X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bitkisel ilaçlara fazla güvenmeyin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bitkisel ilaçlara fazla güvenmeyin

  • Giriş Tarihi: 5.6.2014

Bitkisel ilaçların içerikleri ülkeden ülkeye farklılıklar gösteriyor. Avrupa, bitkisel ürünleri reçeteli ilaç olarak kabul ediyor. Japonya'da ise bu ilaçlar ulusal sağlık sigortası kapsamında alınabiliyor. Ancak üzerinde, herhangi bir hastalığı iyileştirmediğinin belirtilmesi şart

Şifalı bitki üreticileri, insanların duygularını kullanmayı da içeren pek çok etkileyici metodla bitkisel ürünleri tanıtmaktadırlar. Eğitimli bitki üreticileri, şifalı bitkiyi değerlendirmek için onun dış görünüşünü inceler, kokusuna bakar, sertliğini değerlendirmek için dokunur, kendine has tadını belirlemek için onu çiğner, hatta nem içeriğini tahmin etmek üzere dişleyip bu sesi dinleyebilir. Bu beceriler kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır ve daha güvenilir donanımların mümkün olmadığı günümüzde de hâlâ kullanılmaktadır. Botanik bilimi uzmanları, bitkilerin mikroskobik hücre yapısının histomorfolojisinin incelenmesini de içine alan daha tanımlayıcı identifikasyon yöntemleri için yetkin değillerdir. Ayrıca ince tabaka kromatografisi, yüksek performanslı likit kromatografisi, gaz kromatografisi, kütle spektrometrisi, kapiller elekroforez ve görünür ultraviyole spektrofometri gibi teknikler, bitkilerin kimyasal parmak izlerini tanımlamaya hizmet etmek için kullanılan genel yöntemlerdir.

KALİTE KONTROLÜ ÇOK ÖNEMLİ

Bitki genetiğindeki ilerlemeler, bitkilerin doğruluğunu kanıtlamayı yeni bir çağa taşımıştır. Bitkilerin genetiği tabanına dayalı olarak tür tanımlamaları yapmak için mikrodizilimli çipler ve bununla ilişkili diğer teknolojiler geliştirilmiştir. Örneklerin çabuk doğrulanması için portatif test kitlerinin olacağı gibi, bu durum gelecekte bitkilerin kalite kontrolünde önemli bir etki yaratacaktır. Günümüzde botanik ürünlerde standardizasyon bir problem olarak varlığını sürdürmektedir. Bir laboratuvarda FDA'ın (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) gözetiminde laboratuvarda üretilen sentetik kimyasalların aksine bitkisel ürünler, toprağın koşulları ve uygulanan yöntemlere bağlı olarak diziden diziye değişiklik gösterebilen aktif komponentler içerebilmektedir. Ürünlerin piyasada kendinden daha etkili veya daha etkisiz türevlerinin bulunduğu bildirilmektedir. Farklı şirketlerin üretimi olan ginseng ürünleri incelendiğinde, bu ürünlerin aktif komponentlerinin gerçek miktarının etiketlenen yüzde 10'dan 200'e kadar değişen farklılıklar gösterdiği görülmüştür. Ticari olarak hazırlanan ilaçların standardizasyonu ürünlerin her birinin kendi aralarında tutarlı olmalarını ve seriden seriye içeriklerinin değişmemesini gerektirmektedir.

AVRUPA'DA REÇETELİ SATILIYOR

Bitkisel ilaçların hazırlanması ile bu ürünlerin içerikleri ülkeden ülkeye farklılıklar göstermektedir. Birçok Avrupa ülkesi bitkisel ürünleri reçeteli ilaçlar olarak ele almakta ve böyle kabul etmektedir. Klasik bitkisel formülleri içeren Japon kampo ürünlerinin kullanımı Batı tıbbı alanında eğitim almış hekimlerle sınıflandırılmıştır. Kampo ürünleri Japonya'daki ulusal sağlık sigortası sistemi kapsamındadır. 1994'ten beri Birleşmiş Milletler'de bitkiler 'Diyet Gıdalar Sağlık ve Eğitim' yetkisinde altında düzenlenmektedir. Birbirine benzemeyen reçeteli ilaçlar veya stoklardaki diğer satılık tedavi ürünlerini güvenli ve etkili olması acısından FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) yeniden gözden geçiremeyebilir. Üreticiler, ürünlerinin herhangi bir hastalığın teşhis veya tedavisini kastetmediğini belirtmek zorundadırlar. Ürünün gıda eksikliği problemleri ile ilgili yararlarını belirtebilirler.

YAN ETKİLER ORTAYA ÇIKTIKÇA YASAKLANIYOR
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), bitkisel ürünlerin değerlendirmesini yapmıyor olsa da, insanların kullanımında kanıtlanmış güvenilir olmayan bir yanı varsa kullanımı yasaklamak için yasal bir gücü bulunmaktadır. Son zamanlarda bunun bir örneği; uyarıcı ve kilo kaybettirici olarak kullanılan Efedrin'in, Nisan 2004'te fazla ve yanlış kullanımından kaynaklanan yan etkilere sahip olduğu için yasaklanmasıdır. Bitkilerin artan miktarda yan etkileri su yüzüne çıkmaya başladıkça bunların satış ve kullanım düzenlemelerinin sıkılaştırılması için güçlü bir bekleyiş süreci oluşturulmuştur.