X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yaz tatili kabus olmasın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yaz tatili kabus olmasın

  • Giriş Tarihi: 17.6.2014 17:56 Güncelleme Tarihi: 17.6.2014 17:59

Okulların kapanmasıyla birlikte çocuklu aileler tatil beldelerine gitmeye başladı. Acıbadem Mobil Sağlık’ın Evde Sağlık Hekimi Dr. Nimfe Acemi boğulma, güneş çarpması ve böcek ısırması gibi durumlara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Okullar kapandı, karneler alındı. Çocuklar için yılın en keyifli vakti geldi ve çocuklu aileler tatil beldelerine ve yazlıklara göç etmeye başladı.

Acıbadem Mobil Sağlık'ın Evde Sağlık Hekimi Dr. Nimfe Acemi yaz aylarında sayıları artan güneş yanığı, güneş çarpması, boğulma ve böcek ısırması gibi durumlar için önlem alınması gerektiğini vurguladı.

Özellikle yaz aylarında çocuk boğulma kazası oranlarının arttığını hatırlatan Dr. Nimfe Acemi, çocukların sahil güvenlikli alanlarda ebeveynlerin gözetimi altında denize girmelerinin gerektiğini söylerken artan sıcaklarda güneş çarpması ve güneş yanıklarına karşı özenli olunmasının altını çiziyor. Güneşin yakıcı olduğu 11.00 ile 15.00 saatleri arasında çocukların güneş altında olmaması gerektiğinin ve günün her saati güneşe çıkmadan en az 5 dakika önce 30'un üzerinde koruma faktör olan güneş kremi sürülmesinin önemini vurguluyor. Dr. Nimfe Acemi koruma faktörlerinin üzerindeki rakamların aynı zamanda güneşin zararlı etkilerinden korunma süresini dakika olarak belirttiğini de ekliyor.

Dr. Nimfe Acemi, ateş yükselmesi, halsizlik, baygınlık ve kusma gibi belirtileri olan güneş çarpmasına karşı güneşten korunma yollarını anlatıyor: "Sıcak havalarda özellikle su tüketiminin artması gerekmektedir. Ayrıca güneş çarpması etkisini azaltmak için kafanın ıslatılmasından vazgeçilmelidir. Su güneş ışınlarını kırdığı için, güneşin zararlı etkilerini arttırmaktadır. Mümkün olduğunca açık renk ve pamuklu kumaşlar giymek gerekmektedir. Sentetik her türlü giysiden uzak durulmalıdır. Ayrıca aşırı yağlı ve ağır yemekleri de tüketmemeye özen gösterilmelidir."

Dr. Nimfe Acemi sıcaklardan dolayı sıklıkla karşılaşılabilecek ishal ve sıvı kaybına dayalı hastalıklara da dikkat etmek gerektiğini söylüyor: "Sıcaklar havalarda besin zehirlenmesi görülme olasılığı daha yüksektir. Bu durum yiyeceklerin uygun şartlarda saklanmaması sonucu gerçekleşmektedir. Güvenilen ve sürekli gidilen yerlerin tercih edilmesinde faydalıdır. Et, tavuk ve türevi yiyeceklerin kokusuna ve rengine dikkat ederek tüketilmesi gerekmektedir. Süt ve süt ürünleri de sıklıkla ishal ile sonuçlanan besin zehirlenmelerine neden olmaktadır. Ayrıca içmek için kapalı satışı yapılan suların seçilmesi doğru olacaktır.

Sebze-meyve türevi yiyeceklerin bol suyla yıkanmasına özen gösterilmelidir. Sebze ve meyveleri yıkadıktan sonra kısa süre de olsa sirkeli suda bekletmek, suyun önleyemediği bazı mikroplardan arınmasını sağlamaktadır. Eğer bunlara dikkat etmemize rağmen besin zehirlenmesi gerçekleşmiş ise, kusma ve ishali ilk 24 saat önlemek mikrobun ve sizi zehirleyen besinlerin vücuttan atılmasını engelleyerek daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu süreçte bol su tüketimi ile kaybedilen sıvının yerine konması gerekmektedir. Besin tüketildikten 24 saat sonra ishal/kusma devam ediyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Aşırı halsizlik ve göz kararması gibi şikayetleriniz var ise bu rahatsızlıkları hissettiğiniz anda sağlık kuruluşuna başvurmak gerekmektedir. Bu durumu önlemek için tüketilen ürünlere dikkat edilmeli ve güvenilmeyen yerlerde bir şey yenmemelidir."

Yaz aylarında özen gösterilmesi gereken bir başka konu ise çocukların havuzlarda oluşabilecek mikrop ve bakterilerden etkilenmesi… Hijyen kurallarına uyulmayan havuzlar enfeksiyonların oluşumuna neden olurken, fazla klorlanmış havuzlar ise çocuklarda alerjik hastalıklara neden olabiliyor. Acıbadem Mobil Sağlık'tan Dr. Nimfe Acemi ekliyor: "Toplu ve denetimsiz kullanılan havuzların hijyen açısından tercih edilmemesi gerekmektedir. Hijyen kurallarına uygun olarak bakımı yapılan havuzlara girilmeli ve havuza girmeden önce ve sonra mutlaka duş alınmalıdır. Bu hem havuzun temizliğini korumak, hem de havuzdan sonra var olan klor-bakteri gibi zararlı maddeleri uzaklaştırmak için önemlidir. Havuzdan kaynaklanan enfeksiyonların yanı sıra, ıslak kıyafetlerle uzun süre oturmak da aynı oranda enfeksiyona ve özellikle kız çocuklarda idrar yolu mantar enfeksiyonlarına neden olmaktadır. Havuzlarda hijyen sağlamak için kullanılan bazı kimyasallar alerjik etki yaratabilmektedir. Allerjik bünyesi olan kişilerin klor kokusu aldıkları havuzlara daha temkinli girmesi önerilmektedir."

Arı ve böcek sokmaları da tatilde yaşanan sıkıntılar arasında yer alıyor. Arı sokması durumunda ebeveynlerin panikle iğneyi çıkarmaya çalışmaması ve bir doktora başvurması önem taşıyor. Dr. Nimfe Acemi alerjik tepkimelere de yol açabilen arı ve böcek sokmalarında yapılması gerekenleri özetliyor: "Böcek sokması gibi durumlarda, bölgenin kaşınması ya da değişik kulaktan dolma uygulamaların yapılması sıradan bir sağlık sorununu ciddi boyuta taşımaktadır. Böcek sokması olan bölgeye soğuk uygulama yaparak kan dolaşımının yavaşlatılması sağlanabilir. Böylece vücuda giren zehirli maddenin genel dolaşıma geçmesi engellenmektedir. Bu süre zarfında muhakkak en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gerekmektedir. Alerjik yapısı olan kişilerin böceklerden korunma yollarını hekimine danışarak öğrenmesi ve önlemini alması hayat kurtarıcıdır. Arı sokmalarındaki en tehlikeli durum, solunum yollarında şişme meydana gelerek nefes alınmasını zorlaştırmasıdır. Bu durumda acil olarak ambulans çağırılması ya da en yakın hastaneye gidilmesi gerekmektedir."