X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 35 yaşından sonra "glokom" tehdidine dikkat!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

35 yaşından sonra "glokom" tehdidine dikkat!

  • Giriş Tarihi: 24.3.2014 16:51

Glokomun her insanda, her yaşta ortaya çıkabilecek bir hastalık olduğunu belirten Dünyagöz Adana'dan Prof. Dr. Nusret Özdemir, '35 yaşından sonra hastalık daha da artıyor" dedi.

Özdemir yaptığı açıklamada, halk arasında 'göz tansiyonu' diye de bilinen glokomun, artan göz içi basıncının göz siniri hücrelerine zarar vermesiyle oluştuğunu ve göz siniri hücreleri öldüğü zaman da kalıcı görme kaybına sebep olabildiğini ifade etti.

Hastalığın başlangıcında hastalığa ait herhangi bir belirti görülmediğini vurgulayan Özdemir, 'Hastalık ilerledikçe görme sinirini etkiler. Görme siniri çok sayıda lif içeren elektrik kablosu gibidir. Bu lifler farklı alanlardan gelen görüntüleri beyine iletir. Sinir hasar gördükçe görme alanı bozulur. Glokom, birçok hasta tarafından ancak ileri dönemde ve belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebilir. Glokomda görme kaybı oluştuktan sonra geri döndürmek, iyileştirmek mümkün değildir. Bu nedenle erken tanı çok önemlidir' diye konuştu.

Özellikle 35 yaşından sonra herkeste glokomun olabileceğini belirten Dünyagöz Adana'dan Özdemir, ancak ailede glokomu bulunanlarda, şeker hastalığı olanlarda ve miyoplarda riskin daha fazla olduğunu söyledi. Özdemir, 'Bu nedenle 35 yaşında ve daha sonra 40 yaşında herkesin göz muayenesinin yapılması, risk bulunanlarda ise yılda bir kez kontrol edilmesi gereklidir' dedi.

Glokomun tanı koyulduktan sonra tamamen iyileştirilip ortadan kaldırılamayacağını belirten Özdemir, fakat birçok olguda uygun tedavi ile başarılı olarak kontrol altında tutulabileceğini ve görme alanı kaybının ilerlemesinin engellenebileceğini dile getirdi.

Tipik olarak glokomun öncelikle göz içi basıncını düşüren çeşitli ilaçlarla tedavi edilebileceğine dikkat çeken Özdemir, "Bu ilaçlar genellikle göz damlası şeklindedir. Gerekirse cerrahi ve lazer girişimleri de uygulanabilir' diye konuştu.

Prof. Dr. Nusret Özdemir, göz damlalarının ise her gün kullanılmasının zorunlu olduğunu dile getirerek, 'Önerilen ilaç tedavisinin tipine bağlı olarak göz damlasını ya da damlalarını günde bir veya birkaç kez damlatabilirsiniz."