X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Vücudu 18'de dondurmak hayat kurtarıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Vücudu 18'de dondurmak hayat kurtarıyor

  • Giriş Tarihi: 24.10.2013

Prof. Dr. Müslüm Çiçek, ameliyatta dondurma yönteminin hayat kurtardığını söyledi. Ameliyatlarda vücut ısısı 16-18 dereceye kadar düşürülür... Böylece hastanın metabolizması yavaşlatılır

Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi Ameliyathane ve Yoğun Bakımlar Koordinatörü Prof. Dr. Müslüm Çiçek, hipotermi (ameliyatta dondurma) yöntemi hakkında bilgi verdi...
Ameliyat sırasında hipotermi hangi durumlarda kullanılır?
Hipotermi; vücut oksijen gereksinimini azaltan bir durumdur. Hipotermiden özellikle beyin, kalp ve böbrek gibi hayati organların ameliyatı sırasında yararlanılır. Bu duruma en güzel örnek, açık kalp cerrahisidir. Bu ameliyatlarda hastaya anestezi verildikten bir süre sonra vücut sıcaklığının; ameliyatın tipine göre 32, 28 ya da çok daha düşük derecelere kadar düşürülmesi gerekir. Özellikle aort damarının genişlemesi ve yırtılmasında, yani 'aort anevrizmaları ve diseksiyonu' ameliyatları gibi çok komplike işlemlerde; vücut sıcaklığı 20 derecenin altına, 16 veya 18 dereceye kadar düşürülür. Bu sırada kalp, akciğer pompası da devre dışı bırakılarak 'total dolaşım durdurulması' adı verilen bir yöntem kullanılır. Kontrollü olarak ve belli kurallara uyularak vücut sıcaklığının düşürüldüğü cerrahi girişimlerde, belirli bir aşamada vücut sıcaklığı tekrar kontrollü olarak artırılır.

KAFA TRAVMALARINDA DA KULLANILIR

Dondurma tedavisi hangi hastalıklarda kullanılır?
Yoğun bakım ünitelerinde de hipotermi uygulamaları yapılır. Özellikle kalp ve solunumu duran kişilerde kalp-akciğer canlandırması yapıldıktan sonra diğer tedavilere ek olarak hipotermi uygulanır. Ayrıca ciddi kafa travması sonrasında beyin hasarı gelişen hastalarda diğer tedavilere ek olarak baş bölgesi soğutulur. Bu koşullarda vücut sıcaklığı düşürülerek hasar gören organın oksijen gereksinimi azaltılıp metabolizma yavaşlatılır. Bu yöntemin kalp-akciğer canlandırılması sonrasındaki başarısı birçok bilimsel çalışma ile kanıtlanmıştır. Amerikan Kalp Birliği (AHA) ve ILCOR (International Liaison Committee on Resucitation); kalp durması sonrası hasta bakım ve tedavi bölümünde bu yöntemi standart olarak uygulamayı öneriyor.

BUZ KALIBI KULANILMAZ
Dondurma işlemi sırasında buz kullanılıyor mu?
Medyada zaman zaman 'Dondurdular, sonra iyileştirdiler' şeklinde haberler yer alıyor. Aslında hastaların vücut ısıları, buz kalıpları vs ile dondurulmadan düşürülür. Hipotermi yöntemini yoğun bakım ünitelerinde çok sık kullanırız. Uygun hastalarda mutlaka akla gelmesi gereken önemli bir ek tedavi yöntemidir. Ancak her hastaya uygulanamayacağı ve ilgili hekimlerin dikkatli değerlendirmelerden sonra karar vermeleri gereken bir yöntem olduğu akılda tutulmalıdır.

VÜCUT ISISI 32-34 DERECEYE DÜŞER
Bu yöntemde vücut sıcaklığı kaç dereceye düşürülür? Tedavi ne kadar süre devam ettirilir?
Hipotermi uygulaması; damar yollarından soğuk (4 derece) sıvı verilmesi ve vücudun periferik olarak dışarıdan soğutulması ile yapılır. Bu amaçla vücut sıcaklığı ortalama olarak 32-34 derece arasında tutulur. Vücut sıcaklığı mutlaka santral olarak ölçülerek takip edilir. Uygulamaya, soğutma başladıktan sonra 12-24 saat boyunca devam edilir. Bu sürenin sonunda hasta önce pasif olarak, daha sonra da aktif olarak, ısıtılır. Kalp-akciğer canlandırmasına yanıt alınan, kalp ritmi dönen ve yoğun bakımda tedavisi yapılan hastalarda en çok merak edilen konulardan biri; hastanın beyin fonksiyonlarının gelecekte nasıl olacağıdır. Genellikle kalp durmasını takip eden 72'nci saatte hasta ayrıntılı olarak değerlendirilir. Hipotermi uygulanan hastalarda ise beyin fonksiyonları hakkında karara varabilmek için gereken süre daha da uzun olabilir.

KOMPLİKASYON RİSKİ OLABİLİR
Bu tedavi yönteminin başka organlara zararlı etkileri olabilir mi?
Hipotermi uygulamasında komplikasyonlar olabilir. Vücut sıvılarında elektrolit dengesizlikleri, kan şekerinde artış, kanda pıhtılaşma bozuklukları, kalp ritim bozuklukları, vücudun savunma sisteminin zayıflaması, pnömoni (zatürre), sepsis ve kimyasal pankreatit (pankreas iltihabı) bunlara örnektir. Hasta bu uygulama sırasında yakından izlenmeli, sık aralıklarla laboratuvar ve klinik olarak takip edilmeli, gerekli destek ve tedavileri zamanında yapılmalıdır. Böylece komplikasyon riski azaltılmaya çalışılır.