X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ''Misafir Anne'' uygulamasına destek çağrısı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'''' uygulamasına destek çağrısı

  • Giriş Tarihi: 12.1.2013 18:02

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, sağlıkçıları en çok zorlayan ulaşılması güç yerlerdeki doğumların kent merkezlerindeki hastanelerde yapılması için başlatılan '''' uygulamasına özellikle aile büyüklerinden destek istedi.

Kış şartlarının ağır geçtiği bölgelerde sağlık personelinin hastalara ulaşmak için karşılaştığı zorluklar, Sağlık Bakanı Akdağ başta olmak üzere bakanlık yetkililerini endişelendiriyor.

Akdağ, Muş'ta durumu ağır bir hastaya ulaşmak için yola çıkan iki sağlık personelinin 19 saat karda mahsur kalması sürecinde duyduğu endişeyi dile getirdi. Sağlık personelinin kurtarılmasından mutluluk duyduğunu ifade eden Akdağ, ''Aslında Türkiye'de bu mevsimde buna benzer büyük fedakarlıklarla karşılaşıyoruz'' dedi.

Bakanlığının araç parkında çok sayıda kar paletli ambulansı bulunduğunu, helikopter ambulansların da kış şartları nedeniyle ulaşılamayan yerlerde hizmet verdiğini vurgulayan Akdağ, ''Alınabilecek tedbirlerin hepsini almış durumdayız ama bazen o kadar ağır kış şartları oluyor ki çok büyük iş makineleri bile o yolu aşmak için çaresiz kalıyor. Bu çalışmaları yapanlara şükran borcumuz var. Özelikle Doğu Anadolu'da ve kışın ağır geçtiği yerlerdekiler çok büyük insanlık dersi veriyor herkese'' diye konuştu.

''''

''Doğumların sağlıkçıları çok zorladığı'' anımsatılarak ''Misafir anne'' uygulamasına rağmen niçin bu tür durumlarla karşılaşıldığı sorusu üzerine Akdağ, projeyle kışın ulaşmada güçlük çekilen yerlerdeki lerin doğumdan belirli bir süre önce il ya da ilçe merkezinde misafir edildiğini söyledi. Bunu büyük çoğunluğun kabul etmediğini belirten Akdağ, şunları kaydetti:

''Kültürümüzde yok. Aileler belki kabul etmiyor. Bu sefer doğum zamanı geldiğinde ulaşmak için büyük gayret gösteriyoruz. Ben Erzurumluyum bilirim, dağ köylerinde 2 metre kar kalınlığı oluyor. Ulaşın bakalım neyle ulaşacaksınız? Bir de üstelik sadece kar değil inanılmaz tipi, bazen sis dolayısıyla hiç bir araçla ulaşılamıyor. Dolayısıyla benim ailelerden, Doğu Anadolu'da, köylerde yaşayan kardeşlerimden, aile büyüklerinden istirhamım, doğum yapacak annelere teklif götürüldüğünde misafir anne projesine itibar etsinler. Biz onları en güzel şekilde ağırlıyoruz. Böylece herkesin işi kolaylaşsın. Hem annenin hem bebeğin hayatı riske girmesin hem de sağlık çalışanlarının hayatı riske girmesin.''

''ORAYA GÖNDERDİKLERİMİZ DE ÇOCUKLARIMIZ''

Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Ali Coşkun da Türkiye'de birçok bölgede kış şartlarının ağır geçtiğini, 112 birimlerine kış gelmeden hazırlık yapmaları uyarısında bulunduklarını söyledi.

Bakanlık araç parkında kışa özel ambulans çeşitliliği olduğunu dile getiren Coşkun, 224 kar paletli, 20 de karı küreyen ''Snowtrack'' denilen ambulans bulunduğunu söyledi. Coşkun, ''Kış şartlarının yoğun olduğu yerlere tahsis ettiğimiz bu ambulanslarla güç şartlardaki hastalarımıza ulaşmaya çalışıyoruz'' dedi.

Muş'ta 112 çalışanlarının karda mahsur kalmasına benzer bir olay yaşanmaması için halktan destek ve uzattıkları eli boş çevirmemelerini beklediklerini ifade eden Coşkun, en fazla zorlandıkları vakaların kronik hastalar ile hamileler olduğunu bildirdi.

Geçen yıl 33 bin gebe takibi yaptıklarını, bunlardan doğumu kış aylarına denk geleceklere hastane ya da misafirhanelerde ağırlama teklifi götürdüklerini anlatan Coşkun, bu talebe gebelerin üçte birinin karşılık verdiğini, bu sözlerini tutanların oranının da üçte bir olduğunu söyledi.

Kışın en zor geçtiği yerlerden biri olan Bitlis'ten örnek veren Coşkun, bu ilde ulaşımı zor köylerde 30 vaka bulunduğunu, bunlardan 10'unun gebelik olduğunu bildirdi. Coşkun, şöyle devam etti:

''Bunlar önceden tedbir alınabilir vakalar. Tedbirleri zamanında alır, şartları uygun yerde ikamet ettirirsek hem kendileri hem de sağlıkçılarımız riske girmez. Lütfen halkımız bu konuda bize destek olsun. Oraya gönderdiklerimiz de çocuklarımız. Geceleri uykusuz geçirmeyelim, gönderdiğimiz çocukların arkasından endişe ve heyecan duymayalım. Tabii hastalarımız için de bu üzüntüyü yaşamayalım. Her iki taraf için, mutlu sona ulaşmak için lütfen özellikle öngörülebilir rahatsızlıklar için hassasiyet gösterelim.''