X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Aşırı radyasyon yüklenmesi kanser vakalarını artırıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Aşırı radyasyon yüklenmesi kanser vakalarını artırıyor

  • Giriş Tarihi: 31.5.2013

Son 30 yılda kullanımı yaklaşık 25 kat artan CT taraması, yani bilgisayarlı tomografi; sanılandan dört kat daha fazla radyasyon yayıyor. Hücrelerin mutasyona uğramasına neden olan radyasyon; kansere yol açabiliyor

Vücuda radyasyon veren bazı tıbbi prosedürler; kanser salgınına katkıda bulunuyor. Sıradan tıbbi X-ışınlarıyla karşılaştırıldığında; CT taramaları (bilgisayarlı tomografi) çok daha yüksek çözünürlüklü görüntüler verir. CT taramaları; hastaları yüzlerce ve bazen binlerce kat daha fazla miktarda radyasyona maruz bırakıyor. Bu taramaların ve diğer tehlikeli X-ışını görüntüleme prosedürlerinin rutin kullanımı, son 30 yılda hızla artmıştır. 1980'de 3 milyon CT taraması yapılmıştır. 2007 yılı itibariyle bu sayı 70 milyona çıkmıştır.

PATLAMA YAŞANIYOR
Geçen yılın sonlarında yayınlanan bir çalışma; CT taramalarının, zannedilenden dört kat daha fazla radyasyon yaydığını ortaya koyuyor. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından yapılan bir diğer çalışma ise; 2007'de CT taramalarının 29 bin yeni kanser vakasına yol açtığını ortaya koyarken, ölüm sayısının ise 15 bin dolayında olduğunu gösterdi. Problem; gereksiz CT taramalarındaki patlamanın her yıl devam etmesidir. Bu, son 10 yılda 150 bin Amerikalı'nın; CT taramasıyla tetiklenen kanserden kaynaklanan ölümlerle karşı karşıya olduğu anlamına gelir.

RİSK VAR MI?
CT taramaları; sağlığını düşünen kişilerin tüm vücutlarını, istemeden yüksek seviyelerde DNA gen mutasyonuna neden olan radyasyona maruz bırakır. Aşırı radyasyon yüklenmesinin zararları, tıbbi çevrelerin kanserin tüm dünyada yaygınlaşması konusundaki endişelerini artırıyor. Diğer taraftan doktorlar, sıradan tıbbi X ışınlarından yayılan radyasyon miktarının, kanser riski oluşturmayacak kadar düşük olduğunu savunuyor. Bu görüş; herhangi bir miktardaki radyasyonun DNA'da, genlerimizi istenmeyen şekilde etkileyen serbest radikal hasarına neden olduğunu gösteren verileri hiçe saymaktadır.

FARKLI GÖRÜŞLER
Biz ise, günümüzde görülen kanserlerin önemli yüzdesine tıbbi radyasyonun neden olduğunu belirten istatistikleri çok önceden biliyoruz. Doktorlar; belli bir düzeyde tutulduğu sürece radyasyonun güvenli olduğunu belirtirken, yeni görüş en küçük radyasyon partikülünün bile DNA hasarına neden olduğunu savunuyor.

DNA'DA HASAR BIRAKIP KANSERE ZEMİN HAZIRLAR
Radyasyonun güvenli sayılabilmesi için, DNA hasarının tümünün kusursuz şekilde onarılması gerekir. Onarılmayan herhangi bir DNA hasarı; kansere zemin hazırlayan farklı mutasyonlara yol açma potansiyeline sahiptir. Aslında radyasyonun olası en düşük dozunun sadece tehlikeli olmadığını; aynı zamanda önceden sanılana göre çok daha fazla hasara neden olduğunu gösteren pek çok araştırma vardır.

'ŞİDDETİ AYARLANMIŞ' ÇEKİM İSTEYEBİLİRSİNİZ
Bir hastanın maruz kaldığı radyasyon miktarı; röntgen teknisyenleri tarafından ayarlanırsa, büyük ölçüde azaltılabilir. Örneğin, obez bir bireyin abdominal CT taraması için zayıf bir kişiye oranla daha fazla radyasyona maruz kalması gerekir. CT taramasından önce 'şiddeti ayarlanmış radyasyon' talep edebilirsiniz. Teknisyenler; uyguladıkları dozda hiçbir tehlikenin olmadığını ifade etmeye daha yatkın oldukları için bu konuda ısrarcı olmalısınız.
2009 yılında yayınlanan bir rapor; büyük tıp merkezlerinin CT tarayıcılarını ayarlamada özensiz olduklarını, bu nedenle hastaların normalin sekiz katı kadar daha fazla doza maruz kaldıklarını ortaya koymuştur.
Uygulamalar gösteriyor ki; CT tarayıcı ayarları, nadir olarak berrak bir görüntü elde etmek için en az miktarda radyasyon kullanacak şekilde ayarlanıyor. Bu yüzden, tarama yaptıracak hastanın bilinçli olması gerekiyor.