X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İşitme kaybında gen tedavisi mi kök hücre yöntemi mi?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İşitme kaybında gen tedavisi mi kök hücre yöntemi mi?

  • Giriş Tarihi: 27.11.2013

Prof. Dr. Nuri Özgirgin, kulak cerrahisi hakkında konuştu: Kulak ameliyatlarında robotik cerrahiyi beş yıl içinde kullanacağız. Bu alanda kök hücre tedavisinin gelişmesi ise 8-10 yıldan önce pek olası görünmüyor

Prof. Dr. Nuri Özgirgin'in başkanlığını yaptığı Uluslararası Kulak Cerrahisi ve Bilim Derneği toplantısı için dünyanın pek çok ülkesinden araştırmacılar Antalya'da bir araya geldi. Doğuştan gelen işitme kayıpları için halen etkili çözüm olarak görülen Kohlear implant (biyonik kulak) uygulamalarının daha nasıl geliştirilebileceği, toplantının ana gündemi idi. Prof. Dr. Nuri Özgirgin, kulak cerrahisindeki son yenilikler hakkında bilgiler verdi:
Robotik cerrahiyi, diğer alanlarda olduğu gibi kulak cerrahisinde de kullanmak kolay olmadı. Çünkü kulağın bulunduğu alan, içinde barındırdığı sinirler, iç kulak, işitme organı, denge organı, damarlar, büyük damarlar ve hayati yapılar birbirine çok yakın. Robotik cerrahi hâlâ çok aktif kullanılamıyor. Dünyada üç tane robotik cerrahi firması var. Ancak onlar da kulak cerrahisinde kendisini gösterebilmiş durumda değil.

İYİ CERAH OLMAK ŞART
Kulak cerrahisi; içinde bulundurduğu yapılar nedeni ile teknik olarak zor bir daldır. İşitme kaybı, yüz felçleri gibi komplikasyonlar başta olmak üzere birçok istenmeyen gelişmeler ile sonuçlanabilir.
Kulak cerrahisinde kullanılabilecek iki farklı robot sistemi var. Biri yarı robot, yani bizim sürekli kullandığımız cihazlar. Tam robot ise, ameliyatı baştan sona uzaktan yapabilecek. Şu anda bu sistemler geliştiriliyor.
Cerrahide robotlar tabii ki önemli. İçerideki yapılara yaklaşma konusunda ayrıcalık sağlıyor ama eğer siz iyi bir cerrahsanız, anatomiyi öğrenmişseniz; teknoloji ne kadar gelişse de sizin operasyon yapılacak yeri iyi tanımanız lazım.
Bence kulak cerrahisinde robotları en geç beş yıl içerisinde kullanmaya başlayacağız.

KÖK HÜCRE TEDAVİSİ İNSANLARA UYGULANMIYOR
Kulak cerrahisinde kök hücre kullanmak henüz mümkün değil. Birçok ülkede bu konuda çalışmalar var. Ancak insanlara uygulama konusunda henüz bir gelişme yok.
Kök hücre konusundaki çalışmalar sayesinde hücreler tamir ediliyor. Yani kök hücre, hücrelerin yeniden yapılanmasını sağlıyor.

GEN ÇALIŞMALARI HIZLI
Tek başına hücrenin yapılanması bir işe yaramıyor. Hücrenin fonksiyon görecek hale de gelmesi gerekiyor.
Kök hücre tedavisinin gelişmesi önümüzde 8-10 yıldan önce de olası görünmüyor.
Gen çalışmaları belki biraz daha çabuk yanıt verecek gibi. Özellikle Akdeniz ülkeleri'nde yaşayan insanlarda görülen ve Türkiye'yi de ilgilendiren bazı genler üzerine çok tartışmalar oldu. Bu genleri tek başına vücuda veremiyoruz. Bu nedenle virüslerle birleştirip vücuda vermeyi hedefliyoruz. Böylece hasar gören hücreleri tedavi etmeyi hedefliyoruz.

BİYONİK KULAK ÇOCUKLAR İÇİN UMUT OLDU
Türkiye'de 10 bin çocuğa koklear implant, yani biyonik kulak yapıldı.
Günümüzde yenidoğan bebekler taranıyor. Altıncı aya kadar da işitme sorunları tespit ediliyor.
Altıncı aydan sonra konuşma terapileri başlıyor.
Çocuklar koklear implant sayesinde 3 yaşına geldiklerinde normal çocuklar gibi konuşuyorlar.
4-5 yaşından sonra beyin öğrenebilme kapasitesini kaybettiği için erken teşhis son derece önemli.
8 ay-4 yaş arasında koklear implant, yani biyonik kulak taktığımız çocuklardan son derece iyi sonuçlar alıyoruz.

DENGE İMPLANTLARI YAŞAM KURTARABİLİR
Biyonik kulağın denge için yapılmış olanlarına 'Denge İmpilantı' deniyor. İki kulakta da denge kaybı olursa, kişi yaşamdan kopuyor.
Denge organı tek tarafta fonksiyonunu yitirince, karşı kulakta sağlam bulunan denge organı ve beyne olan uzantıların süreci kontrol altına alması ile sorun çözülüyor. Ancak iki tarafta da denge organının işlevini kaybetmesi sonucunda yürümek, araç sürmek zorlaşıyor ve kişi aktif yaşamdan kopuyor.

BİYONİK KULAKLAR GELİŞİYOR
Günümüzde implant firmalarının teknolojilerini geliştirmeleri ile, kullanıcılar konuşulanları tam olarak algılamaktan öte müziğin de tüm tınılarını hisseder oldular.
Halen implantlar, gürültülü ortamda konuşan kişinin sesini ayrıştırma gibi sıkıntıları aşma çabasında.
Kulak implantlarında bundan sonraki hedef ise; tam olarak vücuda gömülmesi ve dışarıda parça kalmaması. Özellikle cihazın şarj edilmesi ve mikofon yerleştirme gibi sorunlar giderilmeye çalışılıyor.