X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Rafine gıdalar kanseri tetikliyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Rafine gıdalar kanseri tetikliyor

  • Giriş Tarihi: 3.2.2014 11:18 Güncelleme Tarihi: 3.2.2014 11:30

Rafineleştirilen (işlenen) yiyeceklerin taşıdığı karsinojenler, kanseri 20 ve 21. yüzyılın en ciddi hastalığı haline getirdi.

Liv Hospıtal Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Oktar Asoğlu, son yıllarda herkesin merakla takip ettiği kanserin, genel olarak sessizce ilerlediğini ve kanserin çağdaş yaşamın, yaşamı kolaylaştırma adına yarattığı kötü bir armağan olduğunu belirtti. Asoğlu, "Radyasyon yayan telefonlardan baz istasyonlarına, rafineleştirilen (işlenen) yiyecek, içeceklerden giyeceklerimize kadar hepsinin taşıdığı karsinojenler, kanseri 20 ve 21. yüzyılın en ciddi hastalığı haline getirmiştir. dedi.

Prof. Dr. Asoğlu 4 Şubat Dünya Kanser Günü öncesi kanserin nedenleriyle ilgili bilgi verdi.

Erken teşhisin önemli oduğunu söyleyen Prof. Dr. Oktar Asoğlu, "Keşke gerek beslenme gerekse yaşam tarzımızla çok çok geriye değil ama dedelerimizin, babaannelerimizin dönemine geri gidebilseydik. Bugün için zamanda geriye yolculuk mümkün olmadığına göre yapılacak şey tarama programlarıyla kanseri erken saptamak ve kanseri erken evrede yakalamaktır. Kanseri erken tanıyarak çok başarılı sonuçlar elde etmek, yüksek düzeyde teknolojiyi kullanarak hücresel seviyede kanserle mücadele edebilir hale gelmek mümkün. ifadelerini kullandı.

Kansere neden olan sebeplerle ilgili Prof. Dr. Asoğlu, "Karsinojenler yani kanser oluşumunu harekete geçiren maddeler ve genetik faktörler var. Yaşamı kolaylaştırmak için doğallıktan uzaklaşıyoruz, yaşam şeklimiz giderek çağın getirdiği hastalıklara doğru ilerliyor, yani kanserlere doğru dönüşüm gösteriyor. Soluduğunuz havadan, yeme içme şeklinize, rafine gıda tüketiminize, giydiğiniz giysilere, televizyona, telefona kadar her yere kadar uzanan bir yapı. Kanser zaten teknolojiyle, yaşam şeklinizle artış gösterir. Yaşadığınız çevreyle gelir." diye konuştu.

Büyük üzüntü ve stres kansere davetiye çıkardığını belirten Asoplu, "Kanserde bir hücre birden bire bağımsızlık kazanmaya başlıyor. Neden kazandığını tam olarak bilmiyoruz. Üzüntü ve stresin birtakım şeylere yol açtığı biliniyor ama bunu kanıtlayamayız. Tabii ki mutlu yaşamak pek çok hastalığa iyi geliyor. Ama yaşadığımız dünyada stresten uzak kalmak ve stresle başa çıkma yollarını bulmak çok zor görünüyor. Yine de mutlu olmaya, düzgün beslenmeye, hareket etmeye ve yürümeye çalışın." dedi.

Prof. Dr. Oktar Asoğlu kanserden uzak durmak için şu önerilerde bulundu: "Sigara içmemek. Radyasyondan uzak durmak. Kiloya dikkat etmek. Kanser taraması yaptırmak. Enfeksiyonlardan uzak durmak. Taze sebze meyve tüketmek. Hareketli bir yaşam sürmek. Ekolojik olarak temiz yaşamak. Tatil yapmak."