X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dokuzuncu aydan sonra bebek sofraya oturmalı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dokuzuncu aydan sonra bebek sofraya oturmalı

  • Giriş Tarihi: 13.4.2013

Çocukların aileleriyle aynı sofrada yemek yemesi, sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanması ve obeziteden korunması açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar; dokuzuncu ayı geride bırakan bebeklerin aile sofrasına oturtulmasını ve doğal yöntemlerle pişirilmiş ev yemeklerinden yemesini tavsiye ediyor

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hilal Mocan; bebeklerin dokuzuncu aydan sonra kaşıkla kendi kendine yemesine fırsat tanınması gerektiğini söylüyor. Bu şekilde özgüveni artan bebek, sağlıklı beslenme alışkanlığı da kazanıyor. Prof. Dr. Mocan, bu süreçte yapılması gerekenleri anlattı:
Yedinci ve sekizinci aylarda bebeğe kahvaltı ettirilmeye başlanır. Kahvaltı hazırlarken birkaç bebe bisküvisi veya ekmek, pastörize beyaz peynir, pekmez, az miktarda tereyağı, katı pişmiş yumurta sarısı anne sütünde veya suda ezilerek verilebilir.

HER GÜN YARIM YUMURTA SARISI
Kahvaltıda her gün yarım yumurta sarısı veya iki günde bir tam yumurta sarısı verilir. Yumurta beyazı ise 10 ve 12'nci aylarda ilave edilir.
Öğünlerin her gün taze olarak hazırlanması gerekir. Bebeklerin bazen değişik tatlar isteyebileceği veya iştahsızlık dönemi yaşayabileceği de unutulmamalıdır. Böyle durumlarda doğal gıdalardan hazırlanmış mamalar da tercih edilebilir.
Son yıllarda bağışıklık sistemi için önemli yer tutan, sindirimi kolaylaştıran ve besin kalitesini artıran prebiyotik veya probiyotik besinler de hazır bebek mamalarına ilave edilmeye başlandı.

TUZSUZ VE SALÇASIZ OLMALI
Yedinci ve dokuzuncu aylarda pilav, makarna gibi nişastalı besinlerle tarhana çorbası verilmeye başlanır. Bebekler için pilav ve makarna başlangıçta haşlanıp suyu çektirilerek hazırlanmalı, üzerine zeytinyağı gezdirilmelidir. İstenirse sebzeli veya kıymalı sos da koyulabilir.
Dokuzuncu aydan sonra bebek aile sofrasına oturmalı ve kendi kendine yemek yemesi için ona fırsat verilmelidir. Bebeğin eline kaşık verilmesi, özgüvenini artırır.
Ailenin yemek sırasında birlikte olması, bebeği obeziteden koruyan önemli bir faktördür.
Aile sofrasına oturan bebeğe, dolma, sulu köfte, kıymalı fasulye gibi ev yemeklerinden verilebilir. Bu yemeklerin tuzsuz, baharatsız ve salçasız olmasına dikkat edilmelidir.

SEBZE ÇORBASINI ZEYTİNYAĞIYLA YAPIN
Ek gıdalara geçişte meyve suyu, yoğurt ve sütlü- pirinçli mamalardan sonra sebze çorbaları da beslenmeye ilave edilir. Çorbalar hazırlanırken ilave edilecek yağ; enerji gereksiniminin karşılanmasına yardımcı olur. Çorbada zeytinyağları tercih edilmelidir. Sebze çorbası hazırlanırken kullanılan sebzelerin buharda pişirilmesi en sağlıklı yöntemdir.

TEK BİR ÖĞÜN İÇİN YAPILMALI
Çorba tek öğün olarak yapılmalı; tüketilmeyen kısım bir sonraki öğüne veya ertesi güne ısıtılarak verilmemelidir. Sebze çorbasına başlarken kabak, patates, havuç buharda pişirilir, sonra zeytinyağı ilave edilir. Bu karışım ezilerek kaşıkla bebeğe verilir. Bir yaşına kadar tuz ve şeker kullanılmamalıdır. Bebeklerin sebze çorbasına patlıcan ve bakla konulmamalıdır. Sebze çorbası doğal ve taze ürünler kullanılarak hazırlanmalıdır. Konserve, dondurulmuş yiyecekler, katkı maddeli hazır besinler bebeğe verilmemelidir.

GÜNLÜK BESLENMESİ NASIL OLMALI?

SÜT VE PEYNİR KALSİYUM KAYNAĞI
Günlük kalsiyum ihtiyacı 0-1 yaş arasında 360-540 miligramdır. Kalsiyum, kemik ve dişlerin temel yapısı için gereklidir. Kasların kasılması, sinir uyarımı, kalp kasılması ve pıhtılaşmada önemli rol oynar. Çocuklarda kalsiyum eksikliğinde Büyüme duraklayabilir. Kalsiyum en fazla; süt, peynir, pekmez, susam, fındık, fıstık, yeşil sebzeler ve kuru baklagillerde bulunur.

TAVUK VE BALIKTAN FOSFOR ALSIN
Fosfor; vücutta kemik ile diş yapımında, asit-baz dengesinde ve sinir iletiminde etkilidir. Fosfor alımı yetersiz olan bebeklerde raşitizm görülebilir ve kas güçsüzlüğü olur. Fazla fosfor alındığı durumlarda ise bebeklerde titreme veya havale görülebilir. Fosfor bakımından en zengin gıdalar; et, tavuk ve balığın yanı sıra yumurta sarısı, kurubaklagiller, sert kabuklu meyveler, yağlı tohumlar, süt ve süt ürünleri ile tahıllardır.

MAGNEZYUM İÇİN CEVİZ VE FINDIK YEDİRİN
Bir yaşına kadar olan bebeklerin günde 50-70 miligram magnezyum alması gerekir. Magnezyum, metabolizmanın iyi işlemesinde etkilidir. Enzimlerin aktivasyonu, kemik ve dişlerin normal yapılanması, karbonhidrat metabolizmasının iyi çalışması, kas ve sinir uyarımında etkili önemli bir hücre içi elemandır. Magnezyum eksikliğinde; kan kalsiyumunda düşme ve titremeler görülür. En çok badem, ceviz, fındık ve fıstıkta bulunur.

GÜNDE 10 MİLİGRAM PEKMEZ TÜKETMELİ
Demir eksikliğinde anemi ve büyüme geriliği görülür. Demirin fazlası vücuttan atılamaz, karaciğerde depolanır ve hemosiderozis denilen hastalığa neden olur. Demir en fazla et, yumurta, yeşil sebze, pekmez ve kuru meyvelerde bulunur.

ÇİNKO ALMAK İÇİN BADEM, BULGUR VE KUR
Bebeklerde ilk yaşta çinko ihtiyacı; günde 3-5 miligramdır. Çinko; bebek ve çocuk büyümesinde son derece önemlidir. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyonlara karşı direnci artırır. Çinko eksikliğinde boy kısalığı, anemi, cilt yaraları, ishal, enfeksiyon ve yara iyileşmesinde gecikme görülür. Çinko; et, peynir, badem, ceviz ve tahıllarda bulunur.

YOĞURDU EVDE KENDİNİZ YAPIN
Ek gıdalara geçilen ilk ayda yoğurt denemeleri başlar. Yoğurt; evde pastörize süt kullanılarak hazırlanmalıdır. Evde hazırlanan yoğurt; içinde katkı maddesi ve tatlandırıcı olmadığı için daha sağlıklıdır. İlk başta bebeğe iki tatlı kaşığı yoğurt verilir, daha sonra günde 100 cc'ye kadar çıkılır. Yoğurdun verilme zamanı; ikindi vakti 16.00 ile 16.30 saatleri arası olmalıdır.

MEYVE SUYUNU SABAHLARI İÇİRİN
Altıncı ayda genel olarak ilk başlanan ek gıdalar; meyve sularıdır. Meyve suyunun verilme zamanı genelde sabah 10.00-10.30 arasıdır. Meyve, temiz yıkanmış cam rendede rendelenir ve tülbentten süzülür. İlk başlanan meyve suyu, genellikle elma suyudur. İlk denemede iki tatlı kaşığı verilir. Ertesi gün bu miktar iki katına çıkarılır. İlk iki günde herhangi bir reaksiyon görülmezse, elma suyuna iki tatlı kaşığı kadar armut suyu ilave edilir. Sonra bu karışıma havuç suyu ilave edilir. Yaklaşık 100 ml olarak verilmelidir.