X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ailelerine düşkün olanlar daha uzun yaşıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ailelerine düşkün olanlar daha uzun yaşıyor

  • Giriş Tarihi: 6.6.2013

Yapılan araştırmalara göre, 100 yaşını aşanların ortak özelliği; pozitif olmaları. Ailesi ve dostlarıyla ilişkileri iyi olanlar da uzun ömre sahip oluyor. Çünkü ailelerine olan düşkünlükleri, hayata tutunmalarını sağlıyor

Sağlıklı yaşlılık üzerine Türkiye'de en yeni araştırmaları yapan Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan; 100 yaşına kadar yaşamanın tüyolarını verdi:
Yüzyıllık gençlerin en önemli ortak özelliği; mutlu olmaları. Hepsinin yüzleri gülüyor, keyifli ve coşkulu olmaya önem veriyorlar. Umutlu olmak, olup bitenlere ve geleceğe olumlu bakmak onların kişiliği olmuş durumda. Yapılan çalışmalarda olaylara iyimser bakan insanların; hem daha çok yaşadığı, hem de damar hastalıklarına ender yakalandıkları görülüyor.
Hepsi inançlı insanlar; şükretmeyi, fark etmeyi, yetinmeyi çok iyi biliyorlar. Sabah namazını da, akşam namazını da kaçırmıyorlar.

HUZUREVİ ONLARA UZAK
Sosyaller, yalnız kalmıyorlar. Aile bağları iyi olan insanlar, daha uzun süre yaşıyor. Ailelerine olan düşkünleri, hayata daha sıkı tutunmalarını sağlıyor. Aile ve iş hayatındaki ilişkileriniz güzel olmadığı sürece uzun yaşama şansınız çok sınırlı.
Huzurevleri veya bakımevleri onlar için uzak ve soğuk mekanlar. Çoğu aileleriyle birlikte yaşıyor. Yalnız yaşayanların ise çevreleriyle iletişimleri çok iyi; komşuları, akrabaları ile iç içeler.

GENLER DE ETKİLİ
Araştırmalar 100 yaşına kadar gelmiş olanların, ebeveynlerinin de kendileri gibi uzun yaşadığını gösteriyor. Ailesinde kanser, diyabet, kalp rahatsızlığı gibi ciddi hastalıkların ender görüldüğü kişiler, 100 yaş için en güçlü adaylar.
100 yaşına gelme şansınız; yüzde 70 oranında yaşam tarzınızdan, yüzde 30 oranında ise genlerinizden kaynaklanıyor.
Asırlık gençler kadın-erkek eşitliğine çok inanıyor. 100 yaşına gelen eşlerin çoğu; kadın erkil. Eşler, birbirlerine ve çocuklarına çok önem veriyorlar. Hep mutlu evlilikleri olmuş, genelde tek evlilik yapmışlar ve tek eşli olmuşlar. 100 yaşına birlikte gelmiş çiftler, hâlâ aralarında iş bölümü yapıyor.
Sürekli sesinizi yükseltmenize neden olacak bir ortamda çalışmanız, kalp krizi ihtimalini artırıyor. Bu nedenle gürültülü bir ortamda çalışıyorsanız; sessiz bir evde yaşamanız gerekiyor.

DOSTLARLA BULUŞUN

Bir asırlık insanların bir diğer özelliği, herhangi bir hastalıkları yokken; otururken, uyurken ya da yemek yerken aniden ölmeleri.
Berlin Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre; iyimserler ameliyattan sonra çok daha çabuk iyileşiyor.
Çalışmalar, Türkiye'de kahve kültürü olan erkeklerin daha uzun yaşadığını göz önüne seriyor. Çünkü erkekler kahvelerde sosyalleşiyor. Dostlarıyla olan ilişkileri, onları hayata bağlıyor.

KADIN NİYE ERKEKTEN DAHA ÇOK YAŞIYOR?
Kadınların, erkeklerden daha çok yaşaması; kadının kendisine daha iyi bakmasına ve hastalandığı zaman doktora gittiği için erken dönemde tedavi olmasına bağlanıyor. Bu doğru olmakla beraber; kadınlara uzun ömrü kadınlık hormonları sağlıyor.

ÖSTROJEN...
Kadınlık hormonu östrojen; kanın akışkanlığını artırıyor, damar sertliğini engelliyor. Bu durum kadını; kalp krizi, beyin kanaması ve damar tıkanmalarından koruyor.
Kadınlarda yağ genellikle kalça ve bacaklara yerleşiyor. Bu bölgelerde hayati organlar olmadığı için; şişmanlık, erkekteki gibi yaşamı tehdit eden hastalıklara neden olmuyor.
Kadının, her ay kanamasının olması; bir miktar kan kaybetmesine sebep oluyor. Kaybedilen kanın yerine yenisi yapıldığı için, her ay vücut taze hücreler kazanıyor.
Taze hücrelerin, doku ve organlara götüreceği oksijen miktarı artıyor. Bu da kadının yaşamını uzatıyor. Erkekte hücre yenilemesi dört ayda bir oluyor.
İnsanoğlunun 46 kromozomu var. Cinsiyeti belirleyen son çift; erkekte XY, kadınlarda ise XX şeklindedir. Erkekteki XY kromozomlarının karışık yapısına karşılık, kadındaki XX kromozomlarının sade yapısı; kadının daha çok yaşamasına sebep olarak gösteriliyor.

GEÇ DOĞURAN 100'Ü DEVİRİYOR
Türk Geriatri Vakfı'nın verilerine göre; İstanbul'da 90 yaşını aşanların sayısı on bini buldu. 100'üne merdiven dayayanların yüzde 80'nini kadınlar oluşturuyor. İstanbul'da 80 yaş civarında ise yaklaşık 116 bin kişi yaşıyor. Bunların da yüzde 77'si kadın.
Dünyanın her yerinde benzer bir durum söz konusu. Erkeklerin kadınlardan daha çok yaşadıkları tek bölge; Himalayalar'ın tepesindeki Nepal. İzlanda'da ise her iki cinsin ömrü eşit olarak görülüyor.

ÖMÜR KADINDA 75, ERKEKTE 70

İstatistiksel verilere göre; Türkiye'deki ortalama ömür kadınlarda 75, erkeklerde 70 civarında. n 100 yaşına sağlıklı ulaşan kadınların çoğu; geç yaşta doğum yaptıklarını anlatıyor. Bazı araştırmalarda; 40'ından sonra doğum yapan kadınların, 100 seneden fazla yaşama şanslarının daha yüksek olduğu belirtiliyor.