X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kritik süreci atlatınca hemen hareket ettirilmeli
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kritik süreci atlatınca hemen hareket ettirilmeli

  • Giriş Tarihi: 12.8.2014

İnme rehabilitasyonu hastanın mümkün olan en kısa sürede sağlığına kavuşması ve kimseye bağlı yaşamaması açısından önemlidir. Hasta ilk 24 saat içerisinde hareket ettirilmelidir

Hastanın yaşı, inmenin türü, erken tedavi ve hastanın iyileşme isteği rehabilitasyonun başarılı olmasındaki önemli kriterler arasında yer alıyor. "İnme önlenebilir bir nörolojik hastalıktır" diyen Memorial Şişli Hastanesi İnme Rehabilitasyon ve Araştırma Merkezi Başkanı Doç. Dr. Yakup Krespi, rehabilitasyon süreci hakkında bilgiler verdi:

ÖNCE SAKATLIĞI ÖNLEYİN!
Beyin damar tıkanıklığına bağlı inme sonucu sakatlığı önlenmenin ilk adımı, tıkalı beyin damarının açılmasıdır. İkinci en önemli adım ise, tıbbi bakım ve destekle birlikte nörolojik rehabilitasyon tedavilerinin mümkün olan en kısa sürede başlamasıdır. Rehabilitasyon programlarında; yutma, denge, görme, konuşma güçlüğü, bunama ile depresyona kadar uzanan ve birçoğu bir arada görülen sorunlarla mücadele edilmektedir.
İnme tedavisinde, ilk 24 saatten sonra hasta, tüm yetileri kullanılarak yatağın dışına çıkarılmalı ve hareket ettirilmelidir. Hasta, yatak kenarına ya da yatak dışında koltuğa oturtulmalıdır. Yapılan araştırmalar, bu tedaviye daha erken başlayan hastaların bağımsızlıklarını daha kısa sürede kazandığını göstermiştir.

İLK AŞAMA FİZYOTERAPİ
Ağır inme geçiren hastalarda, düzelmenin kendiliğinden olmasını ya da bazı yetilerini kendi başına kazanmalarını beklemek doğru değildir. Hastanın erkenden fizyoterapi ile desteklenmeye başlaması, inme sonrası geriye kalan minimum yetilerinin de kullanılması gerekmektedir.

ÜÇ AY SONRA AYAĞA KALKAR
Doğru zamanda tıkalı damar açıldıktan sonra, uygun tıbbi bakım, destek ve rehabilitasyon alan her üç hastanın ikisi, üçüncü ayında bağımsızlığına geri kavuşmaktadır. Erken rehabilitasyonda, farklı uzmanlık alanlarından sağlık çalışanlarının oluşturduğu bir ekip hizmet vermelidir. Bu ekipte, beynin damar hastalıklarında uzmanlaşmış bir nöroloji uzmanı, nörolojik rehabilitasyon uzmanı, fizyoterapist, iş ve uğraş terapisti, konuşma ve yutma terapisti, psikolog, nöropsikolog, inme tedavisinde uzmanlaşmış hemşireler ve evde bakım ekipleri yer almalıdır.

YUTMA GÜÇLÜĞÜ OLUŞUR
Yutma bozuklukları, inme sonrasında hastaların yüzde 60'ında görülmektedir. Yenilen ve içilenlerin akciğere kaçması nedeniyle akciğer enfeksiyonu ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle yutma rehabilitasyon tedavileri inme rehabilitasyonunun ayrılmaz bir parçasıdır. Videofluoroskopi ve diğer başka bazı yöntemler ile hastaların yedikleri ve içtiklerinin akciğere kaçıp kaçmadığına bakılmalı ve hasta için en uygun kıvamda ağız yoluyla beslenmeye geçilmelidir.

ELİN DÜZELMESİ ZAMAN ALIR
Kol ve eli eskisi gibi kullanmak, yeniden yürümek kadar kolay olmaz. Kol ve elin belirli bir hareket düzeyine geldikten sonra işlevlerin yeniden kazanılmasına, iş uğraş terapisi ile destek olabilmek mümkündür. İş uğraş terapisi konusunda yapılan henüz tamamlanmamış yeni araştırma, yoğun bir tedavi programının yararlarını ortaya koyacaktır.

SİGARA İÇMEYEREK KALBİNİZİ İNMEYE KARŞI KORUYUN
İnme, önemli ama önlenebilir bir nörolojik hastalıktır. İnmeye yol açan risk faktörleri başta kalp olmak üzere diğer tüm damar hastalıklarına yol açan risk faktörleri ile benzerdir. Hipertansiyon, diyabet, şişmanlık ve hareketsiz yaşam, yüksek kolesterol ve sigara ile mücadele; kalp krizlerinde olduğu gibi beyin damar tıkanıklıklarına bağlı inmelerin önlenmesinde de en önemli stratejidir. Beyin kanamalarının önlenmesinde hipertansiyonun tedavisi nerede ise tek stratejidir. Yüksek tansiyon ve sigara ile mücadele, anevrizma dediğimiz beyin damarlarında gelişen baloncuk ve buna bağlı ortaya çıkan beyin kanamalarında etkin bir koruyucu tedavi stratejisidir. Risk faktörleri ile mücadele dışında bazı hastalık durumlarının erkenden tespiti ve buna yönelik koruyucu tedavilerin başlatılması da önemlidir. Damar tıkanıklığına bağlı inmelerin yüzde 30-35'inden kalp ritim bozuklukları sorumludur. Bu tespit edildikten sonra kan sulandırıcı tedavi ile inme gelişimi yüzde 70-80 oranında engellenebilir.