X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şifa dağıtan baharat safran
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şifa dağıtan baharat safran

  • Giriş Tarihi: 10.11.2013

Sofraların baş tacı olan safran; Anadolu'da Hititler'den bu yana ilaç olarak kullanılıyor. Safran; obeziteden strese, kalp hastalıklarından kolesterole, kanserden Alzheimer'a pek çok rahatsızlığın tedavisinde etkili

Güney Asya'da yetişen Crocus Bativus bitkisinden elde edilen safran, halk arasında genellikle zerdeçalla karıştırılıyor. Uzmanlar, safranın kokusunu; 'otsu ya da samansı bir etkiyle karışık metalik balı andırır' diye tarif ediyor. Safranın tadı da biraz keskin ve samansıdır. Birçok rahatsızlığa iyi gelen safran, bu nedenle dünyanın en pahalı baharatı olarak biliniyor. Her safran bitkisinde maksimum dört çiçek bulunuyor ve her çiçek, üç koyu kırmızı tepeciğe sahip. Hasat döneminde elle toplanan safranın yaprakları kurutuluyor.

İLAÇLARIN KRALİÇESİ
Yiyeceklere parlak sarı bir renk veren safran; sıra dışı tadı ve yemeklere kattığı renk nedeniyle Arap, Orta Asya, Avrupa, Hint, İran ve Fas mutfaklarında yaygın olarak kullanılıyor. Safran, Anadolu'da da Hititler döneminden beri ilaç olarak kullanılıyor. Prof. Dr. Turhan Baytok yazılarında, safranın; Greek döneminde İzmir bölgesinde elde edilen ve ticareti yapılan bir bitki olduğunu belirtiyor. Baytok'a göre; botanik biliminin babası olarak kabul edilen Theophraste, safranı 'ilaçların kraliçesi' olarak isimlendirmiş. Osmanlı döneminde de önemini koruyan safran, bir zamanlar İngiltere'ye bile ihraç edilmiş. Ancak 20'nci yüzyıldan itibaren ekonomideki güçlükler nedeniyle, Anadolu'da safran ekimi ve üretimi çok geriledi. 1913 yılında Safranbolu ve Urfa illerinde yetiştirilen safran, ülkenin gereksinimini karşılayamadığı için Fransa'dan ithal edilmeye başladı. Türkiye, günümüzde safran ihtiyacını İspanya ve İran'dan karşılıyor.

ATIŞTIRMAYI ENGELLİYOR

Safran; halk arasında sinir sistemi uyarıcısı, iştah açıcı, adet söktürücü, koku ve renk verici olarak kullanılıyor. Amerika'da yapılan bir araştırma; günde 176.5 mg safran tüketen kişilerin, yüzde 55 oranında sağlıksız atıştırmalardan vazgeçtiğini gösteriyor. Bu nedenle safran tüketiminin obeziteyi önleyebileceği belirtiliyor. Başka bir araştırma ise; safranın iştah düzensizliğini önlediğini ve moral yükselttiğini kanıtladı.

KANSERLİ TÜMÖRÜ KÜÇÜLTÜYOR
Yapılan çalışmalar; safranın depresyon ile mücadelede, anksiyete ve duygusal kontrol yönetiminde etkili olduğunu gösteriyor. Ayrıca safranın antikanserojen (kanser bastırıcı) olduğu ve antioksidan özelliklere sahip olduğu belirtiliyor. Araştırmalar; safran özünün ve içeriğindeki kimyasalların kanser tümörünü küçülttüğünü ve tümörün yayılmasını önlediğini gösteriyor.

ALZHEIMER İLE DE SAVAŞIYOR
Her derde deva bir baharat olan safran, göz hastalıklarının ilerlemesini de yavaşlatıyor. Safran, geleneksel halk hekimliğinde ise; ağrı, kötü sindirim, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, solunum sistemi hastalıkları ve Alzheimer gibi birçok ciddi rahatsızlığın tedavisi için kullanılıyor.

OSMANLI'NIN ŞİFA KAYNAĞI
17'nci yüzyılda Osmanlı hekimlerinden Salih bin Nasrullah, bir eserinde safranın; tıkanmaları açtığı, karındaki gazları dağıttığı, kabızlığı giderdiği, kalbe kuvvet verdiği ve iştah açtığından söz ediyor. Yani, Osmanlılar'da ve eski Türk mutfağında çok önem verilen safranın değerinin daha o zamanlarda keşfedildiği ve pek çok hastalıkta yüzyıllarca evvel kullanıldığı anlaşılıyor.