X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dört beslenme efsanesi fos çıktı!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dört beslenme efsanesi fos çıktı!

  • Giriş Tarihi: 30.7.2014

Harvard Tıp Fakültesi Beslenme Bilimleri'nin hazırladığı bir araştırma, dört farklı beslenme prensibiyle ilgili savunulan bilgilerin doğru olmadığını ortaya çıkardı. İşte detoks, düşük karbondihrat diyeti, gluten ve meyveler hakkında doğru bildiğimiz yanlışlar

Bir sabah uyandığınızda kahvenin sağlığınıza çok yararlı olduğunu okurken, üzerinden çok geçmeden kahvenin sağlığınız üzerinde birçok olumsuz etkisi olduğunu duyuyorsunuz. Bu bilgiler o kadar hızlı yayılıyor ki, tüketiciler de ne yapacaklarını şaşırıyor. Ürün veya yemeklerin paketlenmeleri sırasında üzerlerine yazılan 'organik', 'doğal' veya 'light' gibi özel seçilmiş kelimeler, tüketiciye çok sağlıklı ve besleyici bir ürün aldığı hissini veriyor. Harvard Tıp Fakültesi Beslenme Bilimleri ile Psikoloji Anabilim Dalı'nın yaptığı araştırma ise; bu savunulan bilgi ve yönergelerin doğruyu maalesef yansıtmadığını bildiriyor. Ben de sizlere dört büyük efsaneyi ve bu efsaneler hakkındaki gerçeklerin ne olduğunu bir makaleden derleyerek özetlemek isterim:

1 'DETOKS VÜCUDUMUZU TOKSİNLERDEN ARINDIRIYOR'
İddialara göre detoks; vücudu toksinlerden arındırma ve kilo verme amacıyla yapılan, sağlıklı olduğu savunulan ve kısa bir süre içinde büyük değişimler vâdeden bir yöntem. Ünlüler ile pazarlanan detoks diyetlerinin içeriğini analiz eden Harvard Tıp Fakültesi; detoksun, vücudu enerjisiz bırakarak metabolizmayı yavaşlattığını belirtiyor. Bütün günün meyve ve sebzelerden yapılan sıvı diyetle geçirilmesinin kilo vermeyi sağladığı ancak verilen kilonun çoğunun su olduğu, bağ dokularının kaybolarak vücutta sarkmalara yol açacağı ve selülitleri artıracağı vurgulanıyor. "Vücudumuzun toksinlerden arınması için bu şekilde detoks programlarına ihtiyaç yoktur" diyen Harvard bilimadamları, organlarımızın ve bağışıklık sistemimizin toksinleri atmakta zaten başarılı olduğunu, sağlıklı beslenmeden uzaklaşmamak gerektiğini belirtiyorlar. Sadece sıvı diyeti veya çiğ meyve-sebze diyeti ile detoks yapmaktansa; besleyici besinlerin belli porsiyonlar ölçüsünde tüketilmesinin en doğru seçim olduğunun altını çiziyorlar.

2 'DÜŞÜK KARBONHİDRAT DİYETİ İLE DAHA ÇOK KİLO VERİLİR'
'
Karbonhidratlar en büyük düşmanımızdır' cümlesine internetteki yazılarda sıkça rastlamak mümkün. Düşük karbonhidrat diyetlerinden bahsedenler; bütün karbonhidratların bizi şişmanlattığını ve onları diyetimizden çıkardığımızda kilo vereceğimizi savunuyor. Karbonhidratın olmadığı bir ortamda, vücudun enerji olarak yağ kullandığını ve zayıfladığımızı öne sürüyorlar. Karbonhidratları diyetinizden kaldırdığınızda; birkaç kilo vereceğiniz doğru olsa da karbonhidrat yemeğe başladığınızda, verdiğiniz bütün kiloları veya daha fazlasını geri alma ihtimalinizin çok yüksek. Harvard Tıp Fakültesi araştırmacıları, vücudun bir numaralı enerji kaynağı olan karbonhidratın; böbrek, kalp ve hücre sistemleri için doğru miktarda alınmasını tavsiye ediyorlar. Hatta karbonhidratları doğru miktarda almanın kalıcı kilo vermede etkili olduğunu da söylüyorlar. Gün içinde ana öğünlerde üç dilim tam tahıllı ekmek ve ara öğünde ise en az iki porsiyon meyve yemenin şart olduğunu belirtiyorlar.

3 'ZAYIFLAMAK İSTEYENLER GLUTEN YEMESİN'

Gluten; buğday, çavdar ve arpa içinde bulunan bir proteindir. Glutenin kendisi çok besleyici özelliklere sahip olmasa da, içinde bulunduğu tahıllı yiyecekler, vitamin ve mineral açısından oldukça zengindir. Gluten içeren yiyecekleri sadece Çölyak hastaları tüketmemelidir. Sağlığa zararlı olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. Harvardlı bilimadamları, gluten ile kilo alma arasında bir bağlantının olmadığını, zayıflamak için glutensiz ürünleri yemenin üstünlüğünün olmadığını söylüyorlar.

4
'MEYVELERİN İÇİNDE ÇOK FAZLA ŞEKER VAR'
Meyvelerin içinde çok miktarda doğal şeker vardır ve bu nedenle birçok insan kilolarından kurtulmak için neredeyse meyve yemez. Fakat bilimsel değerlendirmeler, meyveden aldığımız şekerlerin; hamurlu tatlılar, patates püresi ve çok pişmiş makarnalardan aldığımız şekere göre bağırsaklarımız tarafından çok daha yavaş emildiğini, kan şekerini hızlı yükseltmediğini ve de yağlanmaya neden olmadığını gösteriyor. Meyvelerin vitamin ve minerallerle dolu olması bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Sağlıklı bir sindirim ve bağışıklık sistemi için, günde en az iki-üç porsiyon meyve tüketmeyi ihmal etmemeliyiz.

GÜNÜN SAĞLIĞI İYİLEŞTİRİCİ FORMÜLÜ
Kahve servis eden pek çok mekanda sunulan şeker, krema, şurup ve aroma vericiler; kalorisiz olan kahvenin çok yüksek enerjili olmasına neden oluyor. Ben de sizinle evinizde yapabileceğiniz, kilo almanızı engelleyecek buzlu kahve formülümü paylaşmak istiyorum...

MALZEMELER YAPILIŞI
1 çay bardağı filtre edilmiş kahve
1 çay bardağı light vanilyalı soya sütü
1 çay kaşığı vanilya
Buz küpleri

YAPILIŞI
Rondo veya blender'a kahve, soya sütü, vanilya ve buzu ekleyin. Buzlar kristalleşinceye kadar çekin ve soğuk olarak servis edin.

GÜNÜN BİLİMSEL NOTU
Araştırmalar; kafein ve sağlıklı beslenmenin, hafıza ve düşünme becerileri üzerinde olumlu etkileri olduğunu gösteriyor. Her sabah bizi uyandıran kahve; sağlıklı beslenme ile birlikte beyin fonksiyonlarımızı güçlendiriyor. Kafein, beyni kandırmakta çok başarılı oluyor; bizi uyandırıp dinçliğimizi kazanmamızda büyük rol oynuyor. Bunun yanı sıra, beynimizde bulunan adenozin adlı alıcıyı da bloke ediyor. Adenozin bloke olduğunda, beyindeki kimyasallar daha kolay hareket edebiliyor, beyne enerji sağlayarak bizi hem uyandırıyor, hem de düşünme gücümüzü kuvvetlendiriyor. Yapılan birçok araştırma; dengeli bir diyetin, hafıza ve düşünme becerilerimizde de etkili olduğunu söylüyor. Meyve, sebze, balık, zeytinyağı ve tam tahıllı ürünleri düzenli tüketen kişilerin hafıza kayıpları yaşamadığı ve Alzheimer'dan korunduğu belirtiliyor.