5 günlük hava durumu
09 Ocak 2013, Çarşamba

Büyüme hormonu hafızayı güçlendirir

Büyüme hormonu hafızayı güçlendirir
Haberi Dinle

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Hipofiz bezinden salgılanan büyüme hormonu; vücuttaki hücreleri yeniler, hafızayı berraklaştırır, depresyonu önler, uykuyu düzenler. Ayrıca kas ve kemikleri de güçlendirir

Beynin yaşlanmasını engelleyerek hep genç kalmasını sağlamak mümkün mü? Nörolog Doç. Dr. Serdar Dağ, beyin için uygulanan anti-aging tedavileriyle ilgili bilgi verdi:

Antioksidan kullanımı artık çok moda oldu. Antioksidanlar insan vücudunda gerçekten mucize yaratıyor mu?
Glutatyon; insan vücudu tarafından üretilen, antioksidan etkisi olan ve bağışıklık sisteminin desteklenmesinde önemli rol oynayan bir maddedir. İnsan vücudundaki serbest radikallerin, hücrelere zarar vermesini önler. Yapılan son çalışmalar, damardan uygulanan glutatyon tedavisinin; başta Parkinson ve demans gibi sinir sistemi rahatsızlıkları olmak üzere romatizmaya da engel olduğunu gösteriyor.

HORMONLAR DENGELİ OLMALI

Hormon takviyeleriyle yaşlanmayı önlemek mümkün mü?
Vücudumuzda hormonların miktarı kadar birbirleriyle olan dengeleri de çok önemlidir. Otuzlu yaşlardan itibaren hormonlar azalmaya başlar. Eğer eksik olan yerine konacaksa, bu dengelere uygun şekilde olmalıdır. Eksiklik tespit edilirse, öncelikle bunun doğal yollarla salgılanmasının artırılması denenmelidir.

Büyüme hormonu nasıl bir etki sağlıyor peki?
Büyüme hormonu; bağışıklık sistemini güçlendirir, vücuttaki yağ oranın azalmasını, yaraların iyileşmesini sağlar ve cildi gerginleştirir. Bunun dışında hafızayı berraklaştırır, uykuyu düzenler, cinsel gücü artırır, kötü kolesterolü düşürür ve kemik erimesini de durdurur.

Büyüme hormonu gençleşmek için mi yoksa tedavi amaçlı mı kullanılmalı?
Bu hormonun sadece bebeklerde ve çocuklarda etkili olduğunu düşünmek yanlış olur. Büyüme hormonu; yetişkinlerin hem fiziksel, hem de ruh sağlığında önemli işlevlere sahiptir. Vücudumuzda her gün ölen ve yeniden yapılan milyarlarca hücre vardır. Büyüme hormonu bunların yenilenmesini, kas ve kemiklerin güçlenmesini, kalp kasının dayanıklılığının artmasını sağlar. Bu nedenle fiziksel ve ruh sağlığımız için hipofiz bezinden büyüme hormonunun salgılanması şarttır.

ORTA YAŞTA UNUTKANLIK TEHLİKELİ OLABİLİR!
Orta yaşta görülen unutkanlık ciddi bir şekilde ele alınmalıdır. Unutkanlıkla kendini gösteren 'normal basınçlı hidrosefali' adlı hastalık, sık sık başka hastalıklarla karıştırılabiliyor.
Bu hastalar; yavaşlama şikayeti ön plandaysa Parkinson, unutkanlık öndeyse demans, idrar kaçırma varsa mesane bozukluğu tanıları ile tedavi edilmeye çalışılıyor. Oysa hastalığın sebebi; beyindeki sıvının artmasıdır. Buna bağlı olarak hastada önce hafif şiddette demans yani bunama başlar. Daha sonra yürüyüşü bozulur. Bir süre sonra hareketleri Parkinson hastalarınki gibi olur; dengeleri bozulur, ayakta bile duramazlar. Bu şikayetlere ek olarak idrar kaçırma da eklenir. Hastalığa tanı MR ile konur.

GENÇ YAŞTA İNSAN NEDEN UNUTUR?
1- DEPRESYON:
Genç yaşta görülen unutkanlığın birinci sebebi depresyondur. Stres, üzüntü, aşırı çalışma gibi nedenlerle sinir sisteminin işleyişi bozulur. Uykusuzluk veya aşırı uyku, heyecan, takıntı, sinirlere hakim olamama gibi belirtiler ortaya çıkar. Depresyonda odaklanma sorunu olduğu için kişi dalgın ve unutkan olur. Konsantrasyon bozukluğuna da sık rastlanır. Tedavi edilirse unutkanlık ortadan kalkar.
2- YANLIŞ BESLENME:
Vücudumuz için lazım olan vitamin ve mineralleri alamıyorsanız, bu size unutkanlık olarak geri döner.
3- SİSTEMATİK HASTALIKLAR:
Tiroid yani guatr, hipoglisemi, şeker hastalığı gibi sistemik hastalıklar tedavi edilmezse, unutkanlığa sebep olur.
4- EPİLEPSİ HASTALIĞI:
Halk deyimi ile sara hastalığı; unutkanlık ve dalgınlık atağı ile kendini gösterir. Sebebi belli olmayan unutkanlık ataklarında mutlaka bir beyin elektrosuna bakılmalıdır. Çünkü bu hastalık ilaçla kolaylıkla tedavi edilebilir.

EKSİKLİĞİNDE FELÇ OLMA RİSKİ ARTIYOR
Büyüme hormonu eksikliği nelere sebep olur?
Hormon eksik salgılandığında, iç salgı sisteminin dengesi bozuluyor. Bunun sonucunda cinsel isteksizlik, regl düzensizliği, kan şekerinde düşüklük, titreme, terleme, çarpıntı, halsizlik görülebilir. Kas kitlesi azalıp yağ kitlesi artabilir. Damar sertliği , kalp krizi ve felç riski yükselir. Ayrıca endişe hali ve depresyon gibi ruhsal sorunlar da ortaya çıkabilir.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.