X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kansere karşı safran
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kansere karşı safran

  • Giriş Tarihi: 7.4.2013

Geleneksel tıpta yüzyıllardır kullanılan bir bitki olan safran; tümörlerin yok edilmesine yardımcı oluyor, kanser ilaçlarının yan etkilerini azaltıyor

Her yıl dünyada 7.5 milyon kişi, kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Son çalışmalar, kanserle mücadelede bitkisel özlerin önemini ortaya koyarken, üzerinde en çok durulan bitkilerin başında safran geliyor. Safran; birçok rahatsızlığa iyi gelen ve Güneybatı Asya'da yetişen 'Crocus Sativus' bitkisinden elde edilen parlak renkli bir baharattır. Sahip olduğu özellikler nedeniyle, dünyanın en pahalı baharatı olarak nitelendirilen safranın her bitkisinde; maksimum dört çiçek bulunur. Bitkinin üzerindeki her çiçek, üç koyu kırmızı tepeciğe sahiptir. İnce filament sapı da çiçeğe bağlıdır. Hasatta elle toplanan safran yaprakları, kurutularak saklanır. Son bilimsel çalışmalar; safran özü ve ana aktif bileşenlerinin, anti-kanser ilacı olan Cisplatin'in yan etkilerini azalttığını ortaya koydu.

BULGULAR UMUT VERDİ
Ayrıca safranın, tümörlerin yok edilmesinde de önemli rol üstlendiği belirlendi. Safranın içeriğinde bulunan safranal ve krosin maddelerinden, tümörler üzerinde umut verici bulgular elde edildi. Safranın içeriğinde bulunan birçok madde; bilim dünyasında büyük ilgi görüyor. Bu bitki; 150'den fazla kimyasal bileşik ihtiva etmesine rağmen, bunların yalnızca 40-50 tanesi tanımlanabilmiş ve çalışmalara konu olmuştur. Safranın iki bileşiği; safranal ve krosin, karakteristik özelliklere sahiptir. Krosin, safrana kendine has rengini veren maddedir. Safranın yapısında bu iki bileşik dışında; proteinler, şekerler, vitaminler, flavoidler, aminoasitler, mineraller, uçucu yağlar, sakızlar ve diğer birçok kimyasal bileşik bulunur.

BESLENMEYİ DÜZENE SOKUYOR
Vücutta dengesiz hormonlar ve nörotransmitter'lar, beynin normal işlevini bozabilir. Bunun sonucunda da beslenme sorunları ortaya çıkabilir. Düzensiz beslenme, öğün atlama ve ayaküstü atıştırma; en sık görülen sorunlardır. Safran özü, bu sorunların çözümünde önemli bir işleve sahiptir. Günlük 176.5 gram safran özü, beslenmede denge sağlamaya yardımcı olur.

SERATONİN SEVİYESİNİ ARTIRIP MUTLULUK VERİR
Safranın geleneksel tıptaki kullanımı, uzun bir geçmişe sahiptir. Yapılan çalışmalarda safranın; depresyon ile mücadelede, anksiyete ve duygusal kontrol yönetiminde etkili olduğu görüldü. Bunun yanı sıra safran özü bileşenlerinin anti-oksidan özelliğe sahip olduğu tespit edildi. İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalar, safranın moral seviyesini yükselttiğini de ortaya koydu. Safran özü, beynin salgıladığı seratoninin seviyesini artırarak mutluluk verir. Uzun vadede daha iyi bir ruh hali sağlar.

TOKLUK VERİR
Diyet yapmak ve stresli bir yaşam tarzı; genellikle hormonların işleyişini ve dengesini bozar. Safran özü iştahı düzenlerken, aşırı yeme isteğini ortadan kaldırarak tokluk hissi verir. Bu özelliğiyle hem aşırı kilo alımını engeller, hem de depresyonla mücadele eder.

GÖRME KAYBINI AZALTIR
Safranla ilgili yapılan araştırmalar; bu bitkinin görüşü keskinleştirdiğini ve yaşlanma ile ortaya çıkan göz kaslarındaki dejenerasyonu azalttığını gösterdi. İtalya'da yapılan bir çalışmada; safranın yaşa bağlı görme kaybı ve makula dejenerasyonunun ilerlemesini yavaşlattığı belirlendi.

TARİHİ ÇOK ESKİ
Geleneksel halk hekimliğinde safran; eklem ağrıları ve bölgesel ağrılar, sindirim sorunları, yüksek tansiyon, yüksek kolestrol, solunum sistemi hastalıkları ve Alzheimer gibi birçok hastalığa çare olarak görüldü. Bu bitki; Çin tıbbında ise kan akışını düzenlemek için kullanıldı.