X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Zayıflama ameliyatı için yaş sınırı: 13
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Zayıflama ameliyatı için yaş sınırı: 13

  • Giriş Tarihi: 12.2.2013

Türkiye'de obezite cerrahisi hızla artıyor. Prof. Dr. Koray Tekin'e göre; bu ameliyatlar için yaş sınırı 13'e kadar indi. Zayıflama ameliyatlarını en çok kadınlar yaptırıyor. Operasyonda en iyi sonuç ise genç erkeklerde alınıyor

Liv Hospital Obezite Cerrahı Prof. Dr. Koray Tekin, obezite ameliyatları hakkında önemli bilgiler verdi:
Ameliyatın ardından ilk yedi-sekiz ayda, hızlı kilo verimini takiben iştah geri geliyor. Fakat hasta çabuk doyduğu için, yine de kilo vermeye devam ediyor. Fakat bu dönem 18 ay sürüyor. Bu süreden sonra hastanın kararlı olması çok önemli. Ameliyatın çabuk doymayı sağlayıcı özelliğini kullanarak diyetine dikkat ederse, etkisi ömür boyu devam ediyor.

DİKKAT ETMEZSE KİLO ALIR

Hasta, iştahı geri geldiğinde tamamen yanlış gıdalarla beslenip düzensiz yaşam şekline, atıştırmalara dönerse; ameliyatın etkisi ikinci yıldan sonra kayboluyor ve kilo alımı oluyor. Biz bu durumda ikinci ameliyat olan 'duodanel switch'i devreye sokuyoruz. Bu ameliyatın etkisi; hasta ne yaparsa yapsın, yüzde 95 oranında, 15-20 yıl devam ediyor. Tabii bunun da bir bedeli var. 'Duodanel switch' ameliyatı olan hastanın ömür boyu bazı vitamin ve mineralleri ek olarak alması gerekiyor.
Obezite ameliyatları 18 ve 65 yaş arasında öneriliyor. 13-17 yaş grubunda ise çok deneyimli cerrahlar tarafından yapılması gerekiyor. 65 yaş üzerinde, yaş ortalamasının 72 olduğu bir grup hastayla ilgili makaleler mevcut. Bizim hastalarımız arasında da 74 yaşında bir hanım var; problemsiz şekilde kilo verdi. Yaşı en küçük ameliyat ettiğim hastam da 16 yaşındaydı.

YENİDEN DOĞUYOR
Ameliyattan sonra hasta ilk altı ay içinde fazla kilosunun büyük kısmından kurtuluyor. Kişi hem sosyal anlamda, hem de sağlık anlamında çok büyük avantajlar kazanıyor. Geceleri uyku apnesi sorunu yaşayan birçok kişi bundan kurtuluyor. Yıllardır kendilerine uygun beden kıyafet bulamadığı için mağazalara girmekten çekinen kadınlar, keyifle alışveriş ortamına dönüyor. Hastanın her şeyden önce ruh hali değişiyor, kendine güveni yerine geliyor. İş hayatı düzeliyor. Şeker ve kanser hastası olma riski azalıyor. Bu arada hareket kısıtlamasından da kurtuluyor; rahatça merdiven inip çıkabiliyor, koşabiliyor, çocuğunu gezdirebiliyor. Yani yeniden doğmanın keyfini yaşıyor.

YEME ATAKLARI ARTIK OLMUYOR
Ameliyatın hemen sonrasında, ertesi sabah çekilen ilaçlı filmden sonra; hastalar, yudum yudum berrak sıvı alabiliyor. Beşinci gün çorba içiyorlar. 14'üncü gün püre, 20'nci gün balık yiyorlar. 30'uncu gün normal gıdalara geçebiliyorlar. Bu ameliyatın ardından yeme atakları olmuyor çünkü fazlasını alacak yer yok! Bu arada hasta; berrak sıvı alması gereken hafta katı gıdalar alırsa, ciddi sorunlar yaşanabilir.


#Sayfa#

EN HIZLI KİLOYU GENÇ ERKEKLER VERİYOR
Bugüne kadar 500'ün üzerinde ameliyat yaptık. En hızlı kilo verenler genç erkekler. Bu grubu, genç kadınlar takip ediyor. En yavaş kilo veren grup ise 55 yaş üstü kadınlar.

GEÇİCİ SAÇ DÖKÜLMESİ OLUYOR

İlk bir yılda hangi yöntemi yaparsanız yapın; hastalar benzer oranlarda kilo veriyorlar ama gerçek başarı üçüncü yılda ortaya çıkıyor.
500 kişi arasından sadece beşine ikinci ameliyat yöntemi olarak 'duodenal switch'i uygulamamız gerekti. Fakat 'duodenal switch' yapmayı gerektiren olgu sayısının zaman içinde artmasını bekliyoruz.
Hastalarımızın yaklaşık yüzde 40'ında geçici saç dökülmesi görüldü. Burada sevindirici nokta şu; kalıcı saç kaybı olmuyor. Hızlı kilo verme dönemininin tamamlanmasıyla saçlar geri geliyor.

HER CERRAH BU AMELİYATI YAPAMAZ
Obezite ameliyatı olan hastaların yüzde 80'ini kadın, yüzde 20'sini erkek hastalar oluşturuyor.
Obezite cerrahisinde mutlak başarı için deneyim önemli. Ameliyatı; bu konuya ilgi duyan, kurs almış cerrahlar yapmalı. Örneğin; Amerika'da hekimin, obezite ameliyatını gerçekleştirebilmesi için üst ihtisas yapması gerekiyor. Bu konuda kanun ve kurallar var yani her genel cerrah bu ameliyatı yapamıyor. Ancak Avrupa ve Türkiye'de bu konunun ucu açık. Fakat ben bu cerrahinin çok yaygınlaşacağını düşünüyorum çünkü morbid obezite oldukça fazla. Suistimaller ya da bilgi eksikliği nedeniyle oluşabilecek zararları en aza indirmek için ülkemizde de bu konunun ciddi şekilde ele alınması gerekiyor.

DİYET SPORDAN DAHA ÖNEMLİDİR
Ameliyat sonrası tek sorun; zayıflarken vücutta aşırı sarkmaların olma ihtimali. Ben hastalarıma operasyonun ardından yüzmeyi öneriyorum. Bu spor, vücutta dengeli bir zayıflamayı sağlıyor. Fakat zayıflamanın ana etkeni spor değil; tabii ki diyettir. Çoğu hastamın spor yapmadığını biliyorum. Spor sadece diyete destek oluyor. Egzersizin esas amacı; vücutta dengeli zayıflamayı sağlaması ve kondisyonu artırmasıdır. Sporu bırakıp tekrar kilo alanlarla çok sık karşılaşmıyoruz ama diyeti bırakanlar ne yazık ki kilo alıyor.

YARIN: HANGİ HASTALAR EN UYGUN?