X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Alzheimer'dan korunmak mümkün
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Alzheimer'dan korunmak mümkün

  • Giriş Tarihi: 19.9.2014 15:28 Güncelleme Tarihi: 19.9.2014 15:29

Türkiye Alzheimer Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Haşmet Hanağası, düzenli beslenme, daha sosyal bir hayat ve zihinsel egzersizlerin Alzheimer'a karşı etkili yöntemler olduğunun bilimsel olarak ispatlandığını belirtti.

Türkiye Alzheimer Derneği'nden yapılan açıklamaya göre, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla dernek merkezinde düzenlenen toplantıda, Türkiye'nin de dahil olduğu 84 ülkeden üyesi olan Dünya Alzheimer Örgütü'nün (ADI) 2014 Raporu açıklandı.

Buna göre, Türkiye'de ve dünyada yaşlı nüfus büyük bir hızla artarken, dünyada 44 milyon bunama hastası bulunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2023 yılında Türkiye'nin 65 yaş üstü yaşlı nüfus oranının yüzde 10'un üzerine çıkacağı ve bunama hastalıklarının sıklığının büyük bir hızla artmaya devam edeceği tahmin ediliyor.

Bu artış trendi sürerse 2050 yılında hasta sayısının tüm dünyada 135 milyona çıkması bekleniyor. 2012 yılında oluşturulan ve G8 zirvesinde de taslak olarak kabul edilen ABD Ulusal Alzheimer Planı'na göre, 2025 yılında hastalığın önlenmesi ve etkili bir şekilde tedavisi hedefleniyor. Özellikle hastalık açısından risk yaratan durumların azaltılması ve koruyucu olduğu bilinen faktörlerin desteklenmesinin bu salgını azaltabilmesi bekleniyor.

Hastalıkla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Haşmet Hanağası, tüm dünyada Alzheimer ve bunama hastalarının sayısı artsa da ABD, Almanya, Hollanda, İsveç ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerden umut verici yeni veriler geldiğini belirtti.

"KORUNMA GENÇ YAŞTA BAŞLIYOR"

Bunlara bakıldığında yaşlılarda bunama hastalığının görülme sıklığında geçmişe oranla azalma olduğunu dile getiren Hanağası, "Tıp dünyasında oldukça ünlü olan Framingham çalışmasında 30 yıl önceki yaşlılara göre şimdiki yaşlılar arasında yeni bunama hastası görülme sıklığında yüzde 44'e varan azalma mevcuttur. Araştırmacılar, bu düşüşü eğitim düzeyinin ve daha fazla zihinsel işlev gerektiren iş kollarının artması, hipertansiyon ve hiperkolesterolemi gibi damarsal risk faktörlerinin daha yaygın olarak kontrol altına alınması, sigara tüketiminin azalmasına bağlamaktadır. Günümüzde artan şeker hastalığı ile daha etkin mücadeleyle bu oranın daha da azalması mümkün olabilir" ifadelerini kullandı.

Hastalık için orta yaşlarda risk faktörlerinin azaltılarak fiziksel ve zihinsel aktivitelerin arttırılmasının yararlı olduğunu belirten Hanağası, bu yıl Dünya Alzheimer Kongresi'nde sunulan yeni bulgulardan birinin orta yaşlarda daha fazla kart oyunları, dama oynayanlar ve bulmaca çözenlerin beyinlerinin daha hacimli olduğu ve zihinsel yetilerinin bu aktiviteleri yapmayanlara göre daha iyi bulunduğunu kaydetti.

Haşmet Hanağası, 2 yıl boyunca İskandinav ülkelerinde 60-77 yaş arası bin 260 yaşlı kişiyle yapılan bir çalışmayı anlatarak, "Bu çalışma yaşlı kişilerde beslenme önlemleri, zihinsel egzersiz, sosyal aktiviteler ve kalp sağlığı önlemleri ile yaşlılardaki zihinsel gerilemenin azaltılabileceği ve bunamanın kısmen önlenebileceğini göstermiştir. Böylelikle düzenli beslenme, daha sosyal bir hayat ve zihinsel egzersizlerin hastalığa karşı etkili yöntemler olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır. Yaşlılar bu konuda yönlendirilmeli ve sağlık politikaları bu bilgiler ışığında oluşturulmalıdır" değerlendirmesini yaptı.

HASTALIKTA YENİ BİR PROTEİN BULUNDU

Prof. Dr. Haşmet Hanağası, 90 yaş ve üstü bireylerde tansiyon yüksekliğinin koruyucu bir faktör olduğunun saptandığını ifade ederek, bunun her yaşta risk faktörlerinin değiştiğini ve dinamik olduğunu gösterdiğini aktardı.

Alzheimer tanısının nasıl konulduğuna dair bilgi veren Doç. Dr. Başar Bilgiç de gerek pozitron emisyon tomografisi gerekse de beyin omurilik sıvı analiziyle hastalığa ait şikayetler başlamadan tanı konulabildiğini ifade etti.

Bilgiç, "Alzheimer hastalığında beyinde biriken iki önemli protein amiloid ve tau proteinleridir. Bu yıl ortaya konan önemli bilgilerden birisi de hastalarda bu iki protein dışında bir üçüncü protein olan TDP-43 isimli proteinin beyinde biriktiği ve zihinsel fonksiyonlar ve beyin hacmi ile ilişkili olduğudur. Tedavi girişimlerinde bu proteinin de beyinden temizlenmesi yeni ve etkili bir strateji olabilir" bilgisini verdi.