X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Diş hekimi korkusu babadan çocuğa geçiyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Diş hekimi korkusu babadan çocuğa geçiyor

  • Giriş Tarihi: 21.3.2013

İspanyol uzmanlar; diş hekimi korkusuyla ilgili 183 çocuk üzerinde araştırma yaptı. Çalışmanın sonucunda; diş doktorundan korkan babaların çocuklarının da bu fobiyi taşıdığı ortaya çıktı

İspanyol araştırmacılar; diş hekimi korkusunun baba tarafından genetik olarak çocuğa geçebileceğini kanıtladı. Çalışma için Madrid'de 7-12 yaşları arasında 183 çocuk incelendi. Sonuca göre; korku yoğunluk seviyelerinin, ebeveynler ve çocuklar arasında benzer düzeyde olduğu görüldü. Araştırma Başkanı Rey Juan Carlos; "Annelere nazaran bu fobide babaların daha önemli rol oynadığını belirledik" dedi.

TERLİYOR MUSUNUZ?

Diş Doktoru Nihat Tanfer, bu korkuyla ilgili bilgiler verdi:
Bu sorun; diş hekimine gitmekten korkma veya hoşlanmama ve kişinin kendi iç dünyasında oluşturduğu mantık dışı korkuları içerir. Diş hekimi fobisi ise; genelde yaşanan diş hekimi korkusundan daha ciddi bir problemdir. Fobili kişinin en klasik davranış biçimi, olaydan sakınmaktır.
Dünya nüfusunun yüzde 6-14'ü, sadece korku yüzünden diş hekimine gitmekten kaçınıyor.
Dişiniz çok ağrısa da diş hekimine gitmemek için direniyor musunuz? Diş hekiminin kullandığı aletlerin çıkardığı sesten rahatsız mı oluyorsunuz? Ağzınızda yapılacak tedaviyi bilmemek sizin korkunuzu pekiştiriyor mu? Kullanılan aletlerin steril olmayacağı düşüncesi size sıkıntı veriyor mu? Kalp çarpıntıları, mide bulantısı ve terleme gibi sorunlar yaşıyor musunuz? Bu soruların yanıtları "Evet" ise, siz de diş hekimi korkusu yaşıyorsunuz demektir.
Diş hekimi korkusu, diğer korkular gibi yanlış öğrenmelere dayanır ve psikoterapi ile tedavi edilebilir.
Aletlerin çıkardığı seslerden rahatsız olanlar için; tedavi sırasında diş hekimi koltuğunun önüne yerleştirilen DVD'li ekran sayesinde, bireyin dikkati hem görsel, hem işitsel anlamda dağıtılabilir. Bu yolla; aletin çıkaracağı ses, müzikle bastırılacağı için korku nedeni ortadan kaldırılır.
Çok heyecanlı kişilerde; sırt ve bacak masajı yapan ve istenirse ısıtma opsiyonu olan yastıklar kullanılarak hasta gevşetilebilir.
Dişçi korkusu olan kişilerde korkuyu artırıcı ilk etken, muayenehane ortamıdır. Dekorasyonda kullanılan renkler ve objeler; tamamen bireyi rahatlatmaya yönelik olmalıdır.
Hekim, yapılacak işlemleri hastaya adım adım anlatmalı ve ağrı duyduğu an işlemi keseceğinin güvencesini ona vermelidir.

MUAYENE ÖNCESİNDE KAHVE İÇMEYİN!
Muayeneye gitmeden birkaç saat önce; kahve, soda gibi sizi gergin ve hayecanlı hissettirecek içeceklerden kaçının.
Peynir, yumurta gibi protein bakımından zengin yiyecekler tüketin. Bu besinler, vücutta sakinleştirici maddelerin salgılanmasını sağlayacaktır.
Bir gece önce olabildiğince dinlenmeye çalışın. Böylelikle randevunuzda sakin olabilirsiniz.
Kliniğe geldiğinizde anksiyetenizin olduğunu söylerseniz, size özel tedavi planı çıkartılacaktır.
CD çalarınızı yanınızda getirirseniz; işlem sırasında istediğiniz şarkıları dinleyerek rahatlayabilirsiniz.

NEZLEDEN SONRA EN YAYGIN HASTALIK ÇÜRÜK
Dünya Diş Hekimliği Birliği tarafından Dünya Oral Sağlık Günü kabul edilen 20 Mart; 'Sağlıklı Yaşam için Sağlıklı Dişler ve Ağız' temasıyla, 200 ülkede çeşitli etkinliklerle kutlandı. Türk Diş Hekimleri Birliği, yetersiz ağız bakımının; diş çürüklerine, dişeti hastalıklarına, hatta ağız kanserlerine neden olabileceğine ve bu hastalıkların, temel diş bakımı ve koruyucu önlemlerle engellenebileceğine dikkat çekiyor.

DİŞ FIRÇALAMIYORUZ

Dünya genelinde, nüfusun yüzde 90'ı; diş çürüğü, peridontal hastalık ve oral kanserler başta olmak üzere birçok hastalık riski altındadır. Bu arada diş çürüğü, günümüzde nezleden sonra dünyada en yaygın ikinci hastalık olarak kabul ediliyor. Ağız boşluğunun diğer bir önemli hastalığı ise kronik bir enfeksiyon olan dişeti hastalıklarıdır. Diş fırçalama, diş ipi kullanma ve ağız bakım ürünü ile çalkalamayı içeren temel ağız hijyeni konusunda geri olan Türkiye'deki diş sağlığı ile ilgili alışkanlıklar ise şöyle:
Batılı ülkelerle karşılaştırıldığında; dişlerimizi yeterince fırçalamıyoruz. Diş macunu tüketimi; kişi başına yılda 110 gr.
5-9 yaş arası çocuklarda; ortalama beş çürük ya da dolgulu diş bulunuyor.
0-14 yaş grubunda; ortalama 3.7 çürük, dolgu ya da çekilmiş diş bulunuyor.
65 yaş ve üzerinde bireylerde; dişsizlik oranı yüzde 67.
Erkeklerde ağız kanseri görülme sıklığı; yüzde 6.3 oranında.