X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İyi bakım 20'lik dişleri ağza kazandırır
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İyi bakım 20'lik dişleri ağza kazandırır

  • Giriş Tarihi: 28.8.2013 14:45 Güncelleme Tarihi: 28.8.2013 14:46

Ege Üniversitesi (EÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Tekin, toplumda "işe yaramaz, çektirilmesi lazım" diye bilinen 20'lik dişlerin iyi bakılması halinde ağza kazandırılabileceğini söyledi.

Prof. Dr. Tekin, beslenme alışkanlıklarındaki ve ağız yapısındaki değişkenliklerden dolayı 20'lik dişlerin hemen hemen her insanın karşısına sorun olarak çıktığını anlattı. Eskiden çene kemiklerinin büyük olmasından dolayı bu dişlerin ağızda rahatlıkla yer bulabildiğini, yumuşak gıdaların tercih edilmesiyle birlikte çene kemiklerinin küçülerek dişlerin ağızda yer bulamadığını ve arka bölgelerde sıkışıp kaldığını dile getiren Tekin, şöyle konuştu:

"20 yaş diş problemleri aslında çok yaygın görülüyor ancak insanlar bunu çok önemsemiyor. En arkadaki diş hem çiğneme hem temizleme hem de görme açımızdan fonksiyona yaramıyor. Kişiler bunu önemsemiyorlar. Ta ki bir sabah kalktıklarında ya yüzlerinde şişlik ya yutkunma güçlüğü ya da yemek yerken problem olduğunda diş hekimine geliyorlar. Oysaki her 6 ayda bir rutin muayene yapılsa röntgen çekilerek sorun görülebilir. Bu dişin acaba sürme imkanı var mı? Amacımız her dişin ağız ortamında sürmesi ve çiğnemeye katkısının olmasıdır. Toplumda 'İşe yaramaz, çektirilmesi lazım' diye bilinen 20'lik dişleri iyi bakım yapılması halinde çiğnemeye katkıda bulunur ve ağıza kazandırılır. Bu diş sürdüyse, tamamen karşılığında da başka bir diş varsa çiğnemeye katkısı varsa bizim ilk amacımız onu korumak ve kişiye kazandırmak olmalı. Bu diş çiğneme kuvvetinin en fazla olduğu yerde bize yardımcı olur."

AVRUPA'DA "AKIL DİŞİ" DENİYOR

Bu dişlerin oluşumunun 12-13 yaşlarında başladığını, ağız ortamına sürmesinin ise 18-19 yaşlarında olduğunu ifade eden Tekin, "Büyüklerimiz 18-19 yaşlarında kişinin biraz olgunlaşmasından dolayı buna akıl dişi demişler. Avrupa'da da böyle bilinir" dedi.

Yirmi yaş dişlerinin tamamen et içerisinde gömük kalabileceği gibi ucunun dışarıya çıkmasıyla da varlığını hissettirebileceğini kaydeden Prof. Dr. Tekin, şöyle devam etti:

"100 binde bir de olsa bu dişlerden hiç istemediğimiz kanser hücreleri gelişebiliyor. Bunların tespiti de sadece röntgenle olur. Yılda bir defa her hastanın yapması gereken büyük bir çene röntgeni çektirmek ve dişlerini kontrol ettirmek olmalıdır. Biz bu röntgenler sayesinde 20 yaş dişinin patoloji yapıp yapmayacağını kontrol ediyoruz. 20 yaş dişi yavaş yavaş sürmeye başladıysa, ağız ortamıyla ilişkisi olmaya başladıysa onun geri dönüşü yoktur. Eninde sonunda problem çıkaracak demektir. Ağzın arka bölümünde olduğu için fırçalaması, temizlemesi de zordur. Eğer bakamıyorsanız muhakkak çektirilmesi gerekir. Dişler büyüdükçe basınç yaparlar ve diğer dişlerin bozulmasına neden olurlar. Buna karşı mutlaka önlem almak lazım."