X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Her yıl 30 bin kadın meme kanseri oluyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Her yıl 30 bin kadın meme kanseri oluyor

  • Giriş Tarihi: 7.4.2013 10:41

Adana Büyükşehir Belediyesi ve Başkent Üniversitesi Adana Araştırma ve Uygulama Merkezi işbirliği ile "1-7 Nisan Kanser Haftası" etkinlikleri kapsamında düzenlenen konferansların ikincisinde, tüm yönleriyle "Meme kanseri" anlatıldı.

Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu'nda düzenlenen konferansa konuşmacı olarak katılan, Başkent Üniversitesi Adana Araştırma ve Uygulama Merkezi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tamer Çolakoğlu, meme kanserinin, meme dokusu içerisindeki hücrelerin kontrol dışı çoğalmasıyla oluştuğunu bildirdi.

Meme kanserinin ülkemizde ve bir çok ülkede kadınların en korkulu sağlık sorununu oluşturduğunu vurgulayan Doç. Dr. Çolakoğlu, "Meme kanseri, akciğer kanserinden sonra dünyada görülme sıklığı en yüksek olan kanser türüdür. Her 8 kadından biri hayatının bir döneminde meme kanserine yakalanmaktadır. Türkiye de ise her yıl yaklaşık 30 bin kadının meme kanseri tanısı aldığı düşünülmektedir" dedi.

Doç. Dr. Çolakoğlu, meme kanserine yakalanan kadınların üçte ikisi 50 yaş ve üzerinde olsa da genç kadınlarda da görülebildiğini belirterek, "Meme kanseri ile menopoz yaşı arasında ilişki bulunmaktadır. 45 yaşından önce menopoza giren kadınlarda meme kanseri riski 55 yaşından sonra bu döneme giren kadınların yarısı kadardır" dedi.

Yaş ilerledikçe meme kanseri riskinin arttığını ifade eden Doç. Dr. Çolakoğlu, şunları söyledi:

"Yeni meme kanseri tanısı konan hastaların 3'te 2'si, meme kanserinden ölümlerin yüzde 84'ü 50 yaş ve üzerindeki kişilerdir. 12 yaş öncesinde adet başlangıcı meme kanseri gelişiminde bir risk faktörüdür. Bu kişilerin meme kanserine yakalanma riski diğerlerine göre 4 kat daha fazladır."

Doç. Dr. Çolakoğlu, meme kanseri riski ile menopoz yaşı arasında da ilişki bulunduğuna dikkati çekerek, "45 yaşından önce menopoza giren kadınlarda meme kanseri riski 55 yaşından sonra bu döneme giren kadınların yarısı kadardır. Hiç doğum yapmamış olma ve ilk doğumu 30 yaşın üzerinde yapmış olma meme kanseri riskini artırmaktadır. 30 yaşından sonra doğum yapan kadınlarda kanser riski ilk doğumunu 20 yaşından önce yapan bir kadına göre 4 kat daha fazladır" dedi.

EMZİRME KORUYOR, HORMON ARTIRIYOR

Emzirmenin meme kanseri üzerindeki etkisi henüz tam olarak anlaşılmasa da kanser riskinin azalmasında rol oynadığının düşünüldüğünü vurgulayan Çolakoğlu, "Hayvanlarda yapılan çalışmalarda dışarıdan östrojen verilmesinin kanser riskini artırdığı belirlenmiştir. Östrojenler meme dokusundaki normal ve kanserli hücrelerin büyümesini uyarırlar. Östrojen tümör hücreleri üzerine daha da etkili olup bölünerek çoğalmalarını sağlamaktadır. Hormon replasman tedavisi alan kadınlarda da aynı şekilde meme kanseri riski artmaktadır" diye konuştu.

Meme kanserini kesin olarak önleyen bir yöntem olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Çolakoğlu, "!Erken tanı yaşam süresini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırır.Meme kanserinin etyolojisi çok kesin olmadığı ve risk faktörleri kontrol edilebilir etmenler olmadığı için meme kanserinden tam korunma söz konusu değildir. Ancak, düzenli beslenme, alkolden uzak durma, egzersiz, radyasyondan uzak durma gibi faktörler olumlu etki yapar" dedi.

Doç. Dr. Çolakoğlu, meme kanserinin belirtilerine de dikkati çekerek, "Memelerin birinde anormal büyüme olması, bir memenin diğerinden anormal şekilde sarkık olması. Meme üzerinde kızarıklık, renk değişikliği, yara olması, meme cildinde buruşukluk, gözenekler olması (portakal kabuğunda olduğu gibi), meme ucunda çukurlaşma, renk değişikliği olması iki meme ucunun farklı yönlere dönük olması, meme üzerinde ya da koltukaltında şişlikler olması meme kanseri belirtisi olabilir" diye konuştu.

Çolakoğlu, katılımcılara kendi kendine muayenenin nasıl yapılacağı konusunda da bilgi vererek, birçok kişinin bu yolla hastalığına kendinin teşhis koyduğunu ifade etti. Çolakoğlu, kanseri erken tanıyan tıbbi yöntem bulunduğunu ancak, kadınların mutlaka kendi kendine muayeneyi ihmal etmemeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

Doç. Dr. Çolakoğlu, konferansının sonunda katılımcıların sorularını da yanıtladı.