X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Saralı anne bebeğini emzirebilir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Saralı anne bebeğini emzirebilir

  • Giriş Tarihi: 21.1.2014

Epilepsi hastası bir kadının anne olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Naz Yeni: Kullanılan ilaçlar, anne sütüne değişken oranlarda geçer. Anne sütünün faydalarını göz önünde bulundurup emzirilmesi önerilir

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Nöroloji Derneği Epilepsi Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Naz Yeni, epilepsi hastalarının anne olmasıyla ilgili bilgiler verdi...

Epilepsi hastası bir kadın anne olabilir mi?
Epilepsi hastaları çocuk sahibi olabilirler. Ancak ilaçların teratojen (anne karnındaki bebekte sakatlık ve oluşum bozukluğuna neden olan) etkileri olabileceği unutulmamalı. Gebe kalmadan önce nöroloji doktoru ile konuşulup gebelik planlaması yapılmalı.

İLAÇLAR BIRAKILMAMALI
Hamile bir epilepsi hastasında ortaya çıkabilecek sorunlar nedir? Neler yapılabilir?
Bilinçsiz hastalar, gebe kaldıklarını öğrenir öğrenmez korkup aniden ilaçlarını kesebiliyor. Bu da ağır ve tekrarlayıcı nöbetlere neden olabiliyor; hem annenin, hem de fetüsün hayatı tehlikeye giriyor. İlaçlar riskli olsa da, gebelik döneminde tedaviye devam edilmeli.

Hamilelik sürecinde, nöbet sıklığının artma ihtimali var mı?
Eğer hastanın nöbetleri hamile kalmadan önce kontrol altına alınmışsa, hamilelik döneminde nöbet geçirme olasılığı çok düşüktür. Hatta böyle durumlarda dokuz aylık sürede epilepsi nöbetlerine hiç rastlanmayabiliyor. Ama bazen gebeliğe ait nedenlerden dolayı nöbet artışı görebiliyoruz.

Peki, nöbet artışının nedenleri nedir?
En önemli neden; ilaçları bırakmak. Ayrıca hamilelik sürecinde ilaçların kandaki düzeyleri düşebilir; bu da nöbet geçirmelerine yol açabiliyor. Bu durumda, hastaya verilen ilaçların artırılması önerilmiyor. Çünkü bu durumda bebek olumsuz etkilenebiliyor.

Hastaya, bebekten vazgeçmesini tavsiye ediyor musunuz?
Biz böyle bir öneride bulunmuyoruz; aileye riskleri ve sorunları anlatıyoruz. Bazı hastalarımız tedaviye dirençli olabiliyor, yani kullandıkları ilaçlara rağmen nöbet geçirebiliyorlar. Özellikle iki-üç ilaç kullanan hastalarda nöbetler sık tekrar ediyorsa; erken doğum, sakat doğum ve düşük kilolu doğum riskleri bulunuyor. Bu gibi durumlarda gebelik öncesi ilaçları en aza indirmeye çalışıyoruz.

Epilepsi hastası bir anne, çocuğunu emzirebilir mi?
Kullanılan ilaçlar, anne sütüne değişken oranlarda geçer. Anne sütünün faydaları göz önünde bulundurularak, yeni doğum yapmış hastalara anne sütü ver mesi tavsiye edilir. Anne adayının; kullandığı ilaca göre süt verip veremeyeceğini hekimiyle görüşmesi ve yeni doğan bebeğin ilaca maruz kalması halinde yakından takip edilmesi gerekir.

EPİLEPSİ GENETİK HASTALIK OLABİLİR
Epilepsi, anne karnındaki bebeğe genetik olarak geçebilir mi?
Günümüzde genetik üzerine araştırmalar hızlanmıştır. Diyabet, hipertansiyon gibi pek çok yaygın hastalığın genetik yatkınlık üzerinde ortaya çıkabildiği biliniyor. Ancak çevresel etmenlerin, yani kötü beslenme ve sigara gibi alışkanlıkların da bu hastalıkları kolaylaştırdığı bilinmektedir. Epilepsi de bu hastalıklardan farklı değildir. Kalıtımla ilgili hiçbir ailesel yük olmaksızın ortaya çıkan epilepsi, hastaların küçük bir kısmında genetik bir özellik gösterir. Örneğin, trafik kazasına bağlı kafa darbesi alan bir hastada gelişen epilepsinin, kalıtımsal olduğunu düşünemeyiz.

Hamilelikte kullanılacak epilepsi ilaçları bebeğe zarar verebilir mi?
İlaçların teratojen etkileri olabileceği olabilir. İlaçlar riskli de olsa, gerekli önlemler alınmak kaydıyla ilaç kullanırken gebelik mümkündür.

NÖBETLER BEBEĞİ FAZLA ETKİLEMEZ
Hamilelik sürecinde olabilecek epileptik nöbetler bebeği etkiler mi?
Bu konuda kesin bir bilgi yok; olabilir de, olmayabilir de... Nöbet geçirmenin kendisi de bir sorun yaratabilir. Bu duruma dair yeterli veri sahibi olmadığımız için kesin bir şey söyleyemiyoruz. Epilepsi hastalarında erken doğum, düşük kilo riski olabiliyor. Ancak bunun hamilelikte geçirilen nöbetlere doğrudan bağlı olduğuna ilişkin henüz bir neden-sonuç ilişkisi kurulmuş değil.