X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Stresin azı yarar çoğu zarar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

in azı yarar çoğu zarar

  • Giriş Tarihi: 11.4.2013 10:46 Güncelleme Tarihi: 11.4.2013 10:46

Uzman Psikolog Uğurkan Ulutürk, faktörlerinin aslında günlük hayatın bir parçası olduğunu, kişinin günlük işlerini ve işlevini bozmayacak kadar stres düzeyinin kişiyi üretmeye, sevmeye ve paylaşmaya yönelttiğini bildirdi.

Ulutürk, yaptığı yazılı açıklamada, son yıllarda yaş ve cinsiyet fark etmeksizin pek çok insanın, günlük yaşamdaki ten şikayet ettiğini, iş, aile, eş ya da arkadaş kaynaklı yaşanabilen stresin, bazen ciddi hastalıkların da ilk sinyali olabildiğini belirtti.

Günümüz koşullarında bireylerin kendilerinden, önemli saydıkları değerlerden ve doğadan uzaklaşmak zorunda kalmasının, "stresli bir yaşamım, ilişkim ya da işim var" şeklindeki cümlelerle kendini gösterdiğini aktaran Ulutürk, kreşe başlayan küçük bir çocuktan, gerekli bakımı alamayan bir yaşlıya, yoğun ev işlerinden bunalan bir ev hanımından, sınava hazırlanan öğrencilere kadar toplumun büyük bir kesiminin çeşitli stres etkenlerine maruz kaldığını bildirdi.

Stressiz hayat olmadığı gibi sorunsuz bir hayat ve insanın da olmadığını ifade eden Ulutürk, bu nedenle stressiz hayatın, bir sağlıklılık ölçütü olmadığını, psikolojik sağlığın, karşılaşılan stres durumları ve zor koşulların üstesinden gelebilmekle mümkün olabileceğini ifade etti.

İnsanların içinde bulunduğu yaşamsal koşullara, mekanlara, kültüre ve ekonomik standartlara göre değişiklik gösteren sıkıntılar, zorunluluklar, çatışmalar, zorlanmalar ve hayal kırıklıkları gibi pek çok stres etkeni olduğunu aktaran Ulutürk, kişi bunlarla başa çıkabildiği, çözüm yolu bulabildiği ve stresörlere rağmen hayatından doyum alabildiği sürece herhangi bir psikolojik sorunla karşılaşmadığını anlattı.

''Stres faktörleri aslında günlük hayatın bir parçasıdır. Kişinin günlük işlerini ve işlevini bozmayacak kadar stres düzeyi kişiyi üretmeye, sevmeye ve paylaşmaya yöneltir'' ifadelerine yer veren Ulutürk, özel hayat, iş dünyası ya da okul hayatının kişileri stresle karşı karşıya bırakabildiğini aktardı. Ulutürk, şu bilgileri verdi:

''Okul, iş ya da özel hayattan kaynaklanan stresörlerin neden olduğu sonuçlar genel olarak yorgunluk, halsizlik, işe devamsızlık, depresif ruh hali, fiziksel hastalıklar, konsantre olamamak, dalgınlık nedeniyle yaralanmalar, çalışma hayatında verimsizlik veya derslerde başarısızlık olarak özetlenebilmektedir. Ayrıca kalp damar hastalıkları, anksiyete, kaygı durumu, depresyon, sırt-omuz-baş ağrısı, cinsel isteksizlik, mide yakınmaları, uyku düzensizlikleri, mikrobik hastalıklar ve kanser gibi birçok fizyolojik-psikolojik rahatsızlığa neden olabilmektedir. Stresle başa çıkmak için uygulanan işlevsiz yöntemler kişiye göre farklılık göstermektedir. Bunlardan en sık başvurulanlar aşırı çalışmak, internet ve teknolojiyi uygunsuz kullanmak, sigara içmek, alışveriş yapmak, alkol veya madde kullanmak, yanlış beslenme ve uyku alışkanlıkları ile aşırı sosyalleşmedir.''

PSİKOLOJİK SAĞLIĞI TEHDİT EDEN DURUMLAR

Psikolog Ulutürk, psikolojik sağlığı tehdit eden durumları şöyle sıraladı:

"Kişi stresle başa çıkamamaya veya gerekli çözüm yollarını bulamamaya başladıysa,
-Stresle başa çıkmak için sağlıksız yöntemler kullanıyorsa,
-Sağlıklı düşünme, karar verme ve problem çözme becerileri kullanılamıyorsa,
-Mutsuzluk, keyifsizlik, yorgunluk, umutsuzluk, sinirlilik, huzursuzluk ve evhamlılık duyguları yoğunsa,
-Dürtüsel davranışlar (tıkınırcasına yeme, kavga etme) varsa,
-İnternet veya teknoloji kullanımı kontrol edilemeyen sürelerdeyse ve diğer işlerin aksamasına neden oluyorsa,
-Baş, omuz, sırt ağrıları, mide sorunları, tansiyon, şeker, kalp sıkışması, nefes darlığı, yoğun çarpıntı, uykusuzluk, halsizlik, kronik yorgunluk gibi fizyolojik sorunları arttıysa,
-Kişi işte veya okulda okuduğunu anlamıyor ve dikkatini toplayamıyorsa,
-Bireylerin eşiyle, çocuklarıyla, anne-babasıyla, dostlarıyla, komşularıyla, iş arkadaşlarıyla ve çevresiyle ilişkileri bozulmaya başladıysa,
-Kişi eskiden yapabildiği işlerini, ödevlerini artık yapamamaya, aksatmaya, ertelemeye, hatalar yapmaya, işler için enerji, istek, güç bulamamaya başladıysa,
-Kişi eskiden keyif alarak yaptığı işler için isteksizlik duyuyorsa, psikolog desteği alınması ve psikolojik sağlığın yeniden kazanılması gerekmektedir."