X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kadavradan karaciğer nakliyle hayat buldu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kadavradan karaciğer nakliyle hayat buldu

  • Giriş Tarihi: 7.4.2013 13:31

Karaciğer yetmezliğine bağlı acil nakil bekleyen ve oğlundan nakil yapılması için hazırlıklar da tamamlanan anne, kazada ölen gencin karaciğeriyle ikinci kez hayatı kucakladı.

Henüz 20'li yaşlarda yaşamını yitiren gencin karaciğeriyle hayat bulan anne, bir yandan sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşarken diğer yandan da oğlunun sağlığının riske atılmamasının sevincini yaşıyor.

Karaciğeri bağış yapılan genci ''evladım'' diye kabul eden anne, donör ailesinin kendisine oğlunun sağlığını da armağan ettiğini belirtti.

''Donörün ailesi, iki kişiye sağlık hediye etti''

GATA Karaciğer Nakil Merkezi Sorumlu Uzmanı Genel Cerrah Prof. Dr. Gökhan Yağcı, anne Türkan Demircan'ın (54) otoimmün hepatit hastalığına bağlı karaciğer yetmezliği geliştiğini ve 3 aydır çeşitli merkezlerde tedavi gördüğünü söyledi.

Demircan'ın genel sağlık durumunun GATA'ya geldiğinde oldukça kötü olduğunu ifade eden Yağcı, hastaya bir an önce nakil yapılması gerektiğini belirtti. Yağcı, hastanın tüm incelemelerinin tamamlandığını ve sistemdeki bekleme listesine dahil edildiğini ifade ederek, anne Demircan'ın durumunun her geçen gün kötüye gitmesi üzerine canlıdan karaciğer nakli yapılmasına karar verildiğini söyledi.

Durumun aile bireyleriyle paylaşıldığını anlatan Yağcı, yaşanılan süreci şöyle anlattı:

''Çocuklarından nakil yapılabilmesi için incelemeler yapıldı. Büyük oğlu Ferhat Demircan'ın dokuları uyumlu çıktı ve ameliyat için hazırlıklar tamamlandı. Operasyon için gün beklenirken, kadavradan donör çıkması üzerine, oğlunun sağlığı riske edilmeden nakil gerçekleştirildi. Böylece, anne yeni bir karaciğerle hayata dönerken, oğlunun da ameliyata alınmamasının sevincini yaşadı. Kadavradan yapılan nakille, hem anneyi sağlığına kavuşturduk hem de sağlıklı bir kişinin hayatını riske atmadık. Nakil yapılan donörün ailesi de karaciğer bağışıyla bir değil iki kişiye sağlık hediye etti.''

Anne Demircan'ın ameliyatının başarılı geçtiğini vurgulayan Yağcı, şu an sağlık durumunun gayet iyi olduğunu ve tüm ihtiyaçlarını kendisinin karşılayabildiğini söyledi. Yağcı, nakil sonrası riskli dönemin atlatıldığını ifade etti.

''İnsan yaşlı da olsa yaşamak güzel''

Üç çocuk annesi Türkan Demircan da hayatın değerinin sağlık kaybedilince anlaşıldığını, sağlığın insan için en önemli şey olduğunu belirterek, hastalığının halsizlik ve aşırı uyku istediği ile kendini gösterdiğini, günlük işlerini yapamaz hale geldiğini söyledi.

Demircan, yorgunluktan yürümekte dahi zorlandığını ifade ederek, hastaneye başvurduğunda ''karaciğer yetmezliği'' tanısıyla sarsıldığına işaret etti. Medikal tedavinin yeterli olmadığı ve nakil yapılması gerektiğinin anlatılması üzerine her gün organ bağışında bulunulması için dua ettiğini dile getiren anne Demircan, duygularını şöyle anlattı:

''Herkes için sağlık diledim. Ancak yaşamını kaybeden birinin organ bağışında bulunması çok önemliydi. Çünkü, kadavra bulunamazsa oğlumdan nakil gerekiyordu. Çocuklarım için hayata tutunmayı isterken, sağlıklı oğlumun benim için ameliyata girecek olması çok üzüyordu. İçim içimi yiyordu. Oğlumun da benim yanımda yatmasını istemiyordum. Ona bir şey olacak diye korkuyordum. Annelik böyle işte.

Bu endişeyi yaşarken, doktorumuz kadavradan donör bulunduğunun haberini verdi. Hayatını kaybeden kişi için çok üzüldüm ama bize hayat verdiği için minnet borçluyum. Çünkü, insan yaşlı da olsa yaşamak güzel.''

''Ciğerime, elimi koyup 'evladım' diye sesleniyorum''

Demircan, organ bağışının bu kadar önemli olduğunu kişinin kendi başına geldiği zaman anladığını dile getirerek, çocuklarının da organ bağışında bulunduğunu söyledi.

İçinde bir başka kişinin karaciğerini taşımanın ayrı bir his olduğunu ifade eden Demircan, ''Her nefesimde aklıma geliyor. Onu da kendi yavrum olarak kabul ettim. Onun için her zaman dua okuyorum. Ailesine çok teşekkür ediyorum. Allah sabır versin. Ailesiyle görüşmeyi çok isterim. Onlar da benim ailem artık. Ciğerime, elimi koyup 'evladım' diye sesleniyorum ona. O da beni anne olarak kabul eder inşallah. Yattığı yer cennet olsun. Bağışla, bir değil iki can verdiler. Oğlumu da bana bağışladılar'' diye konuştu.