X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kansere karşı bol bol domates tüketin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kansere karşı bol bol domates tüketin

  • Giriş Tarihi: 12.7.2013

Domatesin içinde bol miktarda bulunan likopen ile keten tohumu, beta-karoten ve alfa-lipoik asit gibi birtakım takviyeler; kanser riskini azaltıyor

Kanserden korunmada anti kanser özellikler taşıyan birtakım bileşikler önemli rol oynuyor. İşte kanserle mücadelede tümör oluşumunu engelleyen bazı şifalı takviyeler:
LİKOPEN: Antioksidan özelliği olan likopen; bitkiler ve mikro organizmalarca sentezlenen bir pigmenttir. Çalışmalar; likopen üretimi ile kanser riski arasında ters orantı olduğu yönündedir. DNA hasarını engelleyerek kanser riskini azaltan likopen; en çok domateste var. Son yapılan bir araştırmada; prostat kanserli hastalara cerrahi öncesi 25 gün boyunca iki bardak domates suyu içirilmiştir. Hastaların PSA değerlerinin yüzde 60 oranında düştüğü ve prostat hacminin de yüzde 25 küçüldüğü görülmüştür.

SERBEST RADİKAL AVCISI

ALFA-LİPOİK ASİT: Enerji üretiminde önemli olan alfalipoik asit; serbest radikal avcısı olarak görev yapıyor. Dihidrolipoik asit (DHLA); lipoik asidin indirgenmiş formudur ve antioksidan etkileri daha fazladır. Bu madde; oksidatif hasarın tamir edilmesine, C vitamini ile E vitamini gibi antioksidanların üretilmesine yardımcı olur. Ancak alfa-lipoik asit; kemoterapi ve radyoterapinin etkilerini azaltabilir. Bu nedenle dikkatle kullanılmalıdır.
BETA-KAROTEN: Bitkilerce sentezlenen doğal bir pigmenttir. Beta-karoten takviyeleri bağışıklık sistemini uyarır; kanser, HIV ve kalp hastalıklarını önler. Baş, boyun ve kadın serviks kanserlerinde faydalıdır.
KETEN TOHUMU: Keten bitkisinin tohumlarından elde edilen keten tohumu; geleneksel olarak öksürük, soğuk algınlığı, kabızlık ve üriner sistem enfeksiyonlarında kullanılır. Ancak son zamanlarda hayvanlar üzerinde yapılan birtakım deneyler; keten tohumunun melanom, meme ve prostat kanseri gelişimini ve metastazlarını engelleyebileceğini de gösteriyor.

TURUNÇGİL KABUĞUNDAKİ MUCİZE: D-LİMONEN
D-LİMONEN: Turunçgillerin kabuklarından elde edilen D-limonen; kanser tedavisinde kullanılıyor. D-limonen ve onun metabolitleri olan perilik asit, dihidroperik asit ile üroterpenol; tümörlerin büyümesini engelliyor. Hayvan deneyleri de bu maddenin; pankreas, meme, mide, kolon, deri ve karaciğer kanserlerinde etkili olduğunu gösteriyor. D-limonen, oluşmuş tümörlerin büyümesini de engelliyor.

KOLON KANSERİNE KARŞI FOLAT
FOLİK ASİT:
Yüksek düzeyde alınan folik asit ya da folat; meme, pankreas ve kolon kanseri riskini azaltıyor. Folik asit; sigara kullananlarda homosistin düzeyini ve kan basıncını düşürüyor. Felç riskini azaltıp azaltmadığı yönündeki çalışmaların sonuçları ise henüz net değil. Takviye ürünlerle alınan folik asitin biyolojik yararının, doğal besin kaynaklarından elde edilene kıyasla daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Folik asitin yararı, diğer vitaminlerle birlikte alındığında artıyor. Bu vitaminin, nöral tüp defekti hastalığına karşı hamilelikte kullanılması gerektiği de önemle vurgulanıyor.

SÜT YERİNE YOĞURT
Meme kanserinde sebze ve meyvenin ağırlıkta olduğu Akdeniz diyeti ile beslenmek büyük önem taşıyor. Özellikle yeşil, kırmızı ve siyah renkteki sebzelerin ve meyvelerin tüketilmesi yarar sağlıyor. Öte yandan süt yerine yoğurt (probiyotik) tüketilmesi de tedavi sürecini çok olumlu etkiliyor.