her birimiz, yerküre üzerindeki mükemmel biyoçeşitliliğin birer parçası ve devamıyız. Hayvanları iradeleri dışında üremeye zorlayarak çoğaltmak, onları daracık alanlara hapsetmek ve öldürmek, her şeyden önce doğaya aykırı.

Aygen Güneş/Sosyal medya uzmanı
Et yiyemiyorum ve sağlıklıyım

Hataylıyım. Birçok insanın yemeklerine doyamadığı mutfağı ile meşhur ama benim mutfağını hiç bir zaman sevemeyeceğim sevgili memleketim... Hatırlamıyorum ama aileme göre dört yaşından beri vejetaryenim. Benimki bir tercih değil, hayvansal ürünlerin kokusu rahatsız ediyor. Küçücük kıymayı bile ağzıma aldığımda kocaman oluyor. Et, balık, tavuk yemiyorum, yumurtayı da sevmem ama yine de yemek için zorlarım. 28 yaşımdayım ve sağlık sorunum yok. Sağlıklı bir bedene sahip olmak için et yemek zorunda olduğumuzu düşünmüyorum. Sebzelerden de gerekli vitaminlerin alınabildiği kanısındayım.

Tara Direkoğlu/Öğrenci
Vegan olunca zindeleştim

Vejetaryen olmamın temel sebebi hayvan sevgim küçüklüğüme dayanır. Bir kez kurban kesimine tanık olduktan sonra bir daha asla kurban eti yemedim. Vegan olmaya karar verdiğimde doktora danıştım. Doktorum düzenli kan tahlili yaptırmam ve yalnızca ette bulunduğu için verdiği vitaminleri ( B12, folik asit ve demir) tüketmem şartıyla vejetaryen olmamda bir sorun olmadığını söyledi. Önceden sebzeyle arası iyi olmayan bir insan olarak söyleyebilirim ki, başlarda gerçekten de yemek seçerken zorlanıyordum ve zaman zaman aç kalıyordum. Ancak bu zorluk hiçbir zaman ideolojimin önüne geçmedi, seçimimi sorgulamama sebep olmadı. Birçok kez aile büyüklerim tarafından içinde et olan yemekler yemeye zorlanmama veya 'Et yemezsen kafan nasıl çalışacak ki!' diye tutturan insanlara rağmen bir seneden fazladır et yemiyorum ve vücuduma öldürülmüş bir hayvanı sokmadığım için kendimi zihnen ve bedenen daha canlı hissediyorum. Yeterli araştırma yapılıp doğru beslenildiği sürece vejetaryenlik sağlığa zararlı bir seçim değil, hatta kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon ve kanser riskini azaltıyor.