X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Obezitenin ruh sağlığına etkileri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Obezitenin ruh sağlığına etkileri

  • Giriş Tarihi: 2.9.2014 15:21

Şişli Florence Nightingale Hastanesi Nöroloji bölümünden Uzm. Psk. Emrah Polat, obezitenin nedenlerini ve ruh sağlığına etkilerini sıraladı.

1- Hayatı basit yaşamamak: Sosyokültürel ve teknolojinin hızlı değişimleriyle karşın hep karmaşık bir hayat yaşamak…

2-Zaman: Kültürel çatışmaların artmasıyla hayat akışının ağırlaşması.

3-Moda-güzellik ve beden imgesi: Moda ve eğilimlerin farklılaşması ile yeme bozukluğu oranı ve obezite artış göstermektedir. Özellikle beden imgesine yönelik sosyokültürel tutumlardaki değişim ülkemizde de yeme bozukluğu sıklığını artırmaktadır.

4-Depresyon: Obezlerde hafif ve orta derecede depresyon sık görülür. Duygudurum bozuklukları, kaygı bozuklukları, somatoform bozukluklar ve yeme bozuklukları da sağlıklı bireylerden daha yüksek oranda görülür.

5-Çevre koşulları: Obezite gelişimini etkileyen önemli faktörlerdendir. Çünkü obezite, çoğu kez öğrenilmiş bir yeme davranışının sonucu olup birey ve ailenin yeme alışkanlıkları, öğün düzeni, en fazla tüketilen besinler ve egzersiz gibi yaşam tarzı ile ilgili faktörlerden ve kültürel faktörlerden etkilenir.

6-Ailede başka obez bireylerin olması: Ailede başka obezlerin olması, genetik etkilerin yanı sıra bireyin kabul gördüğü bir çevre de yaratarak obeziteyi tetikleyebilir.

7-Benlik imajı bozulması: Obezite artarken ve benlik azalmaktadır. Obezite ile psikopatoloji arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalarda normal vücut ağırlığına sahip olanlara göre obez hastalarda daha düşük benlik değeri, özellikle depresyon, kaygı bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları, uyku bozuklukları ve kişilik bozuklukları olduğu saptanmıştır.

8-Beden imajının kötü algılanması: Obez bireyler, beden imajlarını kötü algılayıp, vücutlarını beğenmeyebilir veya acayip bulabilir. Genelde başkalarının da kendilerini bu yüzden çirkin bulduğunu, gülünç karşıladığını, hor gördüğünü, düşmanlık beslediğini düşünebilir.

9-Sosyal ortamdan kaçış: İnsanların kendilerine bakışları ve yorum yapmaları sonucunda obez bireylerde sosyal kaçınma ortaya çıkabilir. Yaşanan bu sorunlar obez bireylerin yaşam süresini ve kalitesini etkiler.

PEKİ NE YAPILABİLİR?

1-Cerrahi yöntemler ve diyet: Obezitenin tedavisinde birçok yöntem (cerrahi, diyet vb.) uygulanmaktadır.

2-Psikolojik destek: Son yıllarda ise bu tedavilere ek olarak "psikolojik destek yönelimli obezite tedavisi" ve "psikoterapi tedavisi" gibi yeni tedavi modelleri öne çıkmaya başlamıştır.

3-Yeni yemen alışkanlıklarının kazanımı: Farmakolojik ya da davranış tedaviler olsun hemen tüm tedavi yöntemlerinde kilo kaybından sonra hastanın şiddetli stres altında tekrar eski yeme alışkanlığına döndüğü görülmüştür.

4-Süregelen diyetler: Her başarısız diyet yapma davranışının yeme bozukluğunun gelişimine yol açtığını ve kilo alımına neden olduğunu ele alırsak obezitenin tedavisinde diyet programına ek olarak bireysel terapi ve grup terapisi destekli tedavi modelleri ile kişinin "iyi hissederek zayıflaması" ve böylece kalıcı kilo vermesi sağlanabilmektedir.

5-Psikolojik tedavi: Obeziteyi tetikleyen ve kişinin yemek yeme davranışında bulunmasına neden olan psikolojik sıkıntıların tedavi edilmesiyle kişinin kilolarından kalıcı olarak kurtulabilir.

6-Stres yönetimi: Obez bireylere, obezitenin fiziksel ve psikososyal sorunlara yol açan, ciddi ve kronik bir sağlık sorunu olduğu yönünde bilgi verilmesi; stresle etkili baş etme konusunda bilgilendirilme yapılması faydalı olmaktadır.

7-Motivasyon: Obezitenin tedavisinde biyolojik, psikolojik ve sosyokültürel etkenler de dikkate alınmalıdır. Obezler zayıflarken bazı problemlerle karşılaşabilir. Örneğin; zayıflama programı başında çabuk kilo veremezler ve bu durum motivasyonlarını düşürebilir. Ya da kilo verseler bile bir süre sonra aynı kiloya tekrar erişirler ve bu da hastanın motivasyonunu azaltır.

8-Bireysel psikoterapi: Bireyin ihtiyacı olması halinde tedavi süreci bireysel psikoterapiler ile desteklenmelidir.