X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kepçe kulak eğitim hayatını kötü etkiliyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kepçe kulak eğitim hayatını kötü etkiliyor

  • Giriş Tarihi: 10.9.2014 11:37

Kepçe kulak nedeniyle özellikle ilkokul döneminde arkadaşları tarafından alay edilen çocuklarda "kendine güven kaybı", "derslerde başarısızlık" ve "okula gitmek istememe" gibi psikolojik travmaya bağlı semptomlar görülebildiği belirtildi.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Güven, kepçe kulağın çocukların üzerine "psikolojik yük" getirebildiğini, özellikle ilkokul döneminde arkadaşları tarafından alay edilen çocuklarda "kendine güven kaybı", "toplum içine çıkamama", "topluluk önünde konuşma zaafiyeti", "derslerde başarısızlık" ve "okula gitmek istememe" gibi psikolojik travmaya bağlı semptomlar görülebildiğini belirtti.

Güven, yaptığı yazılı açıklamada, kepçe kulak durumunun ameliyatla düzeltilebilen ve işin ehli tarafından yapıldığında kesin ve kalıcı tedavisi olabilen kulağın şekil bozukluklarından en sık görüleni olduğuna değinirken, ailelerin durumu takip edip mümkün olduğunca okul öncesi dönemde tedavi yoluna gitmelerinin çocuklar için yararlı olacağını aktardı.

Kepçe kulağın, kulak kıvrımları yeterince oluşmadığından kulakların başın her iki yanında dışarı doğru çıkık bir şekilde konumlanmasıyla oluştuğunu anlatan Güven, genetik geçişi direk olarak gösterilmemekle birlikte ailede bulunmasının çocuklarda da yatkınlık oluşturabildiğine işaret etti.

Güven, kulağın yapısını oluşturan kıvrımların temel olarak doğumdan sonra 5-6 yaşlarına kadar oluştuğunu ve rahatsızlığın genel olarak fonksiyonel veya işitsel bir bozukluğa yol açmadığını belirterek, şu bilgileri paylaştı:

"Tavsiye edilen ideal tedavi yaşı, kulak gelişiminin tamamlandığı dönem olan, ilkokula başlamadan önce 5,5-6 yaş civarıdır. Bunun nedeni ise okulda çocukların arkadaşları tarafından sosyal travmaya uğramasını engellemek ve çocuğun kendine olan güveninin kaybolmasının önüne geçilmesidir. Ayrıca erken yaşta yapılacak bir operasyon çocuklar tarafından daha rahat tolere edilebiliyor."

Plastik cerrahide kepçe kulağın kesin tedavisinin cerrahi olduğuna dikkati çeken Güven, şöyle devam etti:

"Ancak yeni doğan bebeklerde ilk bir yaşında saç bandı kullanılması da tavsiye edilir. Bant kullanılmadan da kendiliğinden düzelebilen birçok bebek bulunduğundan saç bandının kesin etkisinin olup olmadığı tam olarak saptanamamıştır. Farklı cerrahların ip ile kepçe kulak düzeltilmesi de mümkün olabilen ancak zaman içinde açılmalara yol açabilen bir yöntem de mevcuttur. Bu yöntemde kulağın arkasından iplerle kulak geriye doğru çekilmektedir. Lokal anesteziyle gerçekleştirilen bu işlemde kulak kıkırdakları yeniden şekillendirilmediği için sadece ip ile çekilen kulakta zaman içinde iplerin gevşemesi veya açılması ile rahatsızlık tekrar edebilmektedir. Bu nedenle kalıcı işlemin gerçekleştirilmesi daha çok tavsiye edilmektedir."

Güven, kulak kıkırdak gelişimi 5-6 yaşlarında tamamlandığından sonraki dönemlerde problemin kendiliğinden düzelmesinin söz konusu olmadığını vurgulayarak, "Kepçe kulak deformitesi çocukların üzerine oldukça büyük bir psikolojik yük getirebilmektedir. Özellikle ilkokul döneminde arkadaşları tarafından alay edilen çocuklarda kendine güven kaybı, toplum içine çıkamama, topluluk önünde konuşma zaafiyeti, derslerde başarısızlık, okula gitmek istememe gibi psikolojik travmaya bağlı semptomlar görülebilmektedir" ifadelerini kullandı.

1-1,5 SAATLİK BİR OPERASYON

Doç. Dr. Erdem Güven, cerrahi tedavinin genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirildiğini, daha küçük çocuklarda ise sedasyon anestezisi ile sakinleştirilip uygulanabildiğini belirterek, genellikle 1-1,5 saatlik bir operasyon olduğunu ve hastanede kalmayı gerektirmeyen günübirlik bir işlem şeklinde uygulandığını kaydetti.

Ameliyat sonrası kafa sargısının 1 veya 2 günde çıkartılarak saç bandına geçildiğini aktaran Güven, 5 yaşından itibaren her yaşta kepçe kulak ameliyatı yapılabildiğine, çocukların ameliyat sonrasında hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam edebildiğine vurgu yaptı.